belki ilginizi çeker
  1. · epik
  2. · roman okurken bu kimdi diye sürekli başa dönmek
  3. · zaga
  4. · konungasögur
  5. · square enix
  6. · izlanda
  7. · der ring des nibelungen
  8. · nation
  9. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  6. · thierry henry
  7. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  8. · atom bombası
  9. · anadol dan inip ferrari ye binmek

saga  

  1. izlanda ve norveç'te 11. yüzyılda başlamış, gerçek veya efsanevi bir kişinin veya hanedanın öykülerini anlatan anlatım şekli. işlenen genel konular, izlanda'ya yerleşen ilk soyların tarihi, norveç krallarının tarihi ve eski cermen tanrı ve kahramanlarının öyküleridir.
    sonradan bu şekilde yazılan romanlara da saga denmeye başlamıştır. bu romanlar da uzun (genelde birden fazla cilt halinde) ve geniş bir zaman aralığını kapsayan eserlerdir.

    (bkz: the lord of the rings)
    (bkz: star wars)


    çağrışım olarak da (bkz: sagu)
    (easy company, 22.05.2005 06:28 ~ 08:22)
  2. (culdesac, 22.05.2005 06:36 ~ 10.06.2008 01:06)
  3. saga izlanda dilinde söylemek anlamındaki "segja" kökünden gelir ve söylence diye çevrilebilir. bu da sagaların sözlü geleneğe dayandığının kanıtlarındandır.

    http://lostlibrary.org/normalgoster.asp?altbolum=92&yazi=320
    (gblack, 22.05.2005 08:17)
  4. (easy company, 22.05.2005 08:21 ~ 08:21)
  5. (bkz: sagat)
    (mavio, 22.05.2005 11:21)
  6. ing. destan
    (yasal uyarı, 02.12.2007 03:17)
  7. son dönem çıkardığı filmler ile gönülde taht kuran film yapım şirketidir. zamanında nefret edilesiydi bir filmin ilk olarak silver edition diye yutturup karını aldıktan sonra kolleksiyon versiyonunu çıkarırdı. şimdilerde ise bakıyorum ders almışlar özel koleksiyon versiyonları güzelcene kutulayıp direkt olarak satışa sunuyorlar.ayrıca eklerde tr altyazı koydukları için gönül rahatlığıyla alınabilir bu yapım firmasının filmleri.
    (genius kusagami, 20.12.2007 21:09)
  8. izlanda-iskandinavya destanlarına verilen isim.
    (thedewil, 03.01.2008 13:38)
  9. çağrışım olarak;

    - sağa yol ver canım!
    - ..........
    (nevarusta, 22.03.2008 15:09)
  10. kieslowski'nin, ingmar bergman'ın, andrzej wajda'nın, isabelle huppertin filmlerinin dağıtımcısı olan şirket.. (bkz: öldürme üzerine kısa bir film)
    (bkz: the seventh seal)
    (bkz: se7en)
    (baydüdük, 09.06.2008 17:38)
  11. (avluda oturan sizofren, 07.04.2009 11:27)
  12. (salieri ve çiğnenen onuru, 26.06.2009 19:54)
  13. izlanda dilinde “saga”, yazılı ya da sözlü olsun, bir “tarihi” anlatmak için kullanılan bir terimdir. ingilizce “to say” ve almanca “sagen” (söylemek, bildirmek) fiil kökleriyle akraba olan “segja” fiilinden türemiştir. bu bağlamda sagaların, terimin kökünün de ima ettiği şekilde sözel gelenekten mi türediği, yoksa latince kilise edebiyatının mı etkisi altında şekillendiği tartışma konusudur. yazarın kendini geri plana alması ve kolektif bir anlatım biçiminin öne çıkması sözel geleneğin kalıntıları olarak görülmektedir. buna karşılık, bir anlatıda ikinci planda olan bir karakterin bir başka anlatıda tekrar işlenmesi ve bu sefer birinci plana geçmesi de yazılı bir geleneğin gücüne bağlanmaktadır. 1280-1285 yılları sagaların altın çağı olarak kabul edilir.

    sagaların yazıya geçirilişlerine ilişkin yürütülecek bir tartışma, doğrudan bu metinlerin tarih bilimi açısından değeri ve güvenilirliği tartışmasına bağlanabilir. tarihçilerin sagaları kullanırken dikkat göstermeleri gerekir. metinler bütünü itibariyle güvenilir olmaktan uzaktır. izlandalıların saga metinlerinin üretildiği çağda en hassas meselelerinden biri atalar soy kütükleridir. bu devrin izlandalılarının viking “eşkiyalarından” değil, adaya ilk yerleşen norveç soylularından geldiklerini kanıtlama çabaları sonucu sagalar da bu “kahraman” ataları övme ve yüceltme yoluna gitmiştir. dolayısıyla sagaların güvenilir tarihi ve coğrafi kaynaklarla çapraz sorguya sokularak değerlendirilmesi gerekir. bazı bilgilerin doğruluğuna ilişkin şüpheler vardır.

    sagalarda tarih ve hikaye birbiriyle kaynaşmış durumdadır. saga metinlerine nesnellik görüntüsü veren unsur, yazarların “gerçeğe” bağlılığından ziyade duygusallıktan yoksun üslup özellikleridir. ortak yapısal özellikleri düzyazı biçiminde olmalarıdır. edda olarak adlandırılan, eski kuzey dilinde yazılmış kozmogonik şiirler ile eski iskandinav ozanları skaldların yazdığı karmaşık ölçülü şiirleri içeren sagalar varsa da bu durum düzyazı sınıfına sokulmalarına engel teşkil etmez.

    ingiliz edebiyat literatüründe “12.-15. yüzyıllar arasında yazıya geçirilmiş yaşamöyküleri” anlamında kullanılır.

    12. yüzyıldan itibaren bazı sagnamadrlar (sagacılar) adlarıyla biliniyor.


    sagalar birden fazla kategoride incelenmektedir.

    thingeyrar sagaları:
    bilinen en eski elyazmalarıdır ve tarihi değeri yüksektir. muhtemelen -12. / 13. yüzyıllarda izlanda kültürel hayatında önemli bir yer işgal etmiş olan- thingeyrar’daki benedikten manastırında 1180 civarında yazılmıştır. menkıbevi bir anlatımı vardır. konusu st. olaf ve onun kerametlerdir. bu kerametlerle ilgili ayrıca sözlü anlatılar da iskandinav geleneklerinde korunmuştur. bu saga, st. olaf’ın daha sonra yazılan biyografilerine de doğrudan ya da dolaylı bir temel teşkil etmiştir. snorri sturluson’un, oddr snorrason’un ve gunnlaugr leifsson’un olaf sagaları bunlara örnektir.

    skálaholt okulu:
    thingeyrar keşişlerinin çalışmaları gerçekçi olmaktan uzak, menkıbevi bir karakter taşır. daha eleştirel tarih çalışmaları izlanda’nın güneyinde saemund sigfusson ve bilgin ari tarafından ortaya konmuştur. birçok önemli tarihi çalışma bu ekolle ilgili olarak erken 13. yüzyılda yazılmıştır. bilgin ari’nin yazdığı Íslendingabók bunlardan biridir. sagalar arasında dikkat çekenlerinden biri, thorláks sagasının bir çeşit prologu gibi tasarlandığı görülen, hungrvaka sagasıdır (yakl. 1206). ikisinin de aynı yazarın elinden çıktığı sanılmaktadır. aynı yazara ait olduğu tahmin edilen bir başka saga da pálls sagasıdır. bu sagaların yazarı, kahramanlarının dinsel ya da kamusal kişilikleriyle değil, daha ziyade özel yaşamlarıyla ilgilenmiştir. övgüde ise aşırıya kaçmamıştır.


    kral sagaları:
    12. yüzyılın geç dönemlerinde norveç’te norveç krallarının birçok kısa hikayesi yazıldı ve bunlar izlanda’ya taşındı. izlandalı yazarlar latin kaynakları yanında bu kısa metinlerden de etkilendi. bu norveç anlatılarından biri olan ve keşiş theodoricus tarafından latince yazılan “historia de antiquitate regum norwagiensum” yaklaşık 1180’de kaleme alınmıştır. bu eser yukarıda anılan oddr snorrason tarafından da kaynak metin olarak değerlendirilmiştir.

