|
|
- genelde mzahla, özelde leman dergisiyle arasının çok iyi olduğunu sandığım yazar.
- bana katlanmış, bir şekilde destek vermiş yazar, teşekkür ederim efendim.
(ephendy, 16.03.2007 00:41 ~ 00:42)
- girilerini muhtemelen batıkentteki evinden yazan dördüncü nesil yazar...
(bkz: kardelen/@1278433)
(bkz: ergazi/@1278428)
(bkz: harbiş/@1278423)
(bkz: yenibatı/@1278421)
(bkz: ilkyerleşim/@1278418)
(bkz: mesa/@1278415)
ve nihayet (bkz: batıkent/@1278411)
edit: an itibariyle pariste yaşayan ama içindeki batıkent aşkı bambaşka olan yazardır kendisi...
- sözlüğe azimle girdiği faydalı bilgilerle haftanın en atraktifi ünvanını ve benim nacizane takdirimi kazanmış yazar. ellerine sağlık..
- henüz tek girisini dahi okumadığım halde yazılarını zevkle takip ettiğim * sohbetiyle eğlenceli bir gece geçirmemize vesile olmuş yazar arkadaş.
- hemen hemen her girisini zevkle takip ettiğim,çok sık karşılaşmış olmasak ta yazılarından ve ilk sohbetinden oldukça memnun kaldığım yazardır.bir gün kendisini ailecenek ziyaret etmek istediğim bu sebeple kendisine "j'espère vous rendre visite"demek istediğim,sadece hemen hemen ortak anılara sahip olmamızla yetinmemiş ayrıca hayallerimi çalıp çatır çutur yaşamış beni kıskandırmış arkadaş olunası yazardır.son olarak kendisine "je suis jaloux de vous"diyorum ve kıskançlıktan çatlıyorum.
- polis olmasından şüphe edilen yazardır. bu giriyi mevzunun üstünden günler geçtikten sonra yazmam tamamen korkumdandır.* muhabbeti güzel beni eczanede nöbet tuttuğum esnada yalnız bırakmamış yazarlardandır, teşekkür edilesidir.
- (bkz: simitçi kılığındaki sivil polis kılıklı simitçi)
(bkz: korkuyorum anne)(zoser, 25.07.2007 23:34)
- kendini özlettiren insan. (bile bile mi yapıyordur nedir...)
(bkz: neredesin sen)(zoser, 13.10.2007 12:18)
- yurtdışında yaşamanın avantajlarının yanı sıra dezavantajlarının olduğununda farkında olan yazar.
vatan hasretini kısmen sözlükte yazarak gideriyor. buralarda neler olup bitiyor herşeyden haberi var maşallah. ama bu aralar yalnızlık iyice koymuş kendisine. bugün katıldığım zirve* üzerine aramızda şöyle bir konuşma geçti:
sarmalak:guzel gecmistir eminim
sarmalak:ben buralarda kimse bulamadim
sarmalak:ikinci kisi olsa yapicam hemen
sarmalak:belki 4 yas zirvesine yetisirim
jass:sen yaz 1.paris zirvesi diye
sarmalak:yok ki kimse
jass:emin ol gelen bulunur
jass:ama bunu dile getirmen lazım
sarmalak:yok iste kimse pariste veya fransa da
jass:sadece düşünüp söylemezsen sesini kimse duymaz ki
sarmalak:bazen fransa veya paris basliklarina yazanlarin girilerini okuyorum
sarmalak:gelen olursa veya gozleme dayali giri olursa mesaj yaziyorum burada mi yasadigina dair
sarmalak:ama malesef yok
sarmalak:turist olarak gelen olsa bile onu yakalayip zorla zirve yapicam havaalaninda
evet durum ortada. buradan avrupadaki sözlük yazarlarına sesleniyorum. bir zirvede avrupada bekliyoruz. turist olarak havalanında bile olsa.
- sancılı rüyalar böler ya geceyi
aniden fırlarsın yatağından hani
rastlantısal kabuslar bunlar
mantığı yok hiçbirinin diyerek
avutursun kendi kendini
lüzumsuz bir sıkıntı kaplar benliğini
aradaki mesafe ve ulaşılamazlık
kahreder hem seni hem geceyi.
- hayatımın ayarını vermiş adamdır.scherzi'nin malum duyurusundan sonra yapılan bir msn görüşmesinde:
scherzi:
abi senin nick süper gerçekten
scherzi:
başta bunu söyliyim
mevlana beni görse ''sen gelme'' derdi..:
dediğim gibi euro ya geçildikten sonra piyasa iyice kötüye gitti
sarmalak:
adam zaten oradan arti oy aliyor
demiş ve nickimden nefret etmemi sağlamıştır. burdan diğer yazarlara sesleniyorum bir girimi nickimden dolayı oylarsanız ibnesiniz olm o kadar diyorum.
- benim gibi yurtdışından * bildiren nadir yazarlardan.. sıla hasretimizi sözlükle mi gideriyoruz ne yapıyoruz bilmiyorum..
(jose, 05.03.2008 17:23 ~ 17:23)
- defalarca uyarmama rağmen nickim üzerinden bana sarma(la)ktan vazgeçmemiş yazardır.
(bkz: @2230562)
(bkz: @2230584)
(bkz: @2273443)
kendisi fransa'da ikamet etmekte olan kendi deyimiyle bir ''simit manyağı'' olduğundan simit hasretiyle yanıp tutuşmakta sürekli simit aşermektedir. bırakın görmeyi simitin adını duysa dellenmektedir. türkiye'ye geldiğinde kendisini ilk olarak bir simit sarayında ağırlayıp fırından yeni çıkmış sıcak simit, üçgen peynir ve çayla kahvaltı ettikten sonra aynı simit sarayında simitin antropolojik ve etimolojik kökenleri hakkında sohbet etmeyi düşünmekteyim.konuyla alakalı olarak;
(ara: simit)
(bkz: sen kaşındın)
- memleket hasretiyle, sevdiklerine duyduğu özlemle zor günler yaşayan yazar.
yurtdışına çıkmak sanırım ülkemizdeki pek çok gencin hayali. haklılarda nitekim. artılarını ve eksilerini tarttığınızda maddi alanda yurtdışındaki bir yaşamda elde edecekleriyle burada kaldıklarında elde edecekleri arasında ciddi bir uçurum var. ama gelecek sadece maddiyat içermiyor.
yurtdışında yaşamaya başladıktan bir süre sonra bunu gerçek anlamda hissediyorsunuz çünkü. sevdikleriniz memlekette kaldıysa bir de bu fark etme hissi çok daha erken yaşanıyor. başlarda kendinizi avutuyorsunuz ‘şu işleri bir yoluna koyayım ilk işim sevdiklerimi görüp hasret gidermek olacak’ diyerek, farkına varmadan yılları geçiriyorsunuz. ha bugün ha yarın derken bir bakıyorsunuz yıllar geçmiş siz işleri yoluna koyasıya kadar.
pazar sabahları dışarıdan gelen simiiiittt sesiyle uyanıp yatak keyfi yaparken, annenizin ‘hadi oğlum kalk artık saat 12 oldu, herkes masada seni bekliyor’ sözleriyle yataktan kalkıp vaktiyle burun kıvırdığınız şimdilerde özlemini duyduğunuz pazar sabahı aile kahvaltılarının hatıraları her pazar boş eve kalkarken yakanızı bırakmıyor. özlemini duyduğunuz şey bazen çıtır çıtır simidin kokusu oluyor bazense annenizin uyandırmaya kıyamadığını hissettiğiniz sesinin tonu.
özellikle özel günlerde onlardan ayrı olmak daha bir koyuyor insana. nişan, düğün, ölüm, doğum günlerinde onların yanında olabilmek, sevdiğinizi ve sevildiğinizi hissedebilmek istiyorsunuz ama yaşamın getirdiği mecburiyetler engel oluyor isteklerinize.
bunların hiçbirini ben yaşamadım. kendi vatanımda gurbeti yaşadım evet ama simit özlemi duymadım hiç. hep elimin altındaydı simit, hatta kızılay meydanında yedisi bir milyona satılana burun kıvırdığım çok zaman oluyor. bu yüzden ilk simit hasretinden bahsettiğinde ilginç gelmişti bana özlemi. sanırım özlem duyduğu tek şey simit değil.
sevdiklerinden uzakta bir yaşına daha girdin arkadaşım yüreğindeki tüm özlemlerle. umarım yeni yaşın sana mutluluk ve özlemini dindirme fırsatı getirir.
- itü sözlük'ün ilk yurtdışı zirvesinin* organizatörü.
tanışmamız da düzenlenen zirve kadar ani oldu, "nerede yaşıyorsun?" sorusundan "aa ben de tam paris'e gidiyordum." tarzı bir cevaba, oradan da içinde uzun süredir ukte kalmış olan zirvenin gerçekleşmesine kadar her şey çarçabuk oldu. zirve tarihi belirlendi, künefe hasretinin dineceği mekan ayarlandı. gündüz saatlerinde paris gezisiyle zirve başladı. ellerimizde telefon kalabalık bir meydanda onca insan arasında "türk'e benzer birini aramak" başarıyla neticelendikten sonra, müthiş bir misafirperverlik ve ev sahipliği ile karşılaştık ben ve yanımda getirdiğim +1 (ki şu saatlerde aramıza yeni katılmış 5.nesil bir yazardır kendisi, bu da yine sarmalak sayesinde).
gezdiğimiz ortamlardaki normal şartlarda bön bön bakıp geçeceğim fransızca bilgileri bize aktarması, paris'in en güzel seyredilebildiği yerlere götürmesi, rehberliği, cömertliği sayesinde müthiş bir paris zirvesi yaşatmıştır katılanlara. akşam yemeği için seçtiği yer de damağımda derin izler bıraktı ki bilenler bilir gurbette özlenir memleket yemekleri. özellikle benim gibi türklerin çok çok az bulunduğu bir ülkedeyseniz.
tabii ki bununla da bitmedi yaptıkları, zirveye başka şehir ya da ülkelerden gelen ben, +1* ve frollo'nun akşam için kalacak bir yer bulamaması konusunda ise müthiş bir performans sergiledi, gecenin bir vaktine kadar bizimle sokak sokak boş odası olan hotel aradı. ki sonunda buldu da. o da yetmedi, ertesi gün evlerimize döndüğümüze dair teyit almadan içi de rahat etmedi.
kendisine olan minnettarlığımı anlatamam, "teşekkür etmek" çok çok az kalır.
şimdilerde kendisini olası bir italya zirvesine beklemekten başka yapacak bir şeyim yok, kapımız her zaman açıktır.
velhasılıkelam, çok çok iyi insandır. o gün bizim için yaptıklarını yapacak az insan vardır. işte böyle bir yazar.
|