beyazıt meydanı,
beyazıt camii,
kapalı çarşı ve
beyazıt devlet kütüphanesi arasında kalan tarihi sahaf (eski kitap satılan yer).
sahaflar çarşısı eski değerlerini bir bir yitiriyor.
beyazıt meydanı yönündeki girişinde tarihi
küllük kahvesi vardı bir zamanlar. sonra onun yerini
çınaraltı kahvesi aldı.
orhan veli'nin,
oktay rifat'ın küllük'ünün tadını veremese de, solunu beyazıt meydanı'na, sağını sahaflar çarşısına, önünü tarihi beyazıt kütüphanesine, arkanı da beyazıt camii'nin duvarına verip oturduğun yerinde sıcak demli çayını yudumlarken uçuşan güvercinleri seyredebileceğin ve tarihi sonuna kadar ciğerlerine doldurabileceğin bir yerdi çınaraltı yine de. şimdi onu da kaldırmışlar.
ona has eski kitap kokusunun yerini de yeni baskı öss test kitaplarının, soru bankalarının plastik kokusu almış. eski kitap satan bir iki dükkan kalmış koca çarşıda. sahaflık işini inadına sürdüren dükkanlardan birinin güleryüzlü sahibi amca "sahaflık para getirmiyor artık. ne yapsınlar? millet geçim derdinde.." diyor, hüzünle raflarındaki eski kitaplarına bakarken.
sahaflar çarşısı, alelade bir kitap çarşısı olmamak için direniyor. küllük ya da çınaraltı yoksa da yanıbaşında, tek başına ayakta kalmaya çalışıyor. kimse gelip eski kitap sormasa da dükkanlarını her gün açıyorlar, o değerli kitaplarının tozunu alıp onları özenle raflara yerleştiriyorlar. bir dağınık, yırtık kitabı ciltlemek bile onları mutlu edebiliyor.
hala sahaflar çarşısı, alelade bir kitap çarşısı olmamak için direniyor.