|
|
- o masum öğrencilerin canlarını yakmak için kutsal öğretmen kimliği altına bürünmüş kişilerce uygulanan, ölümle sonuçlandığı takdirde planlı cinayet kategorisine girebilecek cezalardır.
- kısacık favorilerden tutup yukarıya doğru çekmek.
- öğrencinin parmak uçlarını bitiştirmesini isteyip sopalamak..
- kulaklarından tutup ayaklar yerden kesilmek suretiyle havaya kaldırmak!
(bizzat tanık olunmuştur)
- gençlerimizi ve çocuklarımızı bu koşullarda eğitirken,ergin sadistlerin bu durumda olmasını yadırgamamızı sağlayan eylemler bütünü.
- nasıl bir ruh halidir bilemiyorum ama "çöp kutusundan özür diletmek" ve "tahtaya kafa attırmak" çeşitlerine şahit olmuşluğum vardır.
- -ilk sırada oturan öğrencinin üzerine bütün enerjiyi kullanarak uçmak suretiyle öğrenciyi ezmek
-özellikle kulağın üstüne vurarak öğrencinin kulak zarını patlatmak.
(bkz: orospu çocukluğu bu olsa gerek)(prozac, 09.08.2007 19:27 ~ 19:29)
- çocuğun yaptığı yaramazlık için deftere yüzlerce kez "bilmem neyi bir daha asla yapmayacağım" cümlesini yazdırmak.
- öğrencilere yapılan her türlü sadist ve acımasız hareketi disiplin sanan öğretim görevlileri tarafından gerçekleştirilen eylemlerdir. bunların çeşitli fiziksel zorlamalara dayanan bilindik örnekleri olduğu gibi, öğrencinin öğretmenini gözünde efsaneleştirdiği psikopatça olanları da mevcuttur.
örneği de şöyle: adını şu an hatırlayamadığım bir okuldaki fizik öğretmenidir eylemin sahibi. efsaneye göre bu öğretmen bir öğrencisine ara sınav notu olarak "kök iki" vermiştir. aynı şahıs derse kendisinden sonra giren öğrenciyi almazmış. tabi ne var bunda herkes yapıyor bunu denebilir ama öyle değil. bu adam tenefüslerde merdiven başında bekliyor ve zil çaldığı anda koridorda koşarak öğrencileriyle yarışıyormuş. öğretmeni geçebilip sınıfa girenlere ne mutlu diğerleriyse dışarıda kalıyor.
tabi keşke bütün öğretmenler bu işi böyle hallediyor olsa...
- başparmak ve işaret parmağının arasına alınan kulak memesi, tırnaklar memenin içinden geçip birbirine değene kadar sıkılır, resmen kulağa delik açılır. bu esnada el mütemadiyen yukarı kalkmak suretiyle öğrenciyi ayak parmaklarının üzerinde dengede durmaya zorlar ve dairesel hareketlerle öğrencinin kafasının da havada daireler çizmesi sağlanır. sonuç: öğrenci acı eşiğine ulaşmıştır ve kulağı balon gibi şişmiştir.
(tarafımdan bizzat yaşanmıştır)
- iki yaramaz öğrenciyi (ben ve arkadaş) kravatlarından kapı koluna bağlayıp defalarca kez kapıyı açıp kapamaktır.
(bkz: aaal)
- ilkokul 4-5-6 yı kapsayan zaman zarfında başımıza bela olan ruhsağlığı bozuk fen bilgisi hocası ödevini yapmayan veletlere (benim de dahil olduğum grup) sınıfta sıraların arasında timsah yürüyüşü yaptırırdı.üstümüz başımız toz olurdu, sınıf bize götüyle gülerdi... acı dolu yıllardı...
- ortaokulda bizzat bana uygulanmıştır. dersin bitimiyle soluk milli eğitim müdürlüğünde alınmiştır. öğretmen hakkında gereken derhal yapılmiştır:
müdür yardımcısı olan dallama sırf bir gün önce derse gelmedim diye kulağımdan tutup masanın üzerine kafamı kulağım tavanı görecek şekilde yerleştirmiştir. nolduğunu anlayamadan soğan kırar gibi kafaya bir yumruk gelmiştir masanın üzerindeyken. sanki yumrukla masa arasında kafam bin kez tepki yapıp tekrar tekrar gidip gelmişti. daha sadisti olamaz bunu yapan zaten insan olamaz.
- iki öğrencinin karşılıklı oturtulup birbirlerine tokat atmalarının istendiği cezanın bir örneğini oluşturduğu cezalardır. öğretmen kişi çocuklara ''tokat atana ben vurmayacam'' der, ''hadi atın tokatı'' der. yakın arkadaşına tokat atmakla hocadan tokat yemek arasındaki seçim zorluğuyla boğuşan o bünyeyi büyük bir keyifle izler sonra o öğretmen kişisi. sonuç ne olursa olsun yine de iki öğrenciye de tokatını atar ayrıca.kaypaktır da.
(seroo, 04.08.2008 00:44 ~ 16:30)
- adem elmasını tırnaklarıyla bastırıp içeri doğru itmek.
şimdi kendisine izninizle orospu çocuğu diyeceğim öğretmen kılıklı müsvedde, bana yapmıştı bunu. sebebi de neydi dersiniz? "en çok sevdiğiniz ders ne?" sorusundan sonra sınıftan fikirleri alırken benden "ben fen sevmem" yanıtını alması. nefessiz kalmıştım. ölüyordum. orospu çocuğu. piç herif. daha ilkokuldayım bir de.
- düşünün ki şınav çekmek ne kadar zordur. ancak bu sadist hocalardan biri bunu duvara karşı yaptırıyor. evet duvara dayanıp ileri geri olan bu hareketi yapmak daha kolaylaşır, ama bu dahiyane hocamız aynı işlemde iki eli kullanmanıza değil, yalnızca işaret parmaklarınızla duvardan destek almanıza izin veriyor.
- ortokul tarih hocası abdülkerim :isminin aksine abdülkerim hoca baya sert bir hocadır. ceza ise kulaklara veya burunanbilyeye vurur gibi parmağıyla sertçe vurmak. küçük görünen ama çok can yakan bir ceza.
- sadistçe bir durum lise; yurdumun bir fen lisesi. cetvel diye lakabı olan yalnız cetvelliği tahtaya 0 bile çizerken cetvel kullanmasından ileri gelen hocalarımızdan biri dudup dururken öğrencinin birine dalar. bahanesi ise "oylum geçen sene seniğn ayakkabı bağcıkların niye yeşildi". işin iç yüzü ise çocuk 9. sınıftayken ağabeyi 11. sınıftadır ve bu hoca ağabeyini zamanında dövmemiştir hırsını kardeşinden çıkarır.
not:sözlüğünüzün ayarlarıyla oynamayın anlatılan her şey gerçektir.(saki, 04.08.2008 01:35 ~ 01:36)
- ders boyunca çöpe bakma cezasıdır. acayip bir psikolojik baskıdır
(spalax, 04.08.2008 01:46 ~ 01:49)
- ceza olmasa da,bir gün okulun en şeker hocası olan,hazırlık oldugumuz için babamızdan bile çok gördüğümüz ingilizce hocamız,mahkeme duvarı gibi bi suratla içeri girer ve o meşhur pembe,milli eğitimin verdiği 'not' defterini çıkartır,daha çöm (ulan sene sonu geldi be) olan hazırlık öğrencilerine abuk subuk ingilizce şeyler sorar,ve de ders sonunda herkesi 3 sözlüsü de sıfır olarak kayda geçer.yazılan sıfırları gözleri ile gören öğrenciler (bkz: biz) dumur olur,gözyaşlarını tutamayanlar olur,'ulan o kadar para verdi peder,hazırlıkta çakarsam ağzıma sıçar' diyenler olur,ama nafile.hoca adeta metamorfoz geçirmiştir,hiç konuşmadan nerde ise,soru sorma kısmı hariç,çok seri bi şekilde sıfır vermeye devam eder.ders biter,millet ambole olmuştