genelde ilköğretim çağındaki çocukların mahalle aralarında zevkle ve şevkle oynadıkları oyun. toplu saklambaç ve normal saklambaç olmak üzere ikiye ayrılır. toplu olanı, sadece erkek çocuklar kendi aralarında oynuyorlarsa tecih edilir.
iki tür saklanacak yer vardır.
oldukça gizli, ebenin sizi bulması zor olan yerler; ancak ebelemek için duvara koşmak oldukça zahmetlidir. ebeyi oyalamanızı, bu esnada başkalarının onu ebelemesini sağlayabilir.
bir de bulunması daha kolay; ama duvara direkt erişim sağlayan yerler vardır ki ebe sizi zahmetsizce bulabilir; ama en ufak dalgınlığında duvara koşarak ebeleyebilirsiniz.
hem gizli, hem de kolayca ebeleyebilmenizi sağlayabilecek bir yer gerçekte yoktur, varsa da ebe ilk olarak buraya bakacaktır.
not: bu giride 8 defa ebe lafı kullanılmıştır.
akşam ezanından sonra oynaması zevk veren oyundur. zira sokak lambaları ve evlerin ışıklarının gölgesinde çanak çömlek patlatmak çok kolay olur.
ve sağım, solum, önüm, arkam ebe sobe şeklinde ebenin işkencesi başlar.
saklambaç oynayaaaan elime mum diksiiiiiiiin...
şeklinde,herkesi oyuna davet eden,ebe sizseniz ağlatmalı olanı çok sinir bozucu olan ,güzel bir çocuk oyunudur.
vakti zamanında nurseli idiz'in sunduğu çöpçatanlık programı. mehmet ali erbil'in şu sıralar bokunu çıkardığı format'ın ilk versiyonuydu. paravan'ın arkasına geçen bir erkeğin 3 kızdan birini ve daha sonra bir kızın 3 erkekten birini sorduğu sorulara verilen cevaplara göre seçmesinden oluşurdu bu program. daha sonra çiftler kaynaşsınlar diye ünlü bir restorantta yemeğe gönderirlerdi..
ebe olan kişinin gözü kapalı bir şekilde bir yere yaslanıp tercihen 100'e kadar sayması, o sayarken diğer elemanların saklanması üzerine kurulu oyun.
ebe kişi 100'e kadar saydıktan sonra ''önüm arkam sağım solum saklanmayan sobe'' der ve aramaya koyulur. bulduğu insanın adını da söyleyerek saydığı yere koşturur ve sobe der. eğer yanlış kişiyi söylemişse çanak çömlek patladı olur. çok sevimsiz bir durumdur, tartışmalar yaratır.
saklanan kişinin amacı ebeye çaktırmadan, ebenin saydığı yere sobelemektir.
ebe tüm saklananları bulduğunda saklananlar arasında parmak tutuşmaca ya da bir şey tutmaca ( çiçek, araba markası, renk...vb) yapılır. tutulan şeyler ebeye sunulur. ebe bunlardan birini seçer ve yeni ebe artık o olur.
dizideki bağdagül karakterinin, bir bölümünde "abilerim hep demişti zaten dünya kadar malın olacağına fındık kadar..." deyişini kullandığı, beni benden almış götürmüş eski bir atv dizisi.
çakallığın bünyeye minnik yaşlardan beri enjekte edilmesi oyunlarından sadece biridir bu da. her kötü şey gibi bu da zevkle zaman geçirmemize olanak verir. bütün katılımcılar da memnundur halinden ebe haricinde. ebe kelimesi her türlü kullanım alanıyla bile sakattır zaten. söz bazında ilk sikilenler genelde onlardır. bir kesim insanın "ha ebemi mi? sik canım önemli değil" şeklinde güya lafın kendisini doğurtan ve tanımadığı kadına gittiğini varsayar ancak kimse "ebeni sikeyim" derken onu düşünmez, ebe açıktır, genelde de anneannedir. büyük küfürlerin de başında gelebilir bazı açılardan bakıldığında. neyse lafı dolandırmadan ebe olmak kötüdür. yapılan onca fitnebazlığa elin kolun bağlı bakmaktır. neymiş efendim, saklambaç! saklanmaca dersek yanılmış olmayız sanırım, blöf yani. daha küçücük çocuklar birbini aldatıp ayakta sikmeye çalışıyor, böyle oyun mu olur hiç? zaten çocukların en iyi küfür öğrendiği oyun futbol, sonra basketbol. saklambaç da daha sonraki sıralarda geliyor tabii ki, çünkü sürekli sahtekarlık yapan insanlar oluyor bu tür oyunlarda. saklambaç oynarken ebe nin arkasında beklemek bu olayın nası bir boyuta geldiğini gözler önüne sermektedir zira, çakallığın kaşarlısı. çamlak çömlek patladı mevzuunu da vardır aranızda hatırlayan sanırım. neymiş efendim, iki kişi tişörtlerini değiştiriyor, (ki bir kız ve bir erkek değiştirdiği zamanlar da oluyordu bunu, daha küçük yaşta şu yapılanlara bakın) sonra biri ortaya çıkıyor, ebe de diğeri sanıp sobeliyor, (sobe ne aq olayına hiç girmeyeceğim) sonra herkes elleri şaklatarak ebenin üstüne yürüyor, "çamlak çömlek patladııı, çamlak çömlek patladııııı" naraları ile, melodisi hâlâ kulaklarımda lanet şeyin. ulan zaten kendinizi gizliyorsunuz, sahtekarlık gırla, bir de üst değiştirme neyin nesi?
işte tüm bu yüzlerden çok tehlikeli oyundur, bence 18 yaşından küçüklere oynatılmamalıdır, 18 yaşını geçip senede birden fazla saklambaç oynayan tanıdığınız varsa da bundan sonra görüşmeyin zaten. şaka bir yana da ne zevkli oyundu lan saklambaç, ne çamlak çömlek patladırdım ama amına kordum adeta ortalığın, özledim lan.
bazen kimsenin beni görmedigini sandigim bir yerde
tipki cocuklugumdaki gibi sokagin sessizligine karisip bu oyunu oynuyorum
hani olmaz ya
birisi cay ictin dese bile cikma ihtimalim yok saklandigim yerden
bazen de ben kimsenin beni görmedigini sandigim o yerde
kendi kendime ömrümün sonuna kadar ebe olmayi kabul ediyorum
üstelik ürkütücü o sokak aralarinda hickira hickira seni ariyorum
görsem seni o sokaklardan birinde sobe deme ihtimalim bile yok
cünkü artik senin hayal olduguna tüm benligimle inaniyorum
aslinda ben hala cocuklugumdaki o hep saklandigim yerden cikamamisim
yavas yavas kabul ediyorum....ama hala bıkmadan usanmadan saklambaç oynamaya devam ediyorum.
küçükken çok sevdiğim oyun. ilkokulda son ders hoca bahçeye bırakırdı. oynardık. bir gün bir arkadaşımız en bulunmaz yere saklanmak istedi. okulun kaloriför dairesine giren bu körpecik çocuk ışığın yetersiz olmasından dolayı ters bir hareketle kaloriför kazanının içine düştü. neyse ki 2 kişi gitmişler de diğer arkadaş hocayı çağırdı. bu bizim son saklambaç oyunumuzdu okulda ki. allah'tan kaloriför yanmıyordu o gün. arkadaşımızı kurtaran hocamız dışarı çıkarttıktan sonra afrikalılardan bir farkı kalmayan arkadaşımızı bir güzel dövdü.
her saklambaç oynayışımda, saklandığım yerde kendi kendime gülmeme sebep olan olaydır ve bunun yüzünden hep sobelenirim. "dollidolli sobe" diye çığlık çığlığa koşan ebeyi sallamayan ben güle güle ortaya çıkar yerlere yatarım.
her akşam, eve girmeden önce oynadığımız son oyundu saklambaç. oyunun sonu hep benim sobelenmemle gelirdi . bi kere bile 'sobeee' demeden çocukluğum bitti be. babam saolsun; zamanlaması harikadır. ne zaman saklansam adımı duyardım babamın sesinden. ilk zamanlar çıkmıyodum ama sonraları baktım babam meraklanıyor çıkıyodum yerimden, babamın sesini duyar duymaz. tabi arkadaşlarımda boş durmak yok. hemen ' sobe sobe sobe ' .. bi durun ya bekleyin demi oyunun sırası mı babamla bişey konuşuyorum şurda hallah hallah derdim hep.
en sevdiğim çocuk oyunu. anağm olsa da oynasak valla. herkes bi büyümüş asil olmuş anacım "gelin be saklambaç oynayalım" diyorum "ya kızım ne saklambaçı gel şurda bişeyler içelim" diyorlar ühü. ama koydum kafama sözlük 67890 saat boşum olduğu bi gün okulun orta yerinde geberene oynamazsam çeriçeri değilim. nokta bitti.