    etkisi daha geniş olan metin Ágrip’tir. norveç kral sagalarının (ya da “tarihlerinin”) 12. yüzyılda gündelik dilde yapılmış bir özeti niteliğinde olan bu eser 13. yüzyıl başlarında izlanda’ya taşındı. orjinalinin 9.-geç 12. yüzyılları kapsadığı tahmin edilmektedir, fakat elyazmasının başı ve sonu kayıptır.

    fagrskinna sagası Ágrip’le aynı dönemi kapsar, buna karşılık daha ayrıntılıdır ve yazarı erken kaynakları daha ustaca kullanmıştır. yazarının izlandalı olduğu tahmin ediliyorsa da eser 1230 dolaylarında norveç’te yazılmıştır.

    morkinskinna sagası muhtemelen fagrskinna’dan daha erken bir tarihte yazılmış olup daha dar bir zaman aralığını konu edinir (1035-geç 12. yüzyıl). izlanda’da yazılmıştır ve kaynakları arasında eiríkr oddson tarafından yaklaşık 1170’de yazılmış olan kayıp krallar tarihi metni hryggjarstykki de vardır.

    orkneyinga sagası da kral sagaları içinde değerlendirilmelidir. kimliği belirsiz bir izlandalı tarafından yaklaşık 1201’de yazılmıştır.

    sverris sagası norveç kralı sverrir’i anlatır ve thingeyrar manastırı başrahibi karl jónsson tarafından yazılmıştır. başrahibin norveç kralı sverris’in hizmetinde çalışırken başladığı eserini, izlanda’ya döndükten sonra 1190’da başkası ya da başkalarının tamamladığı tahmin ediliyor.


    izlanda sagaları ya da aile sagaları:
    bu iki terim birbiri yerine 10.-11. yüzyıllarda izlanda’da yaşayan kahraman figürleri hakkında yazılan sagalar için kullanılır. bu anlatıların 11. yüzyıl olaylarını bir araya getirdiğini, yazıya geçirilene dek sözlü olarak aktarıldığını ve yazıya da bir müdahalede bulunmadan geçirildiğine ilişkin tezler tartışılmaktadır. nitekim bu sagalardaki kişisel edebi üslupları saptayan kimi bilim adamları yazıya geçirilme aşamasında sahihliğin korunmamış olduğuna ilişkin itirazlar geliştirmiştir. yine de yazıya geçiriliş tarihi itibariyle az bir bölümü 13. yüzyıldan önceye gidebilen bu sagaların 10.-11. yüzyıl olaylarını doğrulukla aktardığına dair birçok bilim adamı güven beslemektedir. kaynaklar itibariyle, anlattığı geçmiş dönemlerin geleneğine, o dönemin olaylarını şiirleriyle aktaran şairlere, bilgin Ári’nin landnámabók’una borçlu olduğu kabul edilmektedir. bunun yanında her saga kendisinden önceki saga metinlerinden yararlanmıştır. bu sagaların tarihselliği, sadece yazarlarının kaynakları açısından değil, onların amaçları açısından da bulanıktır. bazı erken dönem yazarları “gerçek” bir tarih yazmak peşindeyken, diğerleri hayal güçlerini daha fazla kullanmış, bu suretle modern edebiyatın tarihi roman kategorisini de bir ölçüde öncelemişlerdir.

    ilk izlanda sagaları 13.yüzyıl başlarında yazılmıştır. birçok izlanda sagasının yazım tarihini belirlemek bir sorunsa da 13. yüzyıl boyunca edebi gelişimlerini izleyebilmek mümkündür. kral sagalarından güçlü bir şekilde etkilenmişlerdir. en erken örneği fóstbroethra sagasıdır. anlatılan kahramanlar, yukarıda sözü geçen st. olaf’ın hizmet erleridir. edebi olarak ustalıkla işlenmemişse de bu saga, kuzeyli sadakat ve kahramanlık ideallerinin temiz bir ifadesidir. büyük bir kısmı grönland’da, 11. yüzyılda yaşanan olayları anlatır.

    eiríks sagası ve groenlendinga sagası da grönland’da geçmektedir ve “vinland”a (kuzey amerika kıyıları) yapılan maceralı seferler anlatılır.

    diğer bir erken dönem sagası hallfrethar sagasıdır. st. olaf’ın hem yoldaşı hem vaftiz evladı olan hallfrethar’ın maceraları anlatılır. bu saga kısmen bir aşk hikayesi olup fóstbroethra sagasına göre daha yumuşak bir yapısı vardır. 1220 civarında thingeyrar’da ya da manastırın yakınlarında bir yerde yazılmıştır.

    birçok sagadaki olaylar eyjafjörd’de ya da izlanda’nın kuzeybatısında geçer. muhtemelen yazıldıkları yerler de buralardır. bunlardan en dikkat çekeni víga-glúms sagasıdır. 1230-1240 yıllarında yazıldığı tahmin edilir ve basmakalıp bir köylü açgözlülüğü konusunu işliyor olmakla birlikte edebi olarak ustaca inşa edilmiştir. yine aynı bölgenin insanları ljósvetninga sagasında, zengin, acımasız ama korkak tiran “muhteşem guthmundr” figürü merkezde olmak üzere işlenmiştir. bu bölgenin anlatıya konu edildiği sagalardan bir diğeri gísla sagasıdır. muhtemelen 13. yüzyılın ilk yarısında yazılmıştır. düşmanları tarafından yakalanıp cezalandırılan “kanundışı” ozan gísli súrson anlatılmaktadır. bu saga zengin doğa betimlemeleri, trajik ve edebi değeri yüksek dizelerle örülmüştür. laxdaela sagası gísla sagasından kısa bir süre önce yazılmıştır. kuzeybatı izlanda’daki bir ailenin beş kuşağını anlatır. olaylar 9.-11. yüzyıllar arasında geçer. laxdaela sagası bir trajedidir ve diğer birçok sagadan daha zarif bir anlatımı vardır. kadın figürleri içinde en dikkat çekici olanlarından biri olan guthrun üzerinden yazar görsel güzelliğe ilişkin alışılmadık bir portreleme yapmıştır. laxdaela sagasındaki birçok karakter eyrbyggja sagasında da görünür. bu saganın yazarı edebi yapı kurucusu olarak çok usta değildir, ama iyi bir öykülemeci ve canlı bir karakter tasvircisidir. bu kimliği belirsiz yazar aynı zamanda antik kaynakların uzmanıdır ve birçok antik şiiri kayıt altına almaklığıyla pagan ritüelleri ve yaygın hurafeler hakkında aydınlatıcı bilgiler bırakmıştır.

    bazı kısa sagaların konusunu oluşturan olaylar, izlanda’nın uzak ve yalıtık kısmı olan doğusunda geçmektedir. bu sagalardan biri olan váthufrthinga sagası iki kuşak boyunca devam eden ve nihayet uzlaşmayla sona eren bir kan davasını anlatır. hrafnkels sagası bu kısa sagaların başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. muhtemelen 1270’den önce yazılmıştır. ayrıntılarda ve davranışlardaki gerçekçiliğe ek olarak kısmen tarihi olayları da içeriyor olmasına karşın yapıt, yazarın öz-yaratımıdır. diğer kısa sagalardan bazıları bandamanna, gunnlaugs, ormstunga, hávarthar sagalarıdır.


