afyon'dan kafayı bulunca düşlerin içinden kesitler yazıp muazzam şiirler yaratmış şair, eleştirmen, mutsuz adam.
"her insan benim yazdıklarımı anlayamaz, kaldı ki anlamak zorunda da değildir" demiştir.
herkeste felsefe yapma yeteneği yoktur, olmaması da hoştur demeye de getirmiştir.
mutsuzluğa olan eğiliminde dolayı kendisini içten içe seven ve kişilikli bir kadın olan dorothy wordsworth'le yalnızca dostluk ilişkisi yürütebilmiş ve sara adlı ortalama bir ingiliz kadınıyla evlenip mutsuzluğunu pekiştirmiş, bu tiksintiye ancak 3 yıl dayanabilmiştir.
yaşamının her anında etkisini gösteren irade eksikliği sebebiyle son 18 yılını bir doktorun sığınması olarak geçiren coleridge, önceki yıllara göre nispeten huzurlu bir 10 küsür yıl geçirmiş olsa da şiirlerinin beslendiği kaynaktan uzaklaştığı için ortalama bir şair olmaktan öteye gidememiştir.
ama bu öyle bir adamdır ki
gitmiş
kubla khan gibi bir şiir yazmış bütün imgelem anlayışımıza yeni boyutlar kazandırmıştır.