• görseller

    • sahilde sevişmek
  1. özellikle sabaha karşı, bardan diskodan dağılanların evinin, otelinin yolunu tutma vaktini az geçmişken, bir de bir iki kadeh baileys içilmişse belli bir seviyede kalmak kaydıyla tek kelimeyle müthiş, denenmesi, yaşanılması gereken fiiliyat.
  2. fiziksel bir hasar yaratabilecek durumdur.
    yazlıktaki eski abilerden biri anlatmıştı. olay şu şekilde vuku bulmuş;

    abi- neyse çocuklar çektik yengenizi sahile bir iki öpüşme falan derken işe başladık. gidip geliyoruz bu arada alet yerinden çıktı. tekrar yerine koyayım derken bir çığlık bir feryat bir figan. meğer bizimki çıkınca kuma saplanmış çıkartıp tekrar yerine koyayım deyince zımparalıyormuşuz gibi oldu.

    ne pis adamlarla muhabbetimiz varmış yahu.
  3. burt lancaster ve deborah karr'ın siyah beyaz görüntüleriyle "aşk" ve "yasak aşk"ın alternatif mekanları ve sinema klasikleri arasında yerini almıştır.
    yeşilçam'da bu sahneye öykünerek yapılan filmlerin akibeti genelde kumda oyna(ş)ma şeklindedir.
  4. daha temiz alternatifler olmasına karşın değişiklik olsun diye arada sırada denenebilecek keyif verici bir aksiyondur. tecrübeyle sabittir ki iki kızla birden yapıldığında çok daha zevkli olabilmektedir*
  5. turizm otelcilik okuyan kardeşlerimizin staj için gittikleri tatil yörelerinde düşürdükleri hatunlarla yaptıkları olay. tecrübeli oldukları için şezlongta yaparlar, illa kumda takılacaklarsa havlu kullanırlar. aslında sahilde sevişmek yerine bu arkadaşlarımıza biraz değinmek istiyorum. farklı tarzları vardır mesela oteldeki garson arkadaşlarıyla ortak prezervatif kullanırlar, kimileri her gün sahilde sevişmekten bir deri bir kemik kalmıştır. şezlongları 5 er metre arayla dizip, otele müşteri olarak gelen alman ve ingilizlerle cümbür cemaat sevişirler ve bundan büyük haz duyarlar. görürseniz yolunuzu değiştirin derim.
  6. hiç gitmedim ama çıplaklar kamplarının sahillerinde serbest olan eylem. serbest değilse bile yapılmalıdır.