    13. yüzyıl sona ererken fantastik ve romantik sagalar çoğalmaya başlar. bunların en bilinenlerinden biri grettis sagasıdır. bu saga birçok folklorik motifler yanında, kahramanların kendilerine karşı savaştığı hayalet varlıkların hikayelerini içerir. 1300’e tarihlendirilen metnin, snorri sturluson’un yeğeni sturla thórtharson (1214-1284) tarafından grettir hakkında yazılan daha eski bir çalışmaya dayandığı bilinmektedir.

    herkesin görüş birliğiyle kabul ettiği üzere en görkemli izlanda sagası njáls sagasıdır. iki ana kahramanı vardır; njáll ve gunnarr. ilki, kahramanlık destanlarının sigurthr’u gibi cesur ve safdil, ikincisi ise yalvaçça melekeler bahşedilmiş basiretli bir karakterdir. njáll, bir hıristiyan azizinin boyun eğiciliğiyle birlikte yanarak ölmek gibi korkunç bir sonla yüz yüze gelir. kendisi, geleneksel kuzeyli kahraman figürünün taşıdığı hassalara sahiptir; ailesine ve arkadaşlarına sadık, dürüst, azimli. bu saganın yazarı, erken sagalardan, muhteşem gregory’nin diyalogları türünden dini kitaplardan, erken dönem izlanda yasa kitapları gibi birçok erken edebi mahreçten etkilenmiştir. kaynakların böylesi zenginliği, karakterlerin ve metindeki motiflerin yüksek edebi işlenişiyle birleşince njáls sagası eşsiz bir zirveye ulaşmıştır.

    yazarın kendi dönemini kapsayan sagalar:
    "çağdaşların sagaları" olarak da anılır. yazarlar, adına eser ortaya koydukları kahramanlarla çağdaştır. sagaların bu türlerinin pek çoğu 13. yüzyılda yazılmıştır. hemen tamamı da başyapıt olarak kabul edilen sturlunga sagasında bir araya getirilmiştir (yakl. 1300). anılan saga, islendinga sagasını da kapsar. islendinga sagası 1183’te başlayıp 13. yüzyılın büyük kısmını kapsayacak şekilde konu edindiği dönemin siyaseti, entrikaları, savaşları hakkında ayrıntılar sunar. sturlunga derlemesi ayrıca snorri sturluson’un babası sturla (yeğeniyle karıştırılmamalıdır) ve aşırı dinci hólar piskoposu iyi guthmundr hakkındaki sagaları da içerir. izlanda’yı iç savaşın eşiğine getiren yönetim mücadeleleri anlatılır.

    kahramanlık sagaları:
    fantastik öğeler 13. yüzyıl sonlarına doğru kahramanlık sagalarında artan oranda kendisine yer bulmaya başlar. sözü edilen kahramanların etkinlik gösterdiği ortam, germanya anakarası ve izlanda iskan edilmeden önceki iskandinavya’dır. bu sagaların en tanınanlarından biri 1270 civarında yazılan völsunga sagasıdır. ana kaynakları bugün bazıları kayıp olan kahramanlık şiirleri ve niebelungen’dir.

    benzer şekilde theodoric sagası da kahramanlık sagaları arasındadır. norveç’te bir norveçli ya da izlandalı tarafından 13. yüzyıl ortalarında derlenip izlanda’ya taşınmıştır. kaynakları muhtemelen sözel gelenek anlatılarıdır ve kesinlikle iskandinav olmayıp germaniktir. dolayısıyla bu saga germen efsanelerinin kaydını tutmaklığıyla önem taşır.

    gautreks sagası bazı ilgi çekici post-klasik şiirler pagan uygulamaları hakkındaki değerli gelenek bilgileri içerir.

    heithreks sagası farklı dönemlerin kahramanlık şiirlerini içerir.

    hrólfs sagası daha güncel bir bir edebi inşaya sahip olmasına karşın, norman istilası devrinin anılarını taşıyan eski ingiliz şiir geleneğinde görülen dan ve isveçli kahramanları anlatır.

    ragnars sagası 845’te galya’ya yağma akınlarını iyice yoğunlaştıran normanların efsanevi hikayelerini anlatır.

    kahramanlık sagalarının tek tek hepsi de izlanda sagalarına eşdeğerde bir edebi değere sahip değilse de birçoğu erken efsane anlatılarına ve kayıp kahramanlı şiirlerine yer verdiği için değerlidir.
    (salieri ve çiğnenen onuru, 26.06.2009 20:02 ~ 20:03)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil