tam bu tanımın altını doldurmasa da, kadıköy rıhtım caddesi üzerinde bu meyhanelerden bolca bulunur.
bazılarında 1,5 ytl'ye 40'lık bira içilebilen bu meyhanelerde, servis adabı ve müşteri memnuniyeti meyhanelerin temeline gömülüp üzerine tekel votkası dökülme suretiyle defnedilmiştir.
hamsi istediğiniz garson "yok" cevabını verince, diyalogtan duyduğu tek şey "yok" olan mekan sahibi masaya doğru ağır ve emin adımlarla gelerek "ne istiyomuş bunlar?" sorusunu kimsenin duymasından çekinmediği bir sesle garsona sorar. buraya gelen insanların çoğu için lüks görünen bu mezeyi isteyip (porsiyonu 5 ytl'dir) halktan uzak adam damgasını yiyen ezik bünyeler, daha da ezilip büzülerek yerlerinde küçülmek, "abi köfte pilav falan ne varsa olur fark etmez bize ne olsa yeriz
* ehe, mehe" şeklinde cevaplar vermek zorunda kalırlar.
bu tarz yerlere iki kişi gidip ikişer bira içerek 10 ytl altında bir hesap dönerse,
garsoniye % 50'ye dayanır. götü yiyen "abi iki bira içtik, 5 milyon garsoniye mi olur?" desin. türk filmlerinde sıkça görülen
- gençlerin derdi neymiş?
+ hesaba itiraz ediyolar abi
diyaloğunun yaşanmasını isteyen olacağını sanmam.
elbette eklemeden olmaz, bu tür meyhanelere erkek erkeğe gidilir.
başlığın altını tam olarak dolduran, türk filmlerinde
nubar terziyan'ın işlettiği, kızının garsonluk yaptığı ve bütün müdavimlerinin bacısı olduğu, hatta arada gelen züppelerin herkesi aşağılayarak kıza sarkmaya kalkmasıyla mekanın temizliği namına yaka paça atıldığı meyhaneler maalesef yoktur türkiye'de. birçok sahilde envai çeşit birahane ve meyhaneye girmiş biri olarak söyleyebilirim ki, nubar terziyan'ın meyhaneleri iş yapmıyo diye kapatılmış, yerine mafyanın işlettiği ayakta adam sikilen
* mekanlar pıtrak gibi bitmiştir.
öyle yalnız kalıp da
boynunda havlu asılı duran meyhanecinin saygılı ve "beyim isterseniz kalkın artık çok içtiniz" gibi babacan bir tavırla uyarılarda bulunduğu meyhaneler değildir.