belli bir birikimin sonunda patlak vermiş olaydır. mevzu bahis t shirt lü tiplerin , önce oradaki adamlarla tartıştıkları , daha sonra olayın kavgaya dönüştüğü söylenmektedir - ne kadar doğrudur bilinmez - gerekli bir durum mudur ? elbette değildir , her ahmet kaya t shirt lü adama saldırılmaz diye düşünüyorum elbette ama insanların psikolojisini de anlamak lazımdır. her gün bu kadar şehit verdiğimiz bir dönemde , yaşarken pkk ya ve maymun başına övgüler düzen ahmet kaya nın t shirt ünü giymek yanlılştır. ha bunu sadece kompleksli bir şekilde ve ağzından salyalar çıkararak ''bu bizim insanımızın ne kadar geri , yobaz , sığ olduğunu gösteriri. ne var yani adam t shirt giydiyse , düşünce özgürlüğü!'' falan diye yorumlayanlar da olacaktır elbette ama sakin ve çift taraflı , geniş düşünmek lazımdır.
benim ülkemi bölmek isteyen kim varsa, askerimi kim şehit ediyorsa ve kim bunlara destek veriyorsa hepsinin cezasi ölüm olmalıdır. konu benim vatanımsa hiçbir düşünce özgürlüğü zavazingosunu dinleyemem, kimse kusura bakmasın. elimde kılıç olsun kafalarını keserim, silah olsun beyinlerini dağıtırım, hiçbişey olmasın linç ederim. olay bu kadar basittir, ki artık bu ülkenin onlarca yıldır belasını siken siyasetçilerin, din düşmanlığı yapmaktan bilime hizmet edemeyen bilim adamlarının, çok büyük bir bok olan nobeli ödülü kazanan hikaye yazarlarının fikir serbestisi, düşünce özgürlüğü gibi söylemlerinden bıktık, hangisi şu vatana adam gibi hizmet etti ki onları dinleyelim. yeter artık! benim askerimi öldürenlere ölüm, vatanımı bölmek isteyenleri vatansız birakmak lazımdır.
millet, ırk, renk, kültür önemli değildir. vatanıma hizmet ediyorsa herkes kardeşimizdir, eğer vatana zarar veriyorsa türkler de düşmanımızdır.
(not: belki ağır bir yazı oldu ancak ırksal ayrımcılık yaptığım düşünülmemelidir.)
(edit: yarım saat içinde böyle önemli bir konudaki giriyi en sevilmeyen eserlerim arasında 1. sıraya sokan arkadaşların taa a.k. bu kadar fazla vatan karşıtı veya pkk sempatizanı olduğuna çok da şaşırmadım.)
milliyetçilik..ulusalcılık coştu denirken asıl coşanın faşizm olduğunu kafalara dank ettiren olaydır.
olayı televizyondan anlatıldığı şekilde yargılamak istemiyorum. çünkü biliyorum ki medya'nın söylediği 5 sözün 7'si artık yalandır. sadece ahmet kaya t-shirtü müdür sebep ya da kürt olmaları mıdır bilemiyorum. olay bir provokasyon olabilir ama medya bunu ahmet kaya t-shirtüne bağlayacak kadar yüzeysel davranıyor olabilir. hatırlayalım itü'de geçen sene olan olayları. medyamız ne demişti sağ sol kavgası. abdullah öcalan lehine slogan atanları solcu tepki gösterenleri sağcı yapmış ve yüzeyselliğin dibine vurmuştu medyamız. sonra aklıma başka bir örnek geliyor. hrantd dink suikasti sonrası katil diye televizyonda gösterilen itülü genç. medya yine götten sıkma bilgileriyle ortalığı karıştırmıştı. şimdi yine medyanın dediğine kanıp ahmet kaya t-shirtüne bağlamayacağım ben bu olayı. belki provokasyon vardı. çünkü 500 kişi vardı yaklaşık orada. ahmet kaya mezarından kalksa 500 kişi gelmez o hızla bir araya (bkz:
abartı). ama yine de görüntülerden çıkarılan bir ilginç şey de görüntüden tek bir konuşma bile anlaşılamaması. kuduz köpekler havlıyormuşçasına herkes bir yerlere bağırıyor, herkes birşeyelere tepkili. nedir bu insanların anlatamayıp da havlamalarının nedeni. konuşarak söyleyecek zekaları yok mu. itü'deki protestoyu hatırlayın ne kadar güzel sloganlar vardı. ama bu adamlara bakın bir de ağzından salyalar akıtarak etraflarına saldıran bir grup köpek gibi görünüyorlar sadece. ne kadar çağdışı. sebebi neyse ne umrumda değil ama bu linç girişimlerinin sayısı bir değil beş değil. yargıya güvensizlik almış başını gitmiş, konuşup derdini anlatma gereği ortadan kalkmış. şimdi düşünün o beş yüz kişiden her biri teker teker kavgaya karışmış olsalar haklarında dava açılmaz mıydı? neden 500 kişi bir araya gelince yargı çaresiz ki? neden 500 kişi bir anda suçlu olamıyor. o 500 kişiden 5 kişi 10 kişi göz altına alınmıştır yarın onları da salarlar. madem öyle ben bütün tanıdıkları toplayayım ( gerçi 500 etmez ama olsun) hiç sevmediğim bir adamı dövüp üstüne geçireyim t-shirtü. ne kadar güzel ne kadar hoş.
çok da şaşırılmaması gereken bir olaydır. hele hele burda "birikim sonucu" ya da "baskılı tişört giyen kim olursa olsun dalmak", "vatanı bölmek isteyenler"gibi sözlere rastlanıp, olayın bunlara dayandırıldığını görüp de tüyleriniz ürperiyorsa ve fikir beyan edenlerin üniversite öğrencisi (belirli bir bilgi ve birikime sahip olduğu varsayılan gençlik de denebilir, ben öyle varsayıyorum çünkü) olduğu düşünülürse, evet artık hiçbirşey şaşırtmıyor. yapılan her çirkinliğe, her saldırıya, her hoşgörüsüzlüğe bir dayanak üretilebilir sonuçta. bir gün tişört giydi dersin, öbür gün gözünün üstünde kaşın var dersin, kanla sularsın bu ülkeyi ve umarım rahatlarsın.
ahmet kaya'nın pkk'ya destek verdiği ortada iken ve aynı zamanda kahpece saldırıların yapıldığı bir zamanda o herifin ismi ya da cisminin olduğu tişörtü giyip dolaşan kaşınmış demektir. milleti de kontrol edemezsin ki, tartışma olmuştur sinirlenip dalmıştır o kadar olaydan sonra.
dövenleri savunmuyorum ama, tişörtü giyenlerin "işçi, ekmek parası için gelmiş, ana babalarını bırakmışlar" gibi klişe kılıflarla savunulması da her zaman rastladığımız olaylardan. bariz dikkat çekiyor, artık başka kılıflar bulun bence.
che tişörtü giyene kimse birşey yapmıyor (hatta baya giyen de var) ama sen tutup hainliği ve pkk'ya desteği tescilli bir adamın tişörtünü giyip dolaşırsan, bazı şeyleri göze almışsın demektir. zaten dayak yiyenlerin de birer maşa olduğunu düşünüyorum. bazıları tarafından, bilinçli olarak, o şekilde sokağa salınmışlar sırf dayak yemeleri, olay çıkması için. bunları gönderenler de amaçlarına ulaşmışlar maalesef. çünkü biz burda bu olayı tartışıyoruz. işte milleti kontrol edemiyorsun ki, "bırakın bunları, maşa bunlar, boşverin gitsinler" diyemiyorsun o kadar acı olaydan sonra. sadece bu maşaları gönderen şerefsizler amacına ulaştığı için "keşke dövmeselermiş" diyorum. yoksa dövdükleri iyi olmuş diyebilirdim...
ahmet kaya'nın neleri temsil ettiği çok açık. ne kadar iyi müzisyen olursa olsun, sesi ne kadar güzel olursa olsun adı pkk ile özdeşleşmiştir. hiç de iftira değildir. ıspatı olan meşhur birkaç videoyu youtube'ta rahatlıkla bulabilirsiniz.
1. ahmet kaya denilen dünyaca ünlü (!) sanatçının bir hain olduğu su götürmez bir gerçek iken
2. önceki gün tunceli'de vuku bulan ve hepimizin canını yakan hain saldırı bu kadar tazeyken
3. sakarya'nın trabzon'dan çok da farklı olmadığı biliniyorken
4. çark caddesi'nin sakarya'nın en kalabalık caddesi olduğu biliniyorken
yani tüm bunlar açık ve ortadayken, iki tane ahmet kaya sempatizanının böyle bir tutum takınmaları en hafif ifadeyle cami duvarına işemektir. yaptıklarının provokasyon dışında bir adı var mıdır? yoksa ben fazla mı kötü niyetliyim?
not: burada linç girişimini savunuyor değilim. ama ağır tahrik denen de birşey var. suçu ortadan kaldırmaz ama cezayı hafifletir.
saldırının yapıldığı ve 7 şehit verdiğimiz bir günde öcalan baskılı tişört giyip gezmekten ne farkı olduğu açıklanabilirse 'belirli bir bilgi ve birikime sahip olduğu varsayılan gençlik' diye açıklanan topluluğun bir ferdi olarak benim de kınayacağım bir hareket olacak bu. yok aslında pek farklı bir hareket değil diyorsanız ya öcalan baskılı tişört giyilmesine karşı değilsiniz (ki bu bazı şeyleri açıklar zaten) ya da insanların bu tür hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak onları küçümsemek yerine biraz anlamaya çalışmak durumundasınız demektir. sonuçta kimse ahmet kaya tişörtü giymek zorunda değildir herhalde.
not: tabi ki öcalan ile bir tutmuyorum kendisini ancak
aynı bokun laciverti olduğunu da kanıtlamaya gerek yok sanırım.
(bkz:
ahmet kaya)
edit: orada dayak yiyenler kürt kardeşlerimiz değil, şehitler verdiğimiz bir günde ahmet kaya gibi bir pkk destekçisinin tişörtünü giyen 2 tane ne olduğu belirsiz insandı, sapla saman olayı kısacası.
halkın artan şiddet eğiliminin bir göstergesidir. polisin pek çok konuda elinin kolunun bağlanmasına bağlanabileceği gibi televizyonlarımızı saran şiddet dolu dizi ve filmlere de bağlanabilir. linçin ideolojisi, dini, partisi yok. aha demin de aşağıda bi tane hırsız yakalayıp linç etmeye kalktılar.
ne linç girişiminde bulunanların ne de kalleş olayların ardından tshirt giyenlerin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını gösteren olaydır.
hukuk devletinde linç tasvip edilir bir şey değil fakat 7 askerin şehit edilmesinin üzerine ahmet kaya t-shirtü giymek de pek normal bir davranış gibi gelmiyor sakarya gibi bir şehirde.
yaşayanlar sakarya'nın siyasi yapısını, terör sorununa bakışını bilirler. istanbul'da bu olayın olduğu saatlerde eminim ki ahmet kaya t-shirtü ile onlarca kişi dolaşmaktaydı sokaklarda. benzer bir haber duydunuz mu istanbul'dan? kiliseye girip mumları işeyerek söndürseniz sizi alkışlarlar mı? nerede ne yaptığınıza dikkat etmek zorundasınız. tüm sakarya'yı rehabilitasyon programına alamayacağımız için uzun vaadede eğitim şart diyoruz.
tabi bu saydıklarım linç girişimini aklamaz ama içinde bulunduğunuz şehrin tahammül sınırları geniş olmayabilir. ahmet kaya olayına ise hiç girmiyorum, ne olduğu belli zaten.
tarlada çalışan kürt işçilere birileri saldırsa allah belalarını versin saldıranların derdim ama bu olay hiç de normal gelmiyor bana. pis kokular yükseliyor bu olaydan.
kötü bir olaydır, sonu kutuplaşmaya giden bir tünele iten olaydır türkiye'yi. hakkında basında çıkan haberlere göre yorum yapılmaması gereken olaydır.
çark caddesi gibi şehrin nabzının attığı bir noktada, henüz şehitlerimizin acısını taze yaşayan ve işyerlerine, evlerine bayraklar asan, terörü lanetleyen bir kitlenin tam ortasına
ahmet kaya fun club üyesi gibi kocaman fotoğraflı iki t-shirt'le çıkarsan, sonuçlarına da katlanırsın. ne linç girişimini tasvip ediyorum, ne de bu ağır tahriki...
olaya çok küçük de olsa rasyonalite atfetmeye çalışanların yorumlarını üzgünlük ve korku ile takip etmekteyim. türkiye de her an ağzı bağırmaya çağırmaya hazır, ellerinde bellerinde türlü silahlar, cep telefonlarında kavgaya çağıracağı adamların hazır bulunduğu, en ufak rahatsız olduğu bir olayda linç girişimi başlatabilecek ve bunu büyük bir zevkle kendini sonuna kadar haklı görerek gerçekleştiren bir güruh oluşmuş durumda. bunun örneklerini trabzonda gördük, istanbulda gördük, sakaryada gördük, sonunda ne oldu linç eden ettiğiyle kaldı, dayak yiyen yediğiyle kaldı, valiler emniyet müdürleri halkın duyarlılığından bahsetti, sırtlar okşandı, aferinler alındı, ortam sakinleşti peki elimizde ne kaldı? çok büyük bir düşmanlık kaldı elimizde. ne olacak yani türkün yaşadığı yerde kürt olmasın, kürtün yaşadığı yerde türk olmasın bunu mu istiyoruz? o zaman kusura bakmayın en büyük bölücü biziz.
abi onlar da ahmet kaya tişörtü giymiş tahrik oldum, adam gibi gezsinler o zaman türk kürt kardeştir diyenlere cevabım, eğer sen kardeşim dediğin kürtün ne giyemeyeceğine karışabileceğini düşünüyorsan o senin kardeşin değil köpeğindir. bu ülkede ahmet kaya tişörtü giymek suç mu? değil. e abi suç olmalı diyorsan o zaman zaten faşizanlığa sürüklenen ülkeme bir mum da sen ekliyorsun demekten başka bir çarem yok. adamlar gebersin türkler diyemi bağarmış? tuncelide nasıl döşedik mi demiş? ne yapmış bu adamlar öldürülmeyi hakedecek? o adamların pkk'yı savunduklarını nereden biliyorsun?
kürtlerin 1980'den sonra çektiklerini anlatmaya gerek yok sanırım, ama öğrenmek isteyen varsa
diyarbakır cezaevi başlığı'na bir baksın, oradakiler yetersiz gelirse
yıldırım türker'den ben bir yazı tavsiye edeyim.
http://www.radikal.com.tr/...
bu işkencelerden ölümlerden geçenler senin halkın, senin vatandaşın gavur değil. şimdi o adamlar bu işkenceleri gördü, geldi çocuklarına anlattı ben de gittim diyarbakır'da yeşil asker pantolonuyla dolaştım? beni linç etmeye hakları var mı? ederlerse savunanlar çıkacak mı bu sözlükte, daha beter olsaydı diyerek? e abi tahrik oldum, o askerler benim amcama bok yedirmiş zamanında diyene, sen de haklısın mı diyeceğiz?
bu ülkede giderek linç edilmeyecek kesimlerin daraldığını her an genel kaidelerden biraz uzaklaşırsan başına türlü şeyler gelebilecek bir ülke olduğumuzu görmüyor mu bu arkadaşlar? ve yanında devletin kesinlikle olmayacağını? bu tip yapılan her girişimin beraber yaşama şansımızı azalttığımızı, pkk'nın yaptığına yardımcı olduğumuzu anlamıyor musunuz?
edit: bu olayların eşleniği zaten hazırda var. gazi mahallesi'nde bozkurt tişörtü giymek gibi, istediğimiz böyle bir ülke mi? (
tazmanya canavarı'na teşekkür)
(malina, 05.06.2007 15:08 ~ 16.09.2007 19:24)
medyamızda çarpıtır adamın amına koyar veya gider vezir yapar. şimdi asıl olay şu gerçekten bu kişiler provakasyon için mi yaptı bunu? hani insan sormuyor değil, heriflere bakıyorsun yol inşaatında çalışan ameleler. amele adamın üstünde armani versace tişört filan görmezsin. adam amele zaten zengin piçi değilki adam gibi giyecek alsın kendisine. bakırköy belediyesinin binası yeniden yapılırken bazı ameleler slayer tişörtü giyerdi üstüne. ama bu adamlar thrash metal manyağı değildi veya slayer fanı değildi. vermişler oradan tişört veya ucuza bir yerden bulup almışlar giyiyorlardı. bıyıklı, esmer, kumaş pantolon üstüne hell awaits baskılı tişörtüyle bunların kiliselerin ordaki havuzbaşı çay bahçesine gittiğini biliyorum. belki bu adamlarda buldu bedavaya, giydi sonrada ahmet kaya baskılı tişörtleri.
olay asıl toplulumuzun ne durumda olduğunu gösteriyor. millet adam sikmeye yer arıyor. aslında bunun en büyük nedeni ülkenin içindeki durum. artık birikenlerin bir yerden hayvani derecede patlak vermesi. üstümüdekiler gider istanbul'un orta yerindeki araziyi yabancı şirkete satar. giderler boğaz'da değerli olan devlet kurumuna ait yerleri yabancılara satarlar. bilmemne işletmesenin idaresi bilmem hangi ülkenin kuruluşuna verilir. ekonomi iyi deniliyor işsizlik gene dolu. adam aç kalıyor gidiyor hırsızlık, gasp, darp yapıyor. şimdi ekonominin veya parasal durumun nesi iyi? üniversite mezunu adam işsiz sap sap ortalıklarda dolanıyor. gidişat boktan giderken seçimlerin yaklaşmasınıda bilen orospu çocuğu pkk olaylara başladı. herifler azdı, zaten ülke karışıkken ortalığı iyice bulandırmaya çalışıyorlar. böylesi sikik bir çatışma ortamında ahmet kaya tişörtünden çok daha ufak sebeplerden büyük boyutlu olaylar çıkabilir.
eğer bu siktiminin olayı gerçekten provakasyonsa amacına ulaşıldı. ama değilse cidden yazık ve ne kadar sinirli ve patlamaya hazır durumda olduğumuz belli. artık ekonomik durumlar, ülkenin durumu, verilen şehitler derken herkes bir öfke sinir içinde.
aynı mantaliteye sahip insanlarca yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir ki,kınıyorum.
(bkz:
eminem tişörtü satacısını infaz)
aşağıda ki vakayı haklı çıkaran olaydır, çıkarmamasını temenni ederdik ama işte...
-ben de ismail yk tişörtü giyenlerin dövülmesini istiyorum hatta bizzat kendim dövmek istiyorum
+heh heh komik olmuş.
-komik değil efendim ciddiyim. okkalı bi dayak atmak istiyorum. ben buna değil bir insan evladının "şappur şuppur beni öp happur hupur beni ye" gibi dahiyane bir şarkı yapıp da ödül almasına gülerim asıl.
+o zaman gül geç hayranlarını niye dövüyon ki.
seven sever deyip geçemeyiz efendim. gülüp geçenler ajdar gibi turp olsun. biryerlerde gerçekten işini layıkıyla yapan sanatçıların, gazetecilerin vs. vs. götünden ter boşalırken yada bunlar cinayete kurban giderken ne demek çark caddesi gibi sakaryanın en işlek caddesinde "ismail yk" tişürtü giymek. ben de buna duyarlıyım saygı duyun lütfen. düşüncesizlik ve aptallıksa bunların mazereti dayak az gelir işkence de etmek gerekir.
+tamam da sana ne, bunu o sanatçılar düşünsün.
-hayır efendim. bende sinirliyim."hmm varmi olan vücüdü 90 60 90 hop
www.bombabomba.com o dudaklar,bal yanaklar
girde bir bak daha neleri var" gibi şarkılar, çark caddesi boyunca sıra sıra dizilmiş mağazalarda çalarken, orasına burasına atılan mıncıklarla ilkokul ve ortaokul yıllarımızı geçirdik biz. millet ahmet kaya tişörtü giyeni dövmüş üstüne birde aferin almış. biz hiç mi öfkeli değiliz, bizim canımız can değil mi, bu kol cımcırınca acımıyo mu, kesince kanamıyo mu?
gelin birleşelim 3 kişiden fazla olduk mu medyada "öfkeli halkın linç girişimi" diye aklanırız. kimler var elini kaldırsın.
haberleri dinlemeye başladığım ilk dakikalarda sükunet içinde olaya vakıf olmaya çalıştığım ancak ilerleyen dakikalarda sigortamın atmasına sebebiyet veren olaylar silsilesi. şöyleki:
bugün ahmet kaya tişörtüyle gezen yarın bizleri vurmak için, çocuklarımızı öldürmek için silah başına geçmeyecek mi? tamam polislerimiz bu ülkede şiddetin her türlüsünü önlemek için hayatlarını tehlikeye atıyorlar lakin gün oldu sokakta karısına sayamadığımız kadar bıçak saplayan herifi polisler izlemedi mi? şehrin göbeğinde boyumuz kadar bıçakla kavga eden, onları fütursuzca sağa sola sallayanlara seyirci kalmadı mı? şimdide gelmişler elin terörist yanlılarını koruyorlar. haa korudunuz ne yapacaksınız hapislere mi atacaksınız. ahmet kaya konser gelirlerini pkk ya akıtırken neler yaptınız. ayrıca bu sözüm sadece yukarıda sözünü ettiğim olaylarda yer alan polislere değil; bütün ülkeyi yönetenlere, gerçeklerin farkında olup göz yumanlara. alacakları oy veyahut devleti sömümerek elde edecekleri paralar için vatanını hiçe sayanlaradır.
2 gün önce tuncelide 8 mehmetçiğimizi teröre şehit verdir. terörü lanetledik. terörü kınadık. yakınlarına başsağlığı diledik. gerekirse önlem alırız dedik. türkiye kendini koruyacak güce ve yetkiye sahip dedik. e mükemmel de bunlara artık ilkokul öğrencisi bile gülüyor, yapmayın etmeyin. daha kaç aileye ateş düşecek. kaç tane kardeş, abi, kuzen, nişanlı, oğul, evlat ölecek. uyanın artık.
not: polislerle ilgili sözlerim kesinlikle genel değildir. görevini yapmayan yapması gereken yerde seyirci kalanlaradır. ve hatta emekli olduktan sonra pkk ya yardım ve yataklık yapanlaradır...
çok sevilen filmin devamı da gelicekmiş. devam filminde system of a down dinleyen bir grup genç ağır tahrik altındaki 15000 genç tarafından pipilerinden aslıacakmış.
yazılanları okuyunca bayağı bir destekçileri olduğunu gördüğüm yurdum linç kültürünün çocuklarının gerçekleştirmiş olduğu olay.
bu güruh bir süre önce sorgun da ortaya çıkıp namus bekçiliği yapmıştı. kadınların bacak aralarından, kime açıp kime açmayacaklarından sorumluydu mesela. neyse ki; muhtemelen kendilerinin ağızlarından sular aka aka baktıkları ve fakat giremedikleri o evleri yakarak sorgunun namusunu kurtarmışlardı. yaptılar bunu, haklıydılar da. çünkü kadınlar vardı o evlerde, fuhuş vardı; olur muydu? müslüman türk kadınları yakışır mıydı? olmazdı ve bu çoook ağır bir tahrikti onlar da o evleri yaktılar karşı taraf tahrik etmişti.
bu kalabalık daha önceleri de çıktı mesela sivas olaylarında. allahsız komünistler vardı otelin birinde pir sultanı anıyorlardı. andıkları adam da alevi piri zaten. tahrik unsuru 1; çünkü bu ülkede müslüman olmalısın hem de sunni ve mümkünse hanefi geri kalan mezhepler sayılmaz; fasulyeden onlar, olmazsa tahrik unsuru. neyse bu allahsızlara ders verilmeliydi, müslüman sivas ta olur muydu böyle goministlikler? hadi bakalım madımak yangını; ama bu yakanların değil yananların suçu. onlar kışkırttı zavallı müslüman türk sivası, değil mi? tahrik vardı
aynı kalabalık maraşta da alevileri kesti kundaktaki bebeğe kadar; çorumda da yaptı aynısını 1 gecede 105 kişi öldü; ama onlar da alevi olmasındı, tahrik vardı.
6-7 eylül olaylarında da istanbulda ne kadar gayri müslim varsa saldırıldı, evleri yağmalandı; ama yine bu güruh haklıydı onlar da müslüman olsundu , burası müslüman bir ülkeydi, türkiyeydi herkes haddini bilecekti ve hadleri bildirildi.
daha sayayım mı?
bu kafayla nereye gidiyorsun ey güzel ülkem; çektiğimiz acılar yetmedi mi ?
tahrik var deyip kenara çekilmek yapılanları haklı çıkarıyor mu şimdi ?
(eleanor, 05.06.2007 19:49 ~ 06.06.2007 10:13)
ülkemin beyinsiz gencinin "tahrik var, niye giymişler" deyip üste çıktığı vâkâ.
öncelikle;
-ahmet kaya bir terörist midir? yardım ve yatakçılık mı yapmıştır? öyleyse neden yargı kendisi hakkında bir karar vermemiştir?
-yargının herhangi bir karar vermediği biri hakkında, "terörist" diye bir itham yapmak suçtur. aksi kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur.
-böyle birinin tişörtünü giyiyorlar diye, kim, hangi hakla birilerini linç etme hakkını kendilerinde bulmaktadır?
-yarın kürt kökenli vatandaşlarımız da, örnek veriyorum, alparslan türkeş, nihal atsız tişörtleri giyen kişilere bunları yapma hakkını kendilerinde görseler bunun sonu nereye varır?
böyle pis, iğrenç bir gençlik sahibiyiz işte. her sorunda her ülkenin bayrağını yakar, sonra türk bayrağı yakılınca küplere bineriz.
provokasyon amaçlı olduğunu görmeyenlerin kör olduğuna inandığım olaydır. üstüne basa basa "sadece ahmet kaya t-shirtü" diyen medyaya güvenenlere güldüğüm olaydır.
- mustafa abi duydun mu olayı?
sakarya'da
ahmet kaya tişörtü giyen iki
işçiyi linç etmeye kalkmışlar?
+ aa niye? ne olmuş ki ahmet kaya tişörtü giymişlerse?
- abi işte
pkk falan...
+ ya ne var oğlum bunda
sanatçı adam; seviyorlardır adamı ondan giymişlerdir...
che tişörtü giyenler iyi ama di mi?
- ama abi şu zamanda yapılır mı bu? zaten millet çatacak yer arıyor.
düpedüz tahrik değil mi abi bu?
+ oğlum sen dedin ya işçiymiş bu adamlar, yazık lan adamlar nereden bulacaklar giyecek bir şey, kim bilir belki ucuz diye aldılar, belki de bedava dağıtıyorlardı öyle aldılar giydiler. her işin altında bir
çapanoğlu arıyorsunuz ayıptır ya...
faşistler saldırmışlar
gariplere canım sıkıldı bak şimdi benim...
- ha adamlar
masum diyorsun yani?
+ valla bence öyle...
- ya
bi siktir git mustafa abi...
sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın?
saf bir toplum olduğumuzun işaretidir, zira bu olayın sırf ahmet kaya t-shirt ü yüzünden olduğuna inananlarımız var. hala öğrenemedik medyanın hangi patronlara hizmet ettiğini...
eline silah alıp dağa çıkma gibi akıl dışı bir tercih yapmayıp, memleketinden bin bilmemkaç kilometre uzak bir kente kim bilir ne zorluklarla gelen, kum eleme, çimento torbası taşıma, harç karıştırma, beton dökme gibi bilimum güç işleri yaparak ekmek parası kazanmak için terk-i diyar etmiş iki insanın, sevdikleri şarkıcının resminin basılı olduğu tişörtleri giymelerinden dolayı ölümden döndükleri hadise.
ahmet kaya'nın resminin basılı olduğu tişört giyinmekle tarkan resmi basılı tişört giyinmek arasında bir fark yoktur.