satantango   

adana çık aradan

  1. (bkz: ukte)*

    bela tarr'ın yedi buçuk saatlik olağanüstü filmi. haliyle, hakkında yedi buçuk sayfa yazılsa da azdır. tarr, sinemayı hayat gibi ve hayatı da siyah beyaz gördüğü için filmi gerçek zamanlı ve siyah beyaz çekmiş (diğer filmleri de siyah beyazdır).

    taşranın o olağan durağanlığı içinde geçen saatler boyunca uykuya yenilmemek oldukça güç. açılış sekansında sekiz-dokuz dakika boyunca ahırın önünde dolaşan inekleri izledikten sonra bol kahve, aburcubur ve mümkün olduğunca rahatsız bir koltuk/sandalye farz oluyor.

    filmlerinde çoğunlukla harabe evler, pejmürde ve sürekli içen insanlar, çamurlu ve pis köyler/kasabalar ve -tabii ki- yağmur olan bela tarr, satantango'da da benzer öğeler kullanmış. kırk küsur yıllık reel sosyalizmin pek de bir şey kazandırmadığı macar köylülerinin, kolektif çiftliğin yıllık hasılatı üzerine kurdukları dalavereleri ve taşranın sıkışmış insanlarını anlatmış demek filmi biraz basitleştirmek olur. ama konu kabaca böyle.

    plan sekans derslerinden oluşan filmin, tarr karamsarlığını izleyenin suratına vurduğu, dayattığı rahatlıkla söylenebilir. tarr, karşılaştırıldığı tarkovski'yi fazla umutlu bulduğunu ve onun inançlı bir hristiyan olduğunu, hristiyanlığın değerlerine inandığını belirtir. kendisinin ise aksine, ne umutlu ne de inançlı olduğunu söyler. satantango'daki sahtekar irimiaş (jeremiah/mesih'e gönderme) karakterinin yarattığı etkiyi bununla okuyunca ne demek istediği daha iyi anlaşılıyor.

    yedi buçuk saatin neredeyse tamamı gerçek zamanlı. çok da anlamlı. baskın sinema anlayışına "gider" mahiyetinde ve tabii ki taşra denen sonsuz taşlı tespihi anlatmanın etkili bir yolu. kurgusunun ise elephant'a ilham verdiğini görüyoruz. yani, bir karakterin yer aldığı sekansın bitimi, diğer bir karakterin sekansının başlangıcı oluyor. böylece bazı olaylar iki ayrı açıdan iki kere veriliyor.

    filmin 1994 yapımı olması gerçekten ilginç. ancak ticari kaygılardan uzak bir doğu bloku sineması böylesi bir yapımı kaldırabilir diye düşünürken, karşıya çıkan tarih insanı şaşırtıyor. karhozat gibi bir şaheserin referansıyla yapımcıları avlamış olmalı tarr.
    (kronstadtlı ölü denizci, 24.05.2008 22:08 ~ 06.07.2008 11:57)


  2. (bkz: izlemek yürek ister)
    (bkz: izlemek zaman ister)
    (cherry on baby, 11.06.2008 04:36)