görseller
sadri alışıksadri alışık
sadri alışıksadri alışık
belki ilginizi çeker
  1. · ah müjgan ah
  2. · raj kapoor
  3. · hüsnü neşedenyana
  4. · turist ömer
  5. · kerem alışık
  6. · ayhan ışık
  7. · bu da mı gol değil ha söyleyin bunu da mı atamadım
  8. · müstehcen bulduğu tabloları karalayan zihniyet
  9. · raj kapoor
  10. · ihsan yüce
gündem
  1. · dinde zorlama yoktur
  2. · yılmaz özdil
  3. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  4. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · 2012
  7. · itü sözlük
  8. · koramiral
  9. · bülent arel

sadri alışık  

 sayfa  / 2
  1. sinemamızın ve tüm dünya sinemalarının en aşkın kabiliyeti. turist ömer'imiz, ofsayt osman'ımız, şalvarbank'ımız, herşeyiyle biz. bir aktör olduğu kadar bir musiki üstadı da aynı zamanda, herkesin dublaj ses kullandığı dönemde tüm şarkıları bile kendisi söylemiş usta sanatçı, tiyatronun kilometre taşı. avare rolününraj kapoor'dan daha çok yakıştığı tek insan.
    (organometallic complex, 12.05.2005 23:23)
  2. sinemamızın ve dünya sinemalarının tüm başrollerin orta oyunların başoyuncusu. sinema onun kadar yüksek bir oyuncuyu görmedi bir daha. ona türk tipi şarlo diyenler oldu, o şarlo'yu da aşmıştı. öylesine aşkın, öylesine yüksek bir sanatkardı ki hemen tüm sanatçıların sesleri dublajcılarınken o filmde şarkıları da kendisi söylerdi. öyle söylerdi ki hafif törpülü sesiyle zeki müren bile solda sıfır kalırdı. güldürmekte üstüne yoktu ama hiçbir güldürü oyuncusu onun kadar ağlatamadı. o hem şairdi, hem şiir, istanbul'du bir nevi.
    (organometallic complex, 29.06.2005 19:41)
  3. sadri alışık hüznün perdedeki mücessem siması. o haliyle, etvarıyla, duruşu, yürüyüşü, konuşmasıyla istanbul, bakışlarıyla istanbul, gözleri istanbul'un gözleri. istanbul'a sevdalanmış, istanbul yanarken o da yanmış. istanbul'daki yüksek ruha inanmış, yollarında yürümüş, güneşinde terlemiş, denizinde ıslanmış, çeşmelerinde suya, sinesinde huzura kanmış.
    asaf halet kendisini bir balığa benzetir, onun denizi istanbul'dur, balık suyun dışında nasıl yaşarsa o da istanbul'un dışında öyle yaşar. bu denizn bir diğer sakini de sadri alışık'tır, ve yine ah çelebi'nin ifadesiyle istanbul olmasa o olmazdı ama sanki o olmasa istanbul da olmayacaktı.
    sadri alışık güldürür. turist ömer olur, uzaya çıkar, komputere zıt erenköy der güldürür, arena'da boğayı kloroformla bayıtır güldürür, yamyamlar arasında maymun sütü içer güldürür. güldürürken güzeldir de o daha ziyade ağlatır. evet belki hiç ağlamamışızdır onu izlerken, erkekler ağlamaz demiş ağlamamışızdır ama onunla beraber hüzün deryasına dalmış, körfezdeki dalgın suya bakmış ve kemani sarkis efendi'nin
    'kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime
    titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime
    perde-i zulmet çekilmiş korkarım ikbalime
    titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime'
    mısralarına eşlik ederiz. yalnızlığımızı görürüz, onu izlerken herkes silinir, onunla başbaşa kalırız.
    sadri alışık ortamın yön verdiği bir jön değil, o ortama yön veren bir sanatkar. o kadar esaslı oynar ki rolünü kimse turist ömer diye birinin varlığını inkar edemez. o oynanmamış, filmlerde de olsa gerçekten yaşanmıştır. ofsayt osman golünü seyirciye atmış, bir ince hüzün bırakıp göçmüştür.
    sadri alışık farklıdır, o lüfer derisi gibi hafif pürüzlü sesiyle filmlerinde şarkı söylerken en yüksek musıkişinas olur çıkar. öyle ki ben seni unutmak için sevmedim şarkısını zeki müren'den dahi güzel icra etmiştir. onun o şakayla karışık hallerinin şakası uçmuş, bizi pürmelal etmiştir.
    filmlerinde argosu şiir gibidir, basit küfürlerle insanları güldürmek yoluna gitmez, özgündür. genç görüneyim, rol kapayım derdi yoktur. kaza yapmış, ameliyat olmuş, alnındaki kırışıkları almayı teklif eden doktora :"aman evladım ben onlara ömrümü verdim" diyerek sanatçının ne demek olduğunu anlatmış, rakının bile gıybetini* etmemiş bir sanatçıdır.
    on sene olmuş, uzaklara gitmiş ama biz arada rastlaşırız o yine meşhur selamını verir bize, biz mukabele ederiz, göl kenarında beraber şarkı söyler demleniriz.
    (organometallic complex, 21.07.2005 13:04)
  4. sadri abinin öyle sağı solu belli olmaz. hiç habersiz çıkar gelir. neşeli anlarda ziyaret eder bizi, çayımızı içer, en çok da hüzünlü anlarda gelir, nihavend bir hüzünle gelir. ben ondan öğrendim zaten halimi kimseye şikayet etmemeyi. evvelsi gece yine bizdeydi sadri abi, daha doğrusu ben onlardaydım. yüzünde derin bir melal, sanki turist ömer değildi karşımdaki. sadri abi o gece davudi sesiyle cenaze namazını kıldırdı bize.
    (organometallic complex, 03.10.2005 22:41)
  5. sadri abi'nin ciğeriyle arası iyi değilmiş. tabii ciğer davasına içkiyi bırakmış. trt'de canlı yayında spiker hanım içkiden bahseder:
    - ay sadri bey kurtuldunuz artık o iğrenç şeyden değil mi?
    - yooo, tamam sağlığımız gerektirdi içkiyi bıraktık ama rakı benim eski dostum arkasından konuşup gıybetini yapamam.
    edit: bu mevzu ekşi sözlükte de anlatılıyor olsa gerek, ama ben oradan alıntı yapmadım. zaten bilgi kimsenin tekelinde değildir.
    (organometallic complex, 03.10.2005 22:51)
  6. rüyalarımda trt 2 izler oldum ustayı görmek için, dün yine rüyamda trt 2'deydi, attila ilhan'la karşılıklı oturmuş sohbet ediyorlardı, sonra bir vtr girdi turist ömer'in çantası diye, bayağı yaşlanmıştı usta, yengeç sepetindekinden de yaşlıydı. ekran sadri babadan sonra oyuncu görmedi.
    (organometallic complex, 21.10.2005 21:31)
  7. sadri abi sinemamızın en yakışıklı oyuncusu olmuş da bir türlü jön olamamıştır. kimileri derler keşke jön de oynasaydı, jön olsaydı sadri alışık olur muydu acaba. seyirci turist ömer'de sevdi sadri alışık'ı, ofsayt osman'da, ah müjgan ah'ta sevdi. sevilen sadri abinin avare aşık olmasıydı, karşılıksız sevmesiydi, esas kızı alıp gitmemesiydi. sadri abinin hüznü sevildi, lüfer derisi gibi sesiyle ey büt-i nev eda'yı söylerken sevildi. sadri abi kurtardığı kızın koluna girip giden bencil jön tiplerine karşı karşılıksız seven mahcup delikanlının isyanıdır.
    (organometallic complex, 21.10.2005 22:17)
  8. son katıldığı antalya festivalinde "inkitaları (uzatmaları) oynuyoruz" dediydi. ardından vefat etti. cem yılmaz ona olan hayranlığını gora da filminden alıntı yaparak göstermiş: buda mı gol diil be hakim bey, buda mı gol diil
    (abbas yolcumu, 21.10.2005 22:37)
  9. kendisi her ne kadar oynadığı komedi rolleriyle akıllarda kalsa da, aslında dramı en az komedi kadar iyi oynar. sinema tarihimizdeki en büyük oyunculardan biridir.
    (finch, 06.11.2005 16:09)
  10. ustanın 400 üzerinde filmi olduğu söylenir, imdb 165, 4x10.com 185, sinematurk 189 tanesini zikrediyor. yine de bir koleksiyoncu kendisinde 300'den fazla olduğunu söylemişti. amerika'da max linder'in 1911 yılında çektiği sessiz komedileri tamir edilip videosu çıkarılırken biz filmlerimizin sayısını dahi doğru dürüst bilemiyoruz.
    (organometallic complex, 13.02.2006 13:14)
  11. münir özkul, cahit ırgat ve usta beraber fareler ve insanlar'ı oynamışlar sahnede vaktinde. tabii bizim millette arşiv mantığı olmadığından mezkur oyunun bir videosunu bulmak asla mümkün olmayacaktır.
    (organometallic complex, 16.02.2006 16:39 ~ 16:43)
  12. filmlerinde hem komik hem jön premier'i oynamış usta. ilk dönem filmlerinde kötü adamı oynadığı da olmuştur ve hepsinde özgün bir oyunculuk sergilemiştir. sinemamızın hemen tüm oyuncuları aynı şekilde hüzünlenir, aynı şekilde sevinip aynı şekilde sinirlenirken sadri alışık tamamen üslup sahibidir. mesela ağlarken gülümsemeye çalışması meşhurdur, sağı solu dağıtmadan da sinirlenir, sinirlenince etrafa tehditler savurayım da seyirci sinirlendiğimi anlasın deme ihtiyacı hissetmez, anlatacağını bakışlarıyla da anlatır.
    (organometallic complex, 20.04.2006 20:05)
  13. sadri alışık diyoruz yine. bugün beyoğlu sahaflar çarşısında koyu bir sinema sohbetinden sonra otobüste okurum diye aldığım zaman gazetesinin cumartesi ekinde ustayı gördüm, bir bilseniz nasıl sevindim... elbette sevindiğim sadri alışık'ın hatırlanmış olması değildi, ne zaman unutuldu ki! sevindiğim ustanın bir yeşilçam kolajı niteliğindeki kapak resminde hakettiği yere hakettiği kamette basılmış olmasıydı. karnım da çok aç ama sadri abi diyeceğim önce.
    sadri alışık'ı bilirsiniz, sinemamızın en usta oyuncusudur, hani prömiye ligindedir yani, dram, komedi dediniz mi marlon brando'ya çelme takar, anthony quinn'den, chaplin'den bir pas alır, raj kapoor'la bir asistin ardından golü takar kaleye. tabii sadri abi bu oyunculuğuyla bizim mahalle antrenörü çapında yönetmenlerden, kıytırıktan senaryolardan, basiretsiz yapımcılardan az çekmemiştir. sen tut sadri abi'yi yedek kulübesinde oturt, üçüncü dereceden rollere çıkart, nice bir hamakat! abi dedik ya, sadri alışık her zaman başroldedir, yan rollerde de olsa başroldedir, baş rolde de olsa. hani ekranda şöyle bir görünse yeter, kilitler izleyiciyi koltuğa. ne talihsizdir o oyuncu ki sadri alışık'la aynı filmde oynasın, hem de sadri alışık yardımcı oyuncuyken o başrol oynasın. sadri abi oyunuyla yer bitirir adamı. afişte ismi nasıl yazılırsa yazılsın sadri alışık başroldedir, senaryo ne kadar uyduruk olursa olsun sadri alışık o roldeyse iş kotarılmış demektir.
    naşit'lerden, dümbüllü'lerden beslenmiş, meddahı bilmiş, küçük sahne'de münir özkul'larla, mürrüvvet sim, cahit ırgat, mücap ofluoğlu'larla nice oyunlar çıkarmıştır. şarlo da vardır onda, raj kapoor da, anthony quinn de vardır, dümbüllü de. hepsinden ziyade bir sadri alışık vardır, ağlarken gülmeye çalışmasıyla bizleri bitiren, kompederi çileden çıkarmasıyla gülmekten gözümüzden yaş getiren, golü ille de seyircisine takan, istanbul'un beyefendisi bir sevdalı sadri alışık vardır. yani düşünebilir misiniz bir başkasını turist ömer olmuş boğa güreşi yaparken? yani kim sadri alışık kadar içten söyler "kimseye etmem şikayet" diye, kim bir hicaz şarkı olup kalır sadri alışık'tan başka?
    sadri alışık izlerken aldığımız haz mazoşistik bir şeydir, sadri abi her ofsayta düştüğünde bir yumruk yemiş gibi olurum böğrüme, o boşverince ben de boşveririm herşeyi, ilaç gibidir sadri alışık. şakayla karışık oluşu ne de güzeldir, o şakayla karışık rolleriyle ne de ciddi yansıtmıştır bizim kültürümüzü perdeye.
    sadri alışık ne kadar yüksektir kendisine kötü adam rolü biçilen "düşman yolları kesti" filminde, ne kadar aşkındır, ne kadar özgün, sinsi sinsi gülmeden kötü adam olmayı başarabilmiştir o. ayşecik yavru melek filminde yatağa mahkum bir babadır, gözleriyle filmi idare eder sadri alışık, keşke sahne değişmese de biz onun gözlerindeki acı dolu bakışlarla erisek dedirtir insana.
    sinemamızın tek avantajı vardı: sadri alışık! biz yine hicaz makamını katık edip edip hüznümüze sadri abiyi anarız.
    (organometallic complex, 24.06.2006 21:13)
  14. - lan gel gidelim işte. nolucak.
    + olm sadri'ye ayıp olmaz mı?
    - ya boşver, sadri alışık.

    edit: iğrençliğe devam;

    - lan girmem ben buraya çok karanlık.
    + ne korkaksın be sadri, al ışık.
    - heh şöyle önümüzü görelim.
    (hansvoralberg, 25.06.2006 00:40 ~ 27.06.2006 11:51)
  15. iyiler hep erken gider sözünün bir delili sanki. kendisine doyamamıştık.
    (dreams2, 21.07.2006 22:12)
  16. oynadığı filmlerde, çekim ekibininden bir çok kişinin kendini tutamayıp ağladığı, yarattığı duygu seline kapılınmaması imkansız adam. yetenek, kabiliyet...
    (bkz: kalbimizde yaşıyor)
    (deniz büyücüsü, 07.02.2007 12:54)
  17. meşhur selamı kederli gözlerle verişi yürek burkar. ki filmleri emrah/ferdi gibi ağlatmak amacıyla yapılmamıştır, nasihat verir, güldürür.
    (venom, 07.04.2007 22:15)
  18. böyle sait faik abasıyanık ile orhan veli karışımı, biraz da ara güler in istanbul fotoğraflarından fırlamış, bir tophaneli bir karaköylü adam gibi. çok leziz, tadından yenmez. "ben seni unutmak için sevmedim" i kendi sesinden dinleyeceksin, bir de rakı açacaksın, yanına da balık, belki bir gün batımında yine galata da olacaksın, haliç kenarında, kuledibinden geçeceksin sonra, tünele doğru...
    (jimela morrison, 19.04.2007 21:33)
  19. o içi gülen gözleriyle hergün sınıfımızın panosundan bizi selamlayan, baktıkça içimin açıldığı ve kendimi selam vermekten alıkoyamadığım,bu nedenle arkadaşların garip bakışlarına maruz kaldığım, kendisine çok büyük bir sevgi beslediğim başarılı oyuncu,selam olsun..
    (krissennia, 19.04.2007 21:58)
  20. sadri alışık argosu diye bir kavramı yaratan büyük ustadır. asla terbiyesizlik boyutuna varmaz, son derece estetik bir argo kullanabilme becerisine sahiptir. onun gibi ustaları az görmüştür bu memleket.. allah rahmet eylesin.
    (epilofs, 24.05.2007 00:57)
  21. trt 2 nin yeni başladığı zamanlar adamın teki ile oyunculuk üzerine bir röportaj yapılıyor -o zamanlar televizyonda ne olsa izleniyor-
    adam diyor ki:

    -hadi lan derken ki gözlerle, seni seviyorum derken ki gözler aynıysa, olmaz oyunculuk

    bir müddet sonra turist ömeri izliyorum trt 1 de ve tanıyorum dakkasında turisti, röportaj yapılan adam sadri alışık mış meğer.
    selam veriyor, gülüyor, elleri arkasında koşuyor, acaip bir dil konuşuyor, her şey onun dilinde bambaşka anlamlara dönüşüveriyor.
    sonra, yıllar yıllar..
    seyredilene daha farklı bakmalar, falan
    bu kadar türk filminin arasından sıyrılması hiç zor olmuyor ofsayt osmanın -filmin adı ile ilgili cin bir espri yapmak niyetinde değilim-
    aynı filmin hem soytarısı hem kralı
    ben hiç bi şeyde değilim gözlerindeyim sadece
    "bu da mı gol değil" diyor
    yıkılıyor televizyonlar.
    sonra o çok bildik ofsayt osman anektodunu öğreniyorum
    filmin sinemada ilk oynadığı yıllarda, insanların yine mi gol değil feryadına ayağa kalkıp "gol ulan gol" diye bağırmalarını

    sonra ve sonra
    ah müjgan ah
    oscar moscar alacakmış bilmem ne;
    sadri baba namı diğer hüsnü neşedenyana bi yerlerde bu filmde ama nerde?
    anlamak mümkün değil
    kaçıyor orospu müjgan fakirlikten zenginliğe, kömür sobasından kalorifere
    mahalleyi terk ederken yakalıyor müjganı.
    ciğerini koyuyor ortaya,
    “eşya beğenirdik elden düşme” diyor gözleri dört defa lacivert müjganına
    “aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı” diyor
    sanki filmin alaca renkliliğinden çıkıp, tokatlıyor menfaat yavşaklığına izzetini yeminlerini sevdalıklarını terk ediverenleri.
    ben o filmden sonra esen püsküllünün hiçbir filmini, hiç ama hiç sevmiyorum

    kötü senaryolu bir sürü filmde görüyorum babayı sonra
    çamurun içine düşmüş altın, ışıl ışıl.
    çalıkuşunda komutanı oynuyor ve "yalandan öfke sadece hulusi kentmene yakışmıyor bu alemde; bende kralını oynarım bilmem söylemeye gerek var mı" diyor

    bilmem kaç kere daha, replik replik ezberleyene kadar izlemeye devam edicem bundan sonra da.

    ha olur da bi gün sorarsa dileğimi:
    "sana senin selamından bir selam çaksaydım sen de o selamı gerdan kırıp alsaydın" diyeceğim.
    (khaki, 02.09.2007 22:44 ~ 12.10.2007 14:17)
  22. ayla algan ile oynadığı ah güzel istanbul filmindeki oyunculuğu ile kalp kuran oyuncudur. şöyle bir tasavvur edildiğinde hayat yolunda şapa oturmuş ama kalenderliğine devam eden haşmet ibriktaroğlu rolünü ondan başka türkiyede hatta dünyada kimsenin üzerine cuk oturamaz. deli dolu ayla algan ile fevkalade bir ikili olusturmuşlardır.

    sadri alışığın hayat fonunda çalan musiki nedense bana hep 'ben gamlı hazan sense bir bahar dinle de vazgeç' gelmektedir. sinema kariyerinde hummalı çalışmasının son filmi olan (diğerleri bence tadımlık filmlerdi sadri alışığın kendini deneme) saffet beni affet filmi ile kariyerine güzel bir nokta koymuştur.

    bildiğiniz gibi saffet beni affet filminin senaryosunu suavi sualp gibi safkan yaratıcı ve matrak bir insan yazmıştır. bence komedi dram tarzında kıymet-i harbiye olarak ah güzel istanbul filmi ile aynı kalibrededir.

    keşke kabil olsa idi suavi sualp yazsa sadri alışık oynasa idi ammavelakin burası türkiye olduğundan ve yeşilçam denilen bir boka yaramayanların tonla olduğu zihniyet ne yazık ki bunu becerebilecek niteliğe sahip değildi. hala da değildir üşenmeyiniz dizilere ve sinemada arz eden filmlere bir bakınız.

    sözün özü sadri alışık benim lugatimde herzaman beylerbeyinde sirket-i hayriye vapuruna binen, ağzında sipahi sigarası elinde şemsiyesi her şeyden vazgeçip sigarasından (hem sipahi hem de iki paket) vazgeçemeyen hicaz bestedir.
    (ceket yok pantolon verelim, 04.09.2007 05:35)
  23. (bkz: ah güzel istanbul)
    (ahmak ı hayal, 04.09.2007 10:00)
  24. filmlerindeki ağlama sahnelerinde kendimi tutamadığım ve ağladığım usta sanatçıdır.
    oğlunu sevmediğim sanatçıdır. kerem alışık
    (terspektif, 05.06.2008 14:00)
  25. kahkaha ve hüznün en uç noktalarını bünyesinde barındıran üstad.
    (abdias kallistratov, 02.01.2009 21:16)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil