1. sen sus gözlerin, sen sus tarih konuşsun.

    komutanlığını yaptığı sarıkamış harekatı'nın (daha doğrusu sarıkamış felaketi'nin) ardından (aralık 1914 - ocak 1915) enver paşa, hiçbir cephede komuta görevini üstlenmemiş, 1. dünya savaşı boyunca bir kere bile savaş alanında bulunmamıştır.

    enver paşa'nın çanakkale savaşı'na (mart 1915 - ocak 1916) yapmış olduğu tek olumlu katkı otto liman von sanders'i ordunun başına geçirmiş olmaktır ki, bunun da ne kadar büyük bir katkı olduğu tartışılabilir.

    enver paşa, hayatı boyunca çanakkale'ye bir kere, o da "savaş bittikten" sonra ziyaret amacı ile gitmiştir. bizzat başında bulunduğu sarıkamış harekatı bir felaket ile sonuçlanınca, komutayı hakkı hafız paşa'ya verip istanbul'a kaçmıştır. istanbul'a vardığında yaptığı ilk iş ise, sarıkamış'ta olanlardan sarayın haberi olmaması için basına sansür uygulamaktır.

    bu olaylar ceryan ederken mustafa kemal'in nerede olduğunu, kurtuluş savaşı sırasında hangi cephelerde bizzat komutanlık yaptığını söylemeye sanırım gerek dahi yok.

    not: atatürk'ü kötülemek için enver paşa'ya sığınmak nasıl bir zavallılıktır, anlamak mümkün değil.
  2. söylenene göre mustafa kemal'i takdir edip onu generalliğe yükseltmek enver paşa'yı tarih kitaplarımıza sokmaya yetmemiş.

    bu nasıl tarihi yorumlamaktır ? amına koyim sinirden elim ayağım titredi. resmi ideoloji tarihi böyle yorumluyor da sen bu tarihi nerenle yorumluyorsun ? sen enver paşa'yı çanakkale savaşı'nın neresine koyuyorsun? sen bu savaşın tarihini ingiliz kaynaklarından da mı okumadın? sen bu savaşın ayrıntılarını anlatan savaş sonrası istanbul gazeleterini de mi okumadın? resmi ideoloji tarihi böyle yorumluyorsa, sarıkamış faciasında başkomutan değil başkomutan vekiliydi, bu kadar üzerine yüklenmeyin diyerek kendi ideolojinle kimi kurtarmaya çalışıyorsun? o harekatta ilerleme emrini veren ve bunda tüm alt rütbenin ısrarlarına rağmen vazgeçmeyen enver paşa'yı mı koruyorsun sarıkamış'ta? ulan 90 bin şehitten de mi korkmuyorsunuz? sarıkamış faciasından sonra enver paşa istanbul'da hangi gizli işlerin peşindeydi, biliyor musun? hangi mektuplarla hangi gazetelere telgraflar gönderildi belgelerini gördün mü?

    mustafa kemal'i küçültmeye çalıştıkça insanlığınızdan da çıkıyorsunuz. bu ne nefret? bu ne hınç? siz kimsiniz? tarih zaferlerden ve kahramanlarından bahseder. savaştan sonra ülkesinin arkasında duramayacak basiretsizlerden değil.
  3. üşenmedim okudum. cevad paşa beyefendi çok mühim bir savaşın ortasında tabur denetleme bahanesiyle ortada yok, ama savaşın kahramanlarından biri sayılması lazım. bu nasıl bir çelişkidir yazar arkadaşım?

    çok kıymetli enver paşa hazretleri geleydi de çanakkale savaşında cephede duraydı. o zaman zaferden payını alırdı. oturduğu yerden hem kuyu kazıp milleti boka sokmaya uğraşıp hem de zaferi paylaşmak olmuyor.
  4. mustafa kemal, çanakkale savaşları'nın başlangıcında yarbay rütbesinde bir tümen komutanıdır. ancak bu durum onun, yeri ve zamanı geldiğinde doğruları hiç çekinmeden ortaya koymasına engel değildir. nitekim kara muharebelerinin başladığı ilk günlerde, düşman askerinin gelibolu'ya ayak basmasına karşı yeterli ve ciddi önlem alınmadığı gerekçesiyle v. ordu komutanı liman von sanders'i eleştirir.
    üstelik sanders'le ilgili bu eleştirilerini tüm ordu kademelerini atlayarak, doğrudan doğruya enver paşa'ya yazar, hatta enver paşa'yı durumu yerinde görmesi için cepheye de çağırır. mustafa kemal bu yazıda daha evvelce enver paşa'ya yazdığı bir başkayazıya da temas eder. çanakkale muharebeleri başlarken maydos bölgesine ilk çıkan kuvvetleri nasıl perişan ettiğini, "fakat liman paşa'nın düşmanın çıkarma bölgelerini kamilen (tümüyle) açık bırakan bir tertibat alması nedeniyle, düşmanın karaya çıkışını kolaylaştırdığını" yazar. mustafa kemal'in alman komutanlara güveni yoktur, bunu sıklıkla ifade eder, bu yukarıda sözünü ettiğimiz mektupta da vurgular. cepheyi gezmesini istediği enver paşa'dan "başta liman von sanders olmak üzere, bütün almanların fikir yeterliliğine itimat olunmamasını ve bizzat kendisinin cepheye gelerek, vaziyetin icabına göre harekatı sevk etmesini" rica eder.


