|
|
- acı ile tecrübe ettiğim bir olaydır.
satanist muhabbetlerinin ayyuka çıktığı bir dönemdi, kadıköy'de kedimle beraber yaşadığım evde, komşular uzun saçlarımdan, yüksek sesle dinlenen müzikten ve eve gelip giden it kopuktan son derece rahatsız vaziyette bir açığımı arıyorlardı. 13 kanalın günde 30 kere kedi kesen satanist canlandırmaları ve ürkünç hikayeler yayınladıkları bir dönemde sevgili kedim evden kaçtı. ara tara kedi yok. kedinin kaybolmasının üstünden birkaç gün geçti geçmedi, apartmanın emekli komiser yöneticisi kapımı çaldı:
- iyi günler, kedin nerde senin? ortalıkta görünmüyor.
+ ya sorma halil amca, evden kaçtı hınzır, sevgili mi arıyor nedir? ehu inşallah döner birkaç güne kadar.
- tabii tabii
+ nasıl tabii tabii? pardon anlayamadım.
- oğlum bak bugüne kadar sana ses çıkarmadım ama senin amına korum! kestiniz mi lan kediyi?!
+ halil amca manyak mısın?! ehm. mısınız?
- ulan ben de seni keserim kestiyseniz o kediyi! vicdansız ipneler!
+ yahu halil amca, deli misin, bende satanist tipi mi var?
- eveet.
+ kedi geri gelirse utanırsın ama!
- bak oğlum, iki gün içinde o kediyi görmezsem karakolda öyle bir dayak attırırım ki sana kennedy cinayetini bile üstlenirsin ona göre!
iki gün umutla bekleyişin ardından kaltak kedi geri döndü. halil amca uzun süre başka bir kedi alıp onu kandırmakla itham etti beni. komşulara şirin görünmek için saçlarımı bile kestirdim, kaltak kedinin tüylerini de üç numaraya vurdurdum hıncımı almak için...
... toplu gösterim ... |