belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · google wave
  2. · ugg düşmanı ezik kızlar
  3. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  4. · her yerinden öpüyorum rüştü
  5. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  6. · erkekte ses tonu
  7. · ezel
  8. · yardıray
  9. · adalet ve kalkınma partisi

sahi bir türban vardı ne oldu ona  

  1. elinde çiğdem, kuzey ırak harekatını izleyen laik ve demokratik halkımızın reklam aralarında aklına gelen soru.

    yök'ün üniversitelere gönderdiği "artık türbanlı öğrencileri okula alabilirsiniz, yasak kalkmıştır." mealindeki yazısı ile bazı üniversite rektörlerinin "ek 17. madde değişmeden bizim haraketlerimizde bir değişiklik olamaz." şeklindeki yorumları ise perdenin kapanmadığını gösteriyor. yök'e güvenip üniversiteye türbanla girmek isteyen öğrenciler ile yasaların hâlâ kendilerine türban yasağını dayattığını düşünen rektörler arasında oluşacak tartışmalar ne yazık ki durumun bir numaralı sorumlusu hükümeti zerre ırgalamayacak, olan öğrencilere ve üniversitede kanunları uygulamaya çalışanlara olacak. 17. madde değiştirilmezse veya rektörlerin davranışının yasadışı olduğu belirlenmezse şimdilik görünen bu.
    (recai pengül, 24.02.2008 23:19 ~ 25.02.2008 00:31)
  2. yarın itibariyle türbanlı öğrencilerin girebildiği üniversiteler ve giremediği üniversiteler gibi iki tip üniversite görecek insanın soracağı soru.
    (recai pengül, 25.02.2008 00:19 ~ 00:21)
  3. kafaları kurcalayan soru. bırakın şimdi çiğdemi, gevreği; kapağı, tencereyi...

    türban var ya o türban, almanya'da yapılan bir konuşmanın en gerçeğinden öznesi oldu. dünya ekonomisi sallanırken, ülkede işsizlik ve enflasyon oranları artarken gündem konusu oldu. temmuz'da vaadedilen "ekim'i, kasımı bekleyin. dolar 1 ytl'ye düşecek borsa bilmemkaça çıkacak" yalanının mumu oldu. şubat oldu, sönemedi.

    o türban, reyting peşinde koşan program yapımcılarının en önemli malzemesi oldu. üniversitelerin konferans salonlarını, televizyon stüdyolarını doldurulan öğrencilerin tartışma konusu oldu. o türban ki "ben laik de değilim, kemalist de değilim!" diyenlerin arkasına saklandıkları çeper oldu. meğerse herkesin diyecek ne çok sözü, içinde biriktirdiği ne çok ahı varmış, işte bunu göstermiş oldu.

    bu türban ki, şeffaf bir duvar oldu. ülkemde herkes "şulebaş" ile "çene altı"nı tartışırken göz göre göre vakıflar yasası'nın geçmesinin yolu oldu. yök başkanvekili isa eşme istifa ederken, atanan yeni 4 üyeyle "değişildi". uzun süredir planlanan, sezer döneminde veto edilen 2 b arazilerinin satışı hakkındaki kanun tasarısı yeniden gündeme getirildi. "öss'de katsayı adaletsizliği" diye süslenen sistem değişikliği de gündeme gelmekle beraber uygulama alanı bulamadı.

    son olarak, ne olduğunu merak ettiğiniz o türban var ya; o türbanın onay bekleyen anayasa değişikliği yasa tasarısı var ya; ha işte o, tam da o, askerlerimiz kuzey ırak'ta milletvekillerimizin yetmeyen maaşlarını arttırmaları için, bizler şurda rahatça oturup klavye başından vatan millet kurtarabilelim diye çarpışırlarken; tam da o gün onaylandı. tam da o gün milletvekili emekli maaşları artarken, memur maaşlarının zam oranı düşürüldü. milletvekilleri 1500 ytl zam alırken, memurun 10 ytl ile idare etmesi kararı alındı.

    o türban ne oldu biliyor musunuz? gündemin bir numaralı maddesi, toplantıların değişmez sohbeti, televizyonların reytingi, köşe yazılarının ana konsepti, ağızlara sakız, ele oyuncak oldu. bir parça bez oldu, örtü oldu. daha rahat uyutulmak için.

    geçmiş olsun.
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 25.02.2008 16:29 ~ 26.02.2008 19:00)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil