görseller
samuel johnsonsamuel johnson
  
belki ilginizi çeker
  1. · diego alfredo lugano moreno
  2. · jay jay johanson
  3. · birbirine benzeyen ünlüler
  4. · 7 şubat 2001 fenerbahçe galatasaray maçı
  5. · futbol maçına sakız çiğneyerek çıkan futbolcu
  6. · angelina jolie dudağı
  7. · yaw preko
  8. · algida reklamında oynaması muhtemel ünlüler
  9. · sözlük
  10. · müthiş ikililer
gündem
  1. · yeşim salkım
  2. · kemal kılıçdaroğlu
  3. · galatasaray
  4. · ezel
  5. · insanın hayatına sıçan şeyler
  6. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · dudak yemek
  9. · upper forever

samuel johnson  

  1. köfte dudaklı, yamyamı andıran, ve genelde yerine bir kütük koysanız kütüğün daha iyi top oynadığına kanaat getirebileceğiniz şahsiyet
    (shawluq, 29.03.2004 04:44)
  2. aynı isimli bir uyuşturucu kaçakçısı nedeniyle, fenerbahçe'nin her yurtdışına çıkışında gözaltına alınan bir futbolcuydu.

    uzaktan sert şut çekerdi ama kaleyi bulduğu nadirdi. galatasaray'a 90. dakikada attığı ve 1-0 biten maçtaki frikik golüyle hatırlanır.
    (zoma, 16.09.2005 17:45)
  3. uçan orangotan
    (ben de öyle biliyordum, 02.12.2005 00:24)
  4. güreşçi görünümlü eski bir fenerbahçeli futbolcu. kayserispor forması giyiyor bu sezon. 2000 yılında galatasaray'ın otoritelerce* favori gösterildiği gs-fb maçının 82.dakikasında kullandığı serbest vuruş sonucu topu ağlara göndermiş ve aslan terbiyecileri arasındaki yerini almıştır.bir de johnsons baby kolonyası ile ilgii bir espri yapılmıştı ama geçmiş gün, hatırlayamıyorum.
    (fantastik karakter, 02.12.2005 00:31 ~ 01.10.2006 23:03)
  5. 1709 - 1784 yılları arasında yaşamış ingiliz yazar - şair.
    alezander pope'den sonra klasisizmin etkisinin devam etmesinde büyük rolü olan johnson, fakirliğinden dolayı ancak zengin bir komşularının nezaketi sayesinde oxford'da 14 ay öğrenim gördü.28inde yazarlıkta şansını denemek için tek partinin yöneyimde tam söz sahibi olduğu yıllarda londra'ya giden johnson, politikacıların artık yazarlara ihtiyaç duymaması nedeniyle (zira o dönemler politikacılar pışpışçı yazarların varlığıyla çok şey kazanıyorlardı, yazarlar insanları politikacılardan daha çok etkiliyorlardı insanları ) uzun bir dönem daha beş parasız dolaşmaya devam etti.fakat tam bu zamanlara denk gelen 1737 yılında yazdığı, aslı latince bir şiire dayanan "london" şiiriyle ün kazandı.üslubu o kadar güçlü ve klasikti ki pope de dahil bir çok kişiden övgü aldı.
    on yıl sonra bir yayınevi sahibinden ingilizce sözlük yazması teklifi geldi.bu göreve sekiz yılını adadı.1755te iki büyük cilt olarak basılan sözlük ingilizcedeki ilk ayrıntılı sözlüğü ortaya çıkarmış oldu.binlerce kelimenin anlamını bulmak ve bunları örneklendirecek pasajlar yazmanın sıkıcılığının aksine proje johnson'a hoş ve sevimli geliyordu.çünkü o kanun oluşturmayı seviyordu ve bu projeyle hangi kelimenin ve kullanımın doğru olduğuna hükmetme yetkisine sahip olmuştu.bir nevi ingilizceyi o yönetecekti.bunu başardı da.yazdığı sözlük nesiller boyu otorite olarak kabul edildi.
    johnson'ın zamanında sözlüğün anıtsal bir değere sahip olduğu düşünülüyordu ve bu tanımlama onun çok hoşuna gidiyordu.bir yazar olarak amacı bir önceki nesilin klasik düşüncelerini korumaktı.ne yeni bir bakış açısı ne de yeni bir üslup kattı edebiyata.en çok bilinen şiiri the vanity of human wishes (1748) çok ünlü latince bir hicivi örnek alarak (bir bakıma taklit ederek) yazmıştır.
    insan hayatına karşı melankolik olan bakışını dile getirmek için yazdığı ve yeni bir edebi üslup olan "roman" türünü kullandığı rasselas (1759); ciddiyeti ve asaleti ile önemli bir klasikti.1965te shakespeare'in nüshalarını tekrar yayınladığında yazdığı giriş,john dryden'ın önsöz modelinden sonra eleştirinin son derece güçlü ve keskin bir örneğiydi.
    en modern eseri olan the lives of the poets (1779-1781) 'de bile klasisizme sadık kalmış, yeni bir üslup kullanmamıştır.buna rağmen bu eser dönemin en iyi biyografisi olmayı başarmıştır.belki de zamanında büyük övgüler alan eserlerinin günümüzde sadece klasisizm sevenler derneği !!! tarafından takip edilmesinin nedeni budur.
    johnson'u döneminin önde gelenlerinden yapan şey sadece yazıları değil, devletten maaş almaya başladıktan sonra birkaç yıl boyunca katıldığı konuşmalardı.zekasıyla büyük saygı kazandığı kesin çünkü onu tanıyanların hepsi onun dürüst bakış açısının farkına varmışlardı.
    kendi sözlüğünde dr. johnson maaşı "devletin kiralık adamının kendi ülkesine ihanet etmesi için verilen para" olarak tanımlıyor.buna rağmen 1972de devletten maaş almayı kabul etti.bu onun londraya geldiği günden beri peşini bırakmayan aralıksız çalıştığı yaşamdan kurtardı.bir yıl sonra daha sonradan kendi biyografisini yazacak olan genç iskoç james boswell ile tanıştı.sonraki yıl, aralarında burke (devlet adamı), reynolds (ressam), goldsmith (şair) gibi ingiltere'nin önde gelenlerinin üyesi olduğu kulüp kuruldu.johnson da bu kulübün resmi olmayan lideriydi.yalnız kalmaktan çok korkan johnson, her fırsatta kulüpte buluşmalar düzenliyordu.kulüp üyelerinin övmeye karar verdiği kitap londra'da herkes tarafından okunuyordu.yine de samuel johnson'ın sözünün geçerliliğinin diğer bir ünlü konuşmacı olan ben johnson'dan belirgin bir şekilde ayrılan bir yönü vardı : ben johnson'un kabilesi olarak adlandırabilecegimiz destekçileri şiire yeni bir yön verdi.ben johnson'ın liderliği altındaki kulüp ise klasik olmayan her şiire karşıydılar..

    (bkz: copy paste değil alın teri)
    (neverlander, 12.06.2006 17:40 ~ 16.02.2008 03:14)
  6. 18. yy ingiliz edebiyatının ikinci yarısında, edebiyatta hakimiyet kurmuş olan yazar. bir kasabada büyüyen johnson, londra'ya gittiğinde hayal kırıklığına uğrar. şiir, biyografi ve makale içeren yazılarını satamaz. popülerliğini dictionary eseriyle kazanır. fakat hala fakirdir ki rasseals adındaki romanını annesinin cenaze masraflarını ödemek için dört günde yazmıştır. koyu bir muhafazakar olan johnson, dictionary'de kelimelerin anlamını yazmakla kalmamış onları yorumlamıştır da. birçok kelime yazarın yorumundan öteye geçemez.
    (pockedvegabi, 07.09.2006 20:41)
  7. fenerbahçe taraftarlarının en sevdiği yabancılardan biriydi.aslen ganalıdır.fizigi muhteşemdir.fenerbahçemize gaziantepspordan transfer olmuştur.italyanın udinese takımında vakt-i zamanında forvet oyuncusuymuş ama fenerbahçe ve gaziantepsporda ön liberoda görev yapardı.müthiş bir fizigi vardır ama hagi bunun kaburgalarını kırmıştı bir fenerbahçe - galatasaray maçında...ikili mücadeleye girdiği her oyuncu yerde kalır ve çoğu zamanda konçlarını yırtardı yerde kalan oyuncunun.kafa vurmak için topa çıkar topun indiği yerde tekrar topa basardı (ömer üründülün fenerbahçenin orta sahadaki pres rahatsızlığısözü nü söylemesi johnsonun fenerbahçeden ayrıldığı döneme denk gelir) kadıköyde ki maçlardan sonra atletini çıkartır tribünlere doğru sıkıp akan teri gösterirdi. en aklıda kalan maçı kadıköydeki 4-4 ten sonra penaltılarla fenerbahçemizin tur atladığı ve galatasarayın ali sami yen stadında doksan dakika fenerbahçe kalesine tek kale oynayıpta 1 - 0 kaybettği maçta attığı frikik golüdür. en son kayserispordaydı.
    (by eldat, 01.11.2007 04:30 ~ 06.11.2007 18:51)
  8. kayserispor'da oynarken sakatlığını iyileştirmesi için çıkıkçıya gitmiş ve de gündemi bir süre meşgul etmişti. nitekim sakatlığı iyileşmişti...
    (kaç yazar, 01.11.2007 08:37)
  9. kayserisporun bir intertoto maçında rakibi havadan gelen topa tabanla girmiş johnson ise aynı topa kafayla müdahele etmişti. olayın sonucunda ise rakip oyuncu sakatlanmış uzun süre yerde yatmıştı.hala hatırladıkça gülerim nasıl bir güçtür nasıl bir kafadır o.
    (tercih ettiğim nick budur, 16.12.2007 23:04 ~ 03.01.2008 22:25)
  10. ganalı bir uyuşturucu satıcısı ile adaş olduğu için uluslararası yolculuklarda gümrüklerde çok sorun yaşayan futbolcu.

    --spoiler--
    bu samuel johnson denen eleman, adam uyuşturucu kaçakçısı. her yurtdışına çıktığımda gerçek anlaşılana kadar havaalanında alıkoyuluyorum. bir gün karşıma çıktığında soracağım ona, sen samuel johnson musun diye. evet dediği an burnunun üstüne okkalı bir yumruk çakacağım.
    --spoiler--
    (aria galactica, 08.09.2008 22:51)
  11. mıknatıs futbolculardandı. bu adam ceza sahasına girdiğinde top bir şekilde bu adamın kafasını bulur, sonrasında johnson'ın becerisine göre ya gol olour ya alakasız bi yere giderdi.
    (dying brokenhearted, 06.08.2009 13:33)
  12. dudak payında ölçü birimimdir. çok severim kendisini o apayrı mesele, yeri ayrıdır...
    (emir cool u, 06.08.2009 13:34)
  13. vakti zamanında bazı 5 çekme sevdalılarına, çantasından çıkardığı uzun antenli radyodan arabada beş evde onbeş şarkısını çam sakızı çoban armağanı olarak hediye etmiş futbolcudur.
    (maniacxx, 06.08.2009 13:59)
  14. kendisi olmasa da ismi bana scarlett johansonu çağrıştıran zat-ı muhteremdir. nitekim, itü sözlüğe girmemle sol framedeki başlıklara bakar bakmaz-algıda seçicilik olsa gerek- scarlett johansson başlığını gördüğümü zannetmem bir olmuş, hemi de 3 giri girilmiş, ne olmuş ki bebişime denilip bir iştahla başlığa dalınmış ama görsellerde kapkara suratıyla iri yarı bir zencinin beni karşıladığını farketmemle kendime gelmem aynı ana tekabül etmiştir.

    başlık sahibi hakkındaki düşünceme gelirsek, onun benim aklımda yer eden en önemli görüntüsü, sanırım kadıköyde beşiktaşla oynanan bir derbi maçında, bir avrupa kupası karşılaşması da olabilir ama önemli bir maçtı işte, saha kenarına gelip o dönemin teknik direktörü mustafa denizliyle kafa kafaya verip ondan taktik alırken suratının aldığı o şaşkın ifadedir. hayatım boyunca unutamayacağım bir imgedir benim için.
    (moonman08, 06.08.2009 14:14)
  15. çok güçlü futbolcu olarak lanse edilen tırşo topçu. bi' ara hagi yüzünden sakatlanmış mıydı neydi sonra sahalara geri döndü ve ilk gs maçında hagi'yi hoplatacağım vs diyordu. o maç geldi çattı hagi'yle karşılaştılar ve sonuç: johnson'ın kaburgası kırıldı...

    ps: beşiktaşlıyım
    (tyler durden, 06.08.2009 14:17)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil