en eski olmasa da, en eskilerden birisi olan okul.
hemen arkasında bir genelev vardır.
abazanlar arasında "yukarıda paralı, aşağıda bedava" gibi laflar edilir, tabi bu laflarda st-b kızlarının ne derece etkisi vardır, tartışılır.
duyumlara göre lise-hazırlık uygulamasının başlamasıyla okul tamamen bozulmuş, eski yapısından eser kalmamış, alman lisesine de olduğu gibi kro'larla dolmus taşmıştır.
aziz benoit şeklinde algılanması gereken , diğer aziz(saint) lakablı okullarda olduğu gibi büyük ihtimal batılıların misyoner amaçların gerçeklemek için kurulmuş , zamanla ülkemizde itibar kazanmış okulumsu.
giriş için zamanında 80den yüksek gerektiren(benim 84 netle girdiğim ve daha yüksek netle giren birçok kişinin bulunduğu),lise hazırlıkların gelmesiyle bu gün 37 netle dahi öğrenci alan, bünyesinde birçok kaliteli hoca bulunduran, lakin hocalarının kalitesinin artık bir işe yaramadığı canım lisem.
ışık, bilgi, koç üniversitelerine öğrenci yollar.bu ünilerden tercih eğilimi o senenin modasına göre değişir.2000 ve öncesi mezunlarda eğilim ışık iken,daha sonraki yıllarda bilgi ve koç arasında paylaşım yapılmıştır
bazen sevmek zorunda olduğunuz şeyler, ya da sevmek istediğiniz şeyler size hayır der. sonra siz ona evet demeye çekinirsiniz.
korkak biri olma yolunda ilk adım belki sizi bir seri katile de dönüştürebilir; ya da insanlar tarafından "iyi biri" olarak anılmak için uğraşmak, aslolanın onlar tarafından sevilmek olduğunu unutmanıza da yol açabilir. iyi olmaya çalışmak zorlu bir yol olarak karşınıza çıkar, sevilmek için yapmacık ve yüzsüz olmaya katlanabilmek de varken; ama siz henüz 11-12 yaşında ufacık bir çocuksunuzdur, hayatı ve insanları yaşıtlarına göre bile çok çok az tanıyan.
stabiliteymiş gibi görünür onca dalgalanmış yıl. ve uzaklaşınca size hayır diyen yerden etrafınızda sadece yüzeysel ilişkileriniz olan insanlarla garip bir derinliğe kavuşur göstergesel ilişkiniz. ve onca statik sene insanların ne kadar yakın ve ne kadar güzel yaşadığını anlayıp gözünüz de dolabilir. ve sizi kabul etmediği için bu güzellik size çirkin görüne debilir.
ama belki o hayırda belki de hayır da vardır diyerek avutmak isterken kendinizi, kibirle avutmaya çalışırken istenmeyişinizi, güzelden gelen hayırın asla hayırlı olamayacağını reddedilmekten ve hayata sürtünmekten yanmış ruhunuzun nevrotik kalıntılarıyla zorla kabul edersiniz.
boşuna saint benoit dendiğinde ruhumu siken yer demiyorum. (7 yıl size hayır dedikten sonra sizden küçücük bir evet karşılığı, bir evetler yağmuru isteyen personelin de taa mına koyayım bu bağlamda.)
üniversitede de bir almancı hissedişi hakim olur ilişkilerinize. almanya'da yabancı, türkiye'de almancı gibi, aslında sizi hiç kabul etmemiş ve sizin kendinizi nasıl kabul ettireceğinizi bilmediğiniz yerden dolayı insanlar size zengin ve züppe ve elitist gözüyle de bakacaktır. o elitizm size hayır dediği halde.
sizin için gerekli olan şeyin, yırtıklık yüzsüzlük ve sevecenlik olacağını anlayıp yeni bir hayata başlamak için de geç değildir. elbet birileri size evet diyecektir. hayırla reddedilişle erken karşılaşmış olmak benimki gibi inatçı bünyeleri çabuk yılan ruhlara dönüştürebilmesi mutluluk yolunda çok büyük bir yazıklık olsa da, yaşama her zaman evet demek lazımdır filozofun deyişiyle.(bkz: nietzsche)
giren insanın hayatını değiştiren,üstünde konuşurken gerçekten "hangi yanından bahsetsem acep?" dediğim ilim irfan yuvası.çok iyi hocalara sahip.fakat yeni sistem nedeniyle artık eskisi gibi düzgün insan değil,sınava girip 40 net yapan avokadolar almış (istisnalar kaideyi bozmaz..çünkü nadiren iyi çocukların çıktığı da görülmüştür..) fransız lisesi.
bu okuldan mezun olmuş birkaç kişiyle aynı masada oturdum evet.on laflarının onbeşi 'biz benoitliyiz oğluuum süperizz' oldu.noluyoruz dedim.ben de mi süper hissetseydim acaba kendimi,benoit'li değilim ama tanımak bile siz süper insanları.. allahım sana şükürler olsun.
yanılmıyorsam 1583 yılında, osmanlı sınırlası içinde açılan ilk yabancı okuldur. puan bakımından bir çok özel okul gibi aşşağılarda kalmaktadır. fransız okulları arasında ise st joseph'in altında kalırlar. gerçi st joseph'in de en yukarı da olmasının nedeni istanbul anadolu yakasında bulunan tek fransız okulu olmasıdır.
5 senenin sonuna doğru benden çok şeyler alıp götürmüş olan aynı zamanda götürdüğünden çok daha fazla şey katmış olan okulum.severim ama yeri gelince de hayır duasını esirgemem.