sanırım bir gelişin olmayacak buralara.
hazırladığım konfetiler,
şişirdiğim balonlar,
yazdığım hoşgeldin yazıları hep sandıkta kalacak.
yaz akşamları için ayırdığım iskele kenarı,
sipariş ettiğim kumpir,
sakladığım şarap hep bakir kalacak.
ezberlediğim takım yıldızlar,
ay üzerindeki kraterler,
denizdeki yakamozlar başka gözleri süsleyecek.
sanırım bir gelişin olmayacak buralara.
sanırım bir daha gelmeyeceksin buralara.
banktaki iki kişilik yerin biri hep boş kalacak,
sanırım.
bu kelimenin çok kullanılması ve dile pelesenk olması, bunu yapan insandan ya da kendinizden nefret etme sebebidir. öyle ki, insan emin olduğu konularda bile cümleleri "sanırım" diye bitirir, nasıl bir özgüvensizlik, nasıl bir kararsızlıksa artık, ediz tribi yaşatır adama.