|
|
- 1709 - 1784 yılları arasında yaşamış ingiliz yazar - şair.
alezander pope'den sonra klasisizmin etkisinin devam etmesinde büyük rolü olan johnson, fakirliğinden dolayı ancak zengin bir komşularının nezaketi sayesinde oxford'da 14 ay öğrenim gördü.28inde yazarlıkta şansını denemek için tek partinin yöneyimde tam söz sahibi olduğu yıllarda londra'ya giden johnson, politikacıların artık yazarlara ihtiyaç duymaması nedeniyle (zira o dönemler politikacılar pışpışçı yazarların varlığıyla çok şey kazanıyorlardı, yazarlar insanları politikacılardan daha çok etkiliyorlardı insanları ) uzun bir dönem daha beş parasız dolaşmaya devam etti.fakat tam bu zamanlara denk gelen 1737 yılında yazdığı, aslı latince bir şiire dayanan "london" şiiriyle ün kazandı.üslubu o kadar güçlü ve klasikti ki pope de dahil bir çok kişiden övgü aldı.
on yıl sonra bir yayınevi sahibinden ingilizce sözlük yazması teklifi geldi.bu göreve sekiz yılını adadı.1755te iki büyük cilt olarak basılan sözlük ingilizcedeki ilk ayrıntılı sözlüğü ortaya çıkarmış oldu.binlerce kelimenin anlamını bulmak ve bunları örneklendirecek pasajlar yazmanın sıkıcılığının aksine proje johnson'a hoş ve sevimli geliyordu.çünkü o kanun oluşturmayı seviyordu ve bu projeyle hangi kelimenin ve kullanımın doğru olduğuna hükmetme yetkisine sahip olmuştu.bir nevi ingilizceyi o yönetecekti.bunu başardı da.yazdığı sözlük nesiller boyu otorite olarak kabul edildi.
johnson'ın zamanında sözlüğün anıtsal bir değere sahip olduğu düşünülüyordu ve bu tanımlama onun çok hoşuna gidiyordu.bir yazar olarak amacı bir önceki nesilin klasik düşüncelerini korumaktı.ne yeni bir bakış açısı ne de yeni bir üslup kattı edebiyata.en çok bilinen şiiri the vanity of human wishes (1748) çok ünlü latince bir hicivi örnek alarak (bir bakıma taklit ederek) yazmıştır.
insan hayatına karşı melankolik olan bakışını dile getirmek için yazdığı ve yeni bir edebi üslup olan "roman" türünü kullandığı rasselas (1759); ciddiyeti ve asaleti ile önemli bir klasikti.1965te shakespeare'in nüshalarını tekrar yayınladığında yazdığı giriş,john dryden'ın önsöz modelinden sonra eleştirinin son derece güçlü ve keskin bir örneğiydi.
en modern eseri olan the lives of the poets (1779-1781) 'de bile klasisizme sadık kalmış, yeni bir üslup kullanmamıştır.buna rağmen bu eser dönemin en iyi biyografisi olmayı başarmıştır.belki de zamanında büyük övgüler alan eserlerinin günümüzde sadece klasisizm sevenler derneği !!! tarafından takip edilmesinin nedeni budur.
johnson'u döneminin önde gelenlerinden yapan şey sadece yazıları değil, devletten maaş almaya başladıktan sonra birkaç yıl boyunca katıldığı konuşmalardı.zekasıyla büyük saygı kazandığı kesin çünkü onu tanıyanların hepsi onun dürüst bakış açısının farkına varmışlardı.
kendi sözlüğünde dr. johnson maaşı "devletin kiralık adamının kendi ülkesine ihanet etmesi için verilen para" olarak tanımlıyor.buna rağmen 1972de devletten maaş almayı kabul etti.bu onun londraya geldiği günden beri peşini bırakmayan aralıksız çalıştığı yaşamdan kurtardı.bir yıl sonra daha sonradan kendi biyografisini yazacak olan genç iskoç james boswell ile tanıştı.sonraki yıl, aralarında burke (devlet adamı), reynolds (ressam), goldsmith (şair) gibi ingiltere'nin önde gelenlerinin üyesi olduğu kulüp kuruldu.johnson da bu kulübün resmi olmayan lideriydi.yalnız kalmaktan çok korkan johnson, her fırsatta kulüpte buluşmalar düzenliyordu.kulüp üyelerinin övmeye karar verdiği kitap londra'da herkes tarafından okunuyordu.yine de samuel johnson'ın sözünün geçerliliğinin diğer bir ünlü konuşmacı olan ben johnson'dan belirgin bir şekilde ayrılan bir yönü vardı : ben johnson'un kabilesi olarak adlandırabilecegimiz destekçileri şiire yeni bir yön verdi.ben johnson'ın liderliği altındaki kulüp ise klasik olmayan her şiire karşıydılar..
(bkz: copy paste değil alın teri)
... toplu gösterim ... |