|
|
- bitmek tükenmek bilmeyen bilginin insanın moralini bozduğu dünya.eğer interneti bir kleptoman gibi emip açgözlülükle okuyamayacağınız kadar çok dosya/doküman indiriyorsanız elbette hissedeceğiniz başarısızlık korkusu ve bilginin sonsuz denizinin içinde boğulmanın getirdiği yorgunluk...
ömür biter okumak bitmez.(skuba, 26.01.2005 07:32)
- (bkz: alem top olmuş)
- (bkz: cyber space) *
(skuba, 17.06.2005 00:16 ~ 00:17)
- katı bir türkçe çeviri ile sanal uzay , her türlü bilginin ışık hızı ile aktığı ortam. insanların bilinçlerinin birbiri ile kaynaştığı deniz. uzaktan kuşbakışı bakıldığında güzel olanın bok denizi içinde eridiği bilgi çöplüğü halini almakta her geçen gün.
(skuba, 17.06.2005 00:20)
- içerisinde sanal insanları barındıran alem. bu sanallığın varlığı, internette var olan yüzlerce forum sitelerinin bir kısmına 18 yaş altı gençlerimizin de katılmasına izin verilmesiyle daha iyi anlaşılmıştır. şöyle ki; normal bir insan söyleyeceği şeyi ilk önce beyninde anlaşılabilir bir cümle haline getitir daha sonra hitap ettiği kişiye göre cümleleri belli bir denetimden geçer, daha sonra ağız yoluyla karşı tarafa aktarılır ve iletişim sağlanmış olur. sanal bir insan da ise beyin henüz cümleleri hazırlama aşamasında iken direkt parmaklarla irtibat kurulur akıldan geçen her şey yazıya dökülür. sonuçta, okuduğunuz zaman karşınızda hararetli hararetli konuşan biri varmış hissine kapılabilirsiniz zira noktalama işaretleri de cümleler akıldan nasıl geçiyosa o şekilde yazıldığı için eklenmemiştir.
(infogmy, 21.01.2007 18:20 ~ 08.02.2007 02:44)
- müşfik kenter'in sanal alem hakkında gerçekleri yansıtan çok güzel bir yazısı vardır.
hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi ? hiç vaktiniz yok fast live fast food, fast music, fast love...dikte ettirilen yükselen değerler inlen outlar. buna benzer bir odada şanslıysanız gökyüzünü görebilecek bir pencerenin ardında bitecek hepsi.
dostluğu klavyelerinde, yaşam monitörlerinde arayanlar, size sesleniyorum! hangi tuş daha etkilidir ki sıcak bir gülüşten ya da hangi program verebilir ki ağaç gölgesindeki keyfi. copy paste yapabilirmisiniz dalgaların sahille buluşmasını, içinizi ısıtan güneşi gönderebilirmisiniz arkadaşlarınıza maille, sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız, öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerek? ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman ?
doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınızın arasında? koklamak, dokunmak, duymak yok mu yaşam skalanızda?
bilgi toplumu oldunuz da duygu toplumu olmaya megabaytlarınız mı yetmiyor?
- (bkz: paralel evren)
- herkesin bir fanus içinde kendine bir dünya kurduğu yer.
- herkesin en rahat kaba tabirle racon kesebildiği yer.en komiğide bu farkındalıktan ötürü herkesin bir tek kendini doğru dürüst insan olarak görmesi.rahatız çünkü bizi koruyan bir kalkan var;ekran.bu yüzden normal hayatta vermediğimiz tepkilerimizi burdaki en ufak etkide veriyoruz.suni bir ortamda fişlemeler atıp tutmalar kolay oluyor haliyle.
mesela;
pkk demek kürt demek değildir diyen biri terörist midir ?
dini konusunda hassas olan biri şeriat mı ister ?
atatürk'ü çok seven deniz baykal'ı da seviyor nasıl diyebiliriz ?
içki seven alkolik midir ?
geyik yapan insanlar aptal mıdır?
yani sanal alemde mi insan tanıyoruz. burası yeterli ise bir insanı tanımak için gercek hayatta,sokaklarda,okulda vs... ne arıyoruz..(marigold, 17.11.2007 21:51 ~ 18.11.2007 13:48)
- yaşayan ütopya.
(rout, 17.11.2007 21:59 ~ 18.11.2007 21:36)
- bazen teknoloji ve bizleri getirdiği nokta midemi bulandırıyor.
sahiden de biz büyüdük de mi kirlendi , yoksa kirlendi de mi biz büyüdük?
aşkı sanala bağladık, arkadaşlığı sanala bağladık, olmadı zevklerimizi, seksi de sanala bağladık. mastürbasyonun adını sanal seks koyduk. havalı oluyor hem. bir çeşit fantezi gibi.
gerçeklikten o kadar hızla koptuk ki, şizofreni hastalığı artık hastalık olmaktan çıktı. hem ölesiye yalnız hem 130 arkadaş sahibi olabildik aynı anda. popomundo muydu gerçek hayatımız yoksa yaşadığımızı sandığımız hayat mı ?
facebooktaki kadar başarılı mıydık gerçek hayatta da, binlerce arkadaşla her gün günümüzü gün mü ediyorduk yoksa kapalı kapılar ardında telefona odaklanmış bir çalsa diye dualar mi ediyorduk.
hepsi aynı yola çıkıyordu, hepsinde kaçtığımız yokolma duygusuydu, yalnızlıktı. sokakta birine gülümsesek tokat mı yeriz, sapık mı derler derdi olmadan istediğimize "hug" yollayabiliyorduk. sosyalleşmekti bu, tek kişilik odada olabildiğince insan içindeydik. insan içine çıktığımızda ise olabildiğince sinik, ezik ... istediğimiz yalanı söyleyebilirdik karşıdakı nasılsa gözlerimizin içine bakamazdı ki ekrandan, istediğimiz hayatı yaşardık sanal da olsa.
hepsi onun yüzündendi, bu kadar yalan ,dolan, yapmacıklık, hepsi ama hepsi onun yüzündendi. yalnızlık ! en eski ve eskimeyen, terketmeyen sevgili yalnızlık. yalnızdık, yalanlarımızla, sahteliklerimizle, olmayan başarılarımızla başbaşaydık yalnız biz ve onlar. yalnızdık...
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
can yücel(bilginsel, 16.03.2008 23:59 ~ 17.03.2008 00:02)
- yeni nesil üzerinde çok büyük etkileri olan yerdir.
çünkü sanal dünyada insanoğlu ekranın karşısından aslında hiç olmadığı ve belki de hiç bir zamanda olamayacağı kişi konumuna sokar kendini, her ne kadar herkes için geçerli olmasa da. mesela bundan iki sene evvel bir yerde chat yaparken karşımdaki armutun bana "odtü' de tıp okuyorum" demesi gibi. insanı "cin olmadan adam çarpabiliyorum " yetisini kazandırmasının yanısıra , gerçek hayattan koparan , ciddi anlamda faydaları sonsuz olan ama kaptırılınca hayatı knight online tadında yaşamasına sebep olandır.
- uzak durulması gereken yer.
|