    kaynak: gerçek tarih

    peki enver paşa ne yapar? erkan_ı harple beraber çanakkaleyi teftişe gelir ancak diğer üç grup komutanını ziyaret etmesine rağmen tavır aldığını açıkça belli eder bir şekilde mustafa kemal'le görüşmez.

    harbiye nazırı olan enver paşa ile yarbay rütbesiyle tümen komutanı olan mustafa kemal'in aralarında hiyerarşik açıdan fark bulunduğunu enver paşa'nın mustafa kemal'in komutanı olduğunu bilmemek olası mı?

    ama maksat mustafa kemal atatürk'ü her alanda küçültüp tarihten kazımak olsa gerek ki karanlık zihniyetli bir grup eline geçen her fırsatta onu aşağılamak,yermek ve başarısını küçümseyip gölgelemek için kendini paralarcasına uğraş veriyor.

    mustafa kemal atatürk'ün o sıradaki komutanı liman von sanders'in mustafa kemal hakkında enver paşa'ya yazdığı mektup aşağıda.

    17-7-1331 (miladi takvimle eylül 1915)
    ekselans
    enver paşa,
    osmanlı imparatorluğu ordusu ve donanması başkumandan vekili, zatı şahanenin yaver-i ekremi
    ekselanslarınıza albay mustafa kemal bey'in yazılı bir dilekçe ve (hizmetten) ayrılmasını dilemiş olduğunu bildirmekle şeref duyarım.
    bu dilekçeyi destekleyemem, çünkü mustafa kemal bey'i, vatanın bu büyük savaşta hizmetlerine muhakkak surette muhtaç olduğu, çok müstesna kabiliyetli, yetkili ve cesur bir subay olarak tanımayı ve takdir etmeyi öğrendim.
    albay mustafa kemal bey, 5 ay önceki ilk karaya çıkış hareketinden beri: xvx. tümenin başında parlak bir şekilde savaşmış ve ingilizlerin anafarta kanadında son büyük çıkarma hareketleri esnasında müşkül bir anda kumandayı üzerine almak zorunda kalmıştır; çünkü bu hususta görevlendirilmiş olan xvı. kolordu komutanı, vıı. ve xıı. tümenlerle hücuma geçmesi yolunda verilen mükerrer emri yerine getirmemiştir.
    albay mustafa kemal bey burada da görevini büyük bir cesaretle ve iyi ve açık tertibat alarak ifa etmiştir. öyle ki, kendisine-vazifem icabı olarak- takdirimi ve şükranımı tekrar tekrar ifade etmek isterim.
    albay mustafa kemal bey ayrılmak istiyor, çünkü ekselanslarının, (imparatorluk ordusunun başkumandan vekili ve en yüksek mafevkinin) güvenine sahip olmadığı kanısındadır. o, bunu bilhasta ekselanslarınızın son defa burada bulundukları sırada, o zaman ve halen hasta olduğu halde ve öbür üç grubun şeflerini ziyaretlerinizle şereflendirmiş olmanıza rağmen, kendisini aramamış olmanızdan istidlal ettiğine inanmaktadır.
    ben albay mustafa kemal bey'e, ziyaretin sırf zaman yetersizliği yüzünden yapılamadığını ve ekselanslarınızın kendisinin hizmetlerini her halde takdir ettiklerini ifade ettim.
    şimdilik ilişikte takdim etmediğim ayrılma dilekçesini, ekselanslarının güvenini belirtmek suretiyle reddetmek lütfunda bulunmalarını rica ediyorum.
    ekselanslarınızın daima en derin hürmetkarı.
    liman von sanders

    kaynak: gerçek tarih

    mustafa kemal'in harbiye nezaretinin (savaş bakanlığı) çıkardığı " harp mecmuası'nın kapağına "çanakkale kahramanı"olarak konulan resminin tam dergi basılacağı sırada, klişesi alınarak dergiden çıkarıldığını duymuşmuydunuz?
    mustafa kemalin kapaktan çıkartılan resminin yerine enver paşa'nın emriyle, enver'in amcası halil paşa'nın resmi konulmuştur.
    enver paşa'nın buna gerekçe olarak "muvaffakiyet askerindir. şahsı sivriltmeye lüzum yok!" dediği bilinmektedir.
    aradan 90 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra mustafa kemal'i tarihten silmek için çanakkale zaferini enver paşâ'ya mal etmeye çalışanların çıktığını düşününce burada enver paşayı takdir etme gereği duydum.
    enver paşa'da zaferinin kendi eseri olduğunu düşünmüyor olmalı ki derginin kapağına kendi resmini koydurmamış.
    enver paşa'nın dediği de doğru tabi ki ."muvaffakiyetin askerindir, milletindir" ama anlaşıldığı üzere burada en büyük pay mustafa kemal'in olmalıdır.
  5. "evet" diye cevaplanası soru. evet sarıkamış köküne kadar enver'in.
    ama çanakkale malesef enver ile alakası olmayan bir mücadeledir.

    sarıkamış harekatı, kışın ortasında 1 metre karda, askerlere geniş yaylar çizdirerek enver paşa tarafından planlanmıştır. 3-5 parça yollanan kıyafet-cephane ise karadeniz'de ruslar tarafından batırıldı. bundan sonra enver, hırslarına yenik düşerek harekata devam etti.

    "biliyorum açsınız, kıyafetiniz yok, cephaneniz az; bunların hepsini ileride düşmandan aldığımız yerlerden karşılayacağız" tarzı saçma, stratejiden yoksun hedeflerle yola çıkıp yüz bine yakın askerimizin canına gereksiz yere mal oldu enver. o mevsimde bu saçma harekatı başlatarak, yenilginin tüm sorumluluğunu üzerine almıştır. bu bakımdan, sarıkamış faciası enver paşa'nındır.


    bakalım çanakkale'ye, çanakkale cephesi enver'in iradesi dahilinde mi? hayır. düşmanlarca açılmış bir cephedir.
    cephe yönetimi kimin elinde? liman von sanders. enver, sarıkamış hezimetinden sonra orada bir cepheyi daha batıracak cesarete sahip miydi? belki hırsa ve egoya sahipti, ama o kadar.

    çanakkale cephesi'nde özverili askerlerimiz kadar, inisiyatifi eline alarak düşmanın çıkartma yapabileceği yerlere ihtiyat birliklerini yetiştiren mustafa kemal de kahramanlaşmıştır. liman von sanders sadece bir kukladır, savaşı yönetememiştir. hatta yıldırım orduları grubunda beraber çalışırlarken, görevi mustafa kemal'e bırakacak, durumu yine mustafa kemal toparlayacaktır. her türlü cephede kukla niyetine durmaktadır kendisi.

    malesef, çanakkale cephesi enver'in olsaydı, 2 haftada o cephe geçilirdi, boşuna kendinizi kandırmayın. hayatında bir alaya hükmetmemiş bir çeteci subay, ordular yönetecek kadar tecrübeli değildir.

    bu arada, çanakkale'deki askerler özverililerdi. ama sarıkamış'taki askerler en az onlar kadar özveriliydi. o özveriyi kullanabilmek asıl yetenektir.

    (bkz: @4183482)
  6. 57. alay'ın parça parça düşman üzerine sürülüp yem olduğunu bilenlerin katılacağı görüş.

    anafartalar savaşına hiç girmiyorum bile, elindeki tümeni eritip bitirmiş m. kemal, bir kolordu komutanının "askerin günlerce yürüdüğünü, bir gece dinlenmesi gerektiğini, aksi takdirde istifa edeceğini" söylemesi üzerine, en yakında olduğundan bu kolordunun başına getirilmiştir. çanakkale'de alçıtepe'den arıburnu'na hangi kara savaşı kaybedilmiş ki, sadece anafartalar çanakkale'nin en önemli zaferi lanse ediliyor?

    not: ha enver paşa'yı savunuyor değiim, iyi niyetli olsa da benim gözümde iyi bir komutan değildir.
  7. aman ne başarılı bir çıkarım ,üzerinde çok düşünülmüş zekice bir tespit.tıpkı elma armut karşılaştırması kadar mana yüklü.ne alakası var demekten kendimi alamıyorum.hayır çanakkale anzakların ,sarıkamış da kamışların.mustafa kemal'in kemiklerini zaten sızlattınız,bari çanakkale gibi bir destanın kahraman askerleri rahat uysun.
  8. mustafa armağan gibi ezber dışı konuşan büyük bir yazarın düşünceleridir. her zaman önemsenmeli ve izlenmelidir. burada daha adamın bir kitabını okumadan, tarih özellikle de yakın tarih konusunda nasıl bir araştırmacı olduğunu bilmeden, gazetedeki yazısı hakkında tarih bilgisi fışkırtanları ise dehşetle izliyorum.
  9. ben kendi adıma yazayım mustafa armağan'ın yukarıda ki amacı belli yazısını eleştirebilmek için mustafa armağan külliyatını(varsa)okumuş olmaya gerek yoktur.
    çanakkale savaşı ile ilgili başkaca kaynaklar okuyup bunlarda biribirini destekleyen biribiri ile örtüşen bilgilere ulaşmış olmak yeterlidir.
    tüm bunları yok farzedipte mustafa armağan'ın tacı enver paşa'ya takıyor olmasına ses çıkarılmayacağını düşünüyor olamazsınız herhalde?