sadece 1 gün piyasada kalmış başlık olma sıfatını an itibariyle sildiğim giri. 83.000 küsur nüfuslu, manisa'nın kalabalık diğer ilçelerinden kat be kat gelişmiş ilçesi. seçim zamanlarında il yapma vaadiyle kandırılmış, hatta 81 plakayı verdik diye keklenmiş yarı memleketim. tefecilik ve üzümcülükle geçim sağlayan halka sahip *, metrekare başına tiki yoğunluğu gitgide artan; ege'nin nadide ilçelerinden. gençlerin takılmaları için bulunan kafelerin adı ilginçtir: mavi göl, piri reis, hazerfen çelebi, denizin ezgisi, eylül coffee shob, ** roma pastanesi.. odun köftesi çok ünlüdür, ayrıca suyu kıyaslanamayacak kadar mükemmeldir. jeotermal enerji ile kurşunlu kaplıcalarından tüm şehre boru döşenmiş, şehir bu harika hizmetten faydalanmıştır. bornova belediyesi de yararlanmak için başvurmuş ancak mesafenin boru uzunluğuyla doğru orantısı sebebiyle vazgeçmişlerdir. çok deli bir öss adayı potansiyeli vardır. hatta final dersanelerinin tek manisa şubesi salihli'dedir. bir eksiği öss gençliğinin öğretmenlik yazmaktan itü'nün yanından geçmemesidir. *** karizmatik okulu olarak salihli sekine evren anadolu lisesi
manisanın coğrafi ve ekonomik bakımından il olmaya en müsait, en gelişmiş ilçesi. yolu düşenlere kurşunlu kaplıcaları ve lidya döneminden kalma sart harabelerini gezmeleri tavsiye edilir, odun köfte yemeden de gitmeyin tabii. temiz hava ve suyuyla güzel memleketim.
turgutlumuzun komşusu, kasaba(turgutlu) ile rekabet içindedir. manisa ilçelerinden il olma olasılığı en yüksek olandır. sanayisi pek gelişmemiştir. genelde memurlar ve emeklilerin ikamet ettiği ilçe..
kurşunlu kaplıcalarıyla,odun köftesiyle,allahdiyen köyüyle,bozdağıyla,kirazıyla,üzümüyle beni cezbeden; her yaz deniz kıyısındaki tatil mekanları dururken orda olmayı tercih ettiğim memleketim.
''yeşilvadininprensesi'nin'' memleketi.manisa'nın en gelişmiş,güzel bir ilçesidir.odun köftesi,sart harabeleri,kurşunlu kaplıcaları meşhurdur.salihliyi severim,bana manisa'ya çok yaklaştığımızı gösterir bu şehir ankara dönüşlerinde...
ege bölgesinde, memleketim olduğunu bir tarafa bırakıp değerlendirdiğimde bile sayılı olduğuna inandığım ilçelerdendir. bunun en belirgin ispatı bayram arifesinde izmir otobüs terminalinde salihli - izmir seferi yapan güven firmasının önünde oluşan o müthiş kalabalıktır. öyle ki diğer il ve ilçelere gidecek olan insanlar ''noluyo birisine birşey mi oldu acaba?'' gibisinden meraklı gözlerle bakar. böyle günlerde otobüs seferleri dolunca hareket edecek şekilde yapılır ki 5 dk. bile sürmez dolması.
müthiş bir düzen ve ahenk sözkonusudur bu diyarda. birbirinden güzel, toprağı verimli birçok köyü barındırır bünyesinde. yerli kesimin çoğu bu köylere mensup olup geçimini köylerindeki tarlalarından yahut köylerinden kalan miraslarla yaptırdıkları evleri kiraya vererek geçinir. yerli kesimin diğer büyük bir kesimini de memurlar bilhassa emeklileri oluşturur. salihli'de doğudan göçün diğer ilçelerdeki kadar problem olduğunu pek düşünmemek gerek(yerlilerin pek hayıflandığı bir mevzudur). göç yapanların biraz üst sınıf olanları esnaflık yapar, diğer kısmı ise inşatlarda şantiye işlerinde çalışır yahut çevre köylerdeki hayvan çiftliklerinde bakıcılık yapar, hasat mevsiminde meyve toplar. insanları iyi niyetli, temiz kalpli tam bir ege insanıdır. bu sebepten çok problemli bir yer değildir, sakin, kafa dinlenesi, huzur verici bir yerdir. cadde ve sokakları son derece düzenli, çarpık kentleşme minimum düzeydedir. öyleki bazı sokaklarda kilometrelerce dümdüz gidilir karşınıza 1 tanecik bina çıkmaz.
en büyük problemi ise gençleridir. bu kentin huzuru fena halde gençlere batar. memleketinde gurbeçti gibi yaşar gençleri. ne olursa olsun üniversite sınavında herhangi bir yer tutturduğu an kaçar, üniversite ile olmazsa iş arar, sorar biryerlerde çalışır ama salihli'de asla durmaz. bu sebepten sokaklarında bilhassa kışın 20 yaşını aşkın pek genç görülmez. ama lise çağındakiler vardır ki çok fecidir, anlatmakla bitmez. bayramlarda veya yazın gurbetçi gençler döner, denizin ezgisi, mavi göl, aile pastahanesi gibi mekanlarda buluşur, hararetli şekilde sohbet eder. hepsi çocukluğunu beraber geçirmesine rağmen pek bir soğuktur, tuhaf bir tavır içersindedir aslında bir yarış içersindedirler. bu yarışın ne olduğunu tam anlamıyla bende çözebilmiş değilim efenim.
arkasında sıra dağlar önünde dümdüz gediz ovası mevcuttur. suyu ve havası mükemmeldir. benim çocukluğumda musluklarımızdan akan suyu belediye şişeleyip çevre il ve ilçelere satardı. yeşili boldur. caddelerinde hep ağaç vardır. herhangi bir sebeble bu şehre yerleşen kişilerin mecburiyet haricindeki terketmedikleri, bu yüzden giderek yabancılaşan ve tadı kaçan güzide memleketim.
bir çok sokağında anılarımın olduğu, demiryolu boyunca defalarca annemin evine ulaşma sevinciyle yürüdüğüm, zakkumlara kimbilir kaç kez ''onu ne kadar çok sevdiğimi '' anlattığım, yeşilinden yanan tenime serinlik, suyundan kavrulan ümitsizliğime can beklediğim, baharda da kışda da aynı iştahla sevdiğim memleketim.
içinde (çok sevdiğim birisinin olmayışı yüzünden) boynu bükük kalan şehir.
anlamsızca akıl sır ermeyecek şekilde zengindir halkı.
sorduğunda amcama "işin nedir" diye ?
"- arzuhalciyim" der. muhabbet az koyulandı mı biz zenginik biz şuyuk biz buyuk diye devam eder.. anlarsın ki tefecidir.
öğrencilere uzaylı muamelesi yapar burada bir çok insan çarşıya inersin "-sen yabancısın değil mi "derler ?
evlerin çoğu panjurlu mavi çadırlıdır. tren yolundan düz gittiğinde güzelim eski taş evler görürsün, bi kaç tane görgüsüz kendini bilmez gösteriş meraklısının villamsı ahımsı şahımsı mimarisi şatafatlı evi olmasa huzur bularak yürürsün orda..
herşeyiyle çok sevdiğim ve şuanda yaşadığım ve üzerinde okulumun bulunduğu(bkz: sekine evren anadolu lisesi) harika şehirdir. manisa'da tek burger king restoranına sahiptir ve odun köftesi harikadır sevgiyolu,turan caddesi, ve kurudere caddesi en kalabalık caddeleridir.