görseller
sahafsahaf
sahafsahaf
belki ilginizi çeker
  1. · sahaflar çarşısı
  2. · aslıhan pasajı
  3. · serüven kitabevi
  4. · 1933 berbat bir yıldı
  5. · ikinci el kitap
  6. · geleceğin meslekleri
  7. · beşeri eski kitabevi
  8. · mushaf
  9. · çiğdem erkal ipek
  10. · sehl i mümteni
gündem
  1. · domuz gribi
  2. · recep tayyip erdoğan
  3. · ahmet kaya
  4. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  5. · üniversiteyi ingilizce okumayı marifet sanmak
  6. · hagi dünyanın en iyilerindendi yalanı
  7. · ales
  8. · tüm zamanların en iyi 100 film repliği
  9. · david fincher

sahaf  

  1. ikinci el kitap alınan-satılan dükkan. taksim'deki sahaflar çarşısı'nda bi sürü vardır bunlardan. saatlerce sıkılmadan raflar karıştırılabilir, akla bile gelmeyecek güzellikte kitaplar bulunabilir (özellikle çizgi roman konusunda hazineler yatar bence) ve makul fiyata bi dolu kitapla çıkılabilir. sessiz sakin olur her zaman, eski kitap kokusu bir garip huzur verir.
    (iris, 23.04.2004 00:01)
  2. (bkz: sahaflar çarşısı)
    (lethe, 09.10.2004 14:31)
  3. saatler geçirilebilen mekanlar. aradığınız kitaplar varsa bir de tadından yenmez.
    (esther, 12.02.2007 16:31)
  4. medrese ögrencilerinin, beyazid camii ve fatih camii etrafında eski kitaplarını satmasıyla başlayan ve kelime anlamı "elden düşme kitap alıp satan kişi" olan osmanlı döneminden kalma bir meslektir.
    (fashiondesigner, 21.04.2007 01:12)
  5. hem kitap alıp satan kişiye hem de kitap alıp satılan yere denir. kullanılmış ve eski olmasına rağmen en değerli kitaplar bu mekan ya da kişilerdedir. sahhaf şeklinde de yazılabilir.
    (hopeless, 04.07.2007 03:27)
  6. eskiden, kitapların baş sayfasina " ya kebikeç" yazılırdı. inanışa göre 'kebikeç' o güzelim el yazmalarını hamam böceklerinin ve güvelerin şerrinden koruduğuna inanılan cinin adıymış. yolunuz bir sahafa düşerde gözünüz tozlu raflara ilişirse ucundan o kitabı çevirip tatlı kebikeç kelamına göz kırpın...
    (seyrengiz, 04.07.2007 18:30)
  7. uzun zamandır kendimi hiç bu kadar rahat hissetmemiştim. gittim alsancak'taki sahafıma, saatlerce kitap baktım-back cover falan okudum. harlequin romance de aldım, silhoutte de aldım; it'in ingilizcesini de aldım, bir sürü bir sürü kocaman hiç okunmamış roman aldım. mutluluk bu olsa gerek.
    (maia, 12.08.2008 20:25)
  8. ortalık kendini pokemon sanıp balkondan atlayan çocukların büyümüş halleriyle -hayalperest ve manyak- dolu olduğundan şu ıssız adam salya sümüğü yatışana kadar gitmekten korkuyorum buralara. bir de acılı kızımızın* "yaşanmışlık" hikayesi varmış sanırım bu ikinci el kitaplar üzerine, ona da ayrı kafam girsin. "yaşanmışlık" ne yavrum? hastaysam selpak melpak bulana kadar kitabın ortasına hapşırırım ben, hiç affetmem; ikinci el kitabın yaşanmışlığı ancak budur. elindeki kitabın önceki sahibinin tuvalette ıkınırken bunu okumadığını nereden biliyorsun, çıkınca da camdaki sineğin üstüne bu kitapla patlattıysa bir tane, hı? hiç romantik değil, değil mi kuzucuğum?

    engelliyorsunuz ulan beni. muhteşem ciltli harika baskılı klasikleri bulabileceğim tek yer burası artık; böyle baskılar ortada yok, olsa da bayılacak o kadar para yok. mecburum sahaflara. gidin filminizi mor hırka converse kedi nescafe kupası temeline oturtun, o kadar yazdık burada, yakışır.

    not: kitaplarımı sahaflara satmıyorum ben, sağlığınız tehlikede değil yani merak etmeyin.
    (alternatif maliyet, 27.11.2008 12:58 ~ 12:58)
  9. hayvani koca ciltli harry potter'ların orijinalini 15 tlye alabileceğiniz yer. hiç okunmamışlar hem de.

    ne büyük saadet.
    (maia, 03.01.2009 20:03 ~ 20:09)
  10. hemen hemen istediğin her kitabı bulabilirsin.kitaplar dağınık gibi gözükse de aslında derli topludur.kişisel gelişim, polisiye, aşk, bilim kurgu romanları hepsi ayrı raftadır.biz bilmeyiz ama sahaf sahibi o an konuşur kitaplarla ve bize verir istediğimiz kitabı hemencecik.böyle olması bana bir parça gizemli gelir..
    (391693, 31.01.2009 20:15)
  11. (bkz: aslıhan pasajı)
    (marimar, 04.03.2009 22:13)
  12. (bkz: çiğdem erkal ipek)
    (magicalbronze, 14.05.2009 12:56)
  13. nadir kitap adında bir site kurmuşlardır.
    başta kadıköy sahaflarının voltronu oluşturması ve ardından dökülen, kendi başlarına bir site kuracak özerklik ve bağımsızlıktan yoksun kalmış beyoğlu sahaflarının da birleşmesiyle.

    sahaf olayını beyoğlu ,kadıköy değil de beyazıd meydanına kitlemiştim bir zamanlar, eski hat sanatları müzesinin olduğu kısımda tezgahlarıyla boy gösterirdi bu insanlar, uzun yıllar burda takıldıktan sonra eminönü belediyesinin çok faydalı bir iş yapıp bu tezgahları buradan kaldırması sonucunda öksüz kaldım.
    ben en değerli kitaplarımı hep bu insanlardan almıştım, çok ucuz ve tahmin edemeyeceğiniz kitaplar hep buraya düşerdi.daha sonra bu insanlar özbek pasajında bir oluşuma gittiler, lakin işin eski tadı kalmadı, hani iş ticarete döküldü, dükkan kiraları, elektrik ,su derken faturalar kabarınca eh bu insanların da elinden bir şey gelmez oldu.
    yine de en ucuz kitabı alacağınız adresler de buradaki özbek ile yanındaki pasajdaki sahaf dükkanlarından temin edilebilirdi, şimdilerde onlarda piyasa koşullarına boyun eğmiş gözüküyor.eski bedava kitap tadı yok hani...
    (ilaç, 21.06.2009 12:10)
  14. trabzon da hoş bir örneği için (bkz: serüven kitabevi)
    çok uygun fiyata neredeyse hiç kullanılmamış kitaplar alabilirsiniz. hatta bir ara hüdüklenip * korsan mı bunlar diye sormuştum. meğer kapanan kitapçılardan topluyorlarmış kitapları, hepsinin üzerinde bandrol var.
    (talisman, 27.07.2009 19:47 ~ 19:48)
  15. (bkz: dünyayı kurtaran sahaf)
    (kaçınkurbaası, 27.07.2009 19:47)
  16. ıssız adam'ı seyrettiğimden beri acayip bir takıntı gelişti bende. artık sahaflara gidemiyorum. yürürken insanların aklından geçecekleri düşünüyorum. (sanki herkesin işi gücü ben. ) yani ben onların yerinde olsam düşünürüm böyle şeyler. "bak! filmde gördü, sahaflarda gezen, üzerinde yaşanmışlık olan kitapları seven kız ayaklarına yatıyor." diyeceklermiş gibi geliyor bana. utanıyorum.
    geçenlerde, mutlaka gitmem gerekti. nerdeyse kılık değiştirecektim. pazar sabahı on buçukta çıktım evden. güneş gözlüğümü taktım. galatasaray lisesi'nin etrafında bi' süre dolandım. sonunda cesaretimi toplayıp balık pazarı'ndan içeri attım kendimi. kimseler yoktu. sahafların çoğu da açılmamıştı. oooh bi' güzel dolaştım. aradığım kitabı da bulamadım ama neyse.
    (dendelis, 14.08.2009 16:34 ~ 22.08.2009 10:44)
  17. toz kokusuna katlanabildiğim tek yer. bazen o kokuyu hissetmek için gidiyorum buraya. kitapları alıyorum raflardan. sayfaları inceliyorum. eski kullanıcılarına ait notlar, dokular bulunuyor sahaflarda satılan kitaplarda.

    hem bilgi hem yaşanmışlık var kokusunda.
    (benzemez kimse bana, 14.08.2009 16:34)
  18. her uğradığımda beni vicdan azabına sürükleyen belki de en güzel yer;ne kadar da kitap okumalıyım dedirtir her defasında kırk fırın ekmek yemekgibi.eskiden sahaflar kira ödemezmiş dükkanlarına yanılmıyorsam bedrettin dalanzamanında bu uygulama kaldırılmış.
    (araftaki, 14.08.2009 18:23 ~ 18:24)
  19. kadıköyde bi cafe. komşusu için;

    (bkz: çinili)
    (chericheri, 26.08.2009 18:56)
  20. bu kitabı çalın yazmaz kitapların üzerinde, fakat orada her şey "toza sor" der bir kırılmış zaman içinde, rafların üzerine denemeler dizilmiştir, kralın kervanları yürür itiş kakışın içinde, ışık bir ejderha mızrağı olur, elinde tuttuğun yeraltından notlar'ı aydınlatır dokuz öykü, dokuzunda da bir bilmece gizlidir semerkant yerlerinde, doğunun limanları'na doğru yan yattıkça erguvan kapısı'nın altı çizilmiş satırları sen ve sahaf arasında bir çocuk kalbi olur ama çok da yabancı değildir bu duruma karamazov kardeşler, vadideki zambak'lar ivan ilyiç in ölümüyle solarken tanrıların arabaları karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı'na doğru yol alır ve tozlu raflara baka baka "dur bir mola ver" der parfümün dansı, divan'a uzanır kartal yuvası, böylece ilahi komedya başlar tan kızıllığı'na doğru, hiç kimseler daha fazla çavdar tarlasında çocuklar'a aldırmaz ve 5-10 kuruş bir şey fatih'ten kalan yarım şarabı içmeye de, burun kıvıra kıvıra 1933 berbat bir yıldı vesselam demeye de yeter de artar bile ve sen sahaftan çıkarken bir bitmeyecek öykü'nün içinde olmanın verdiği huzurla gülümseyerek çıkar gidersin oradan.
    (geber marla singer, 26.08.2009 20:26 ~ 20:28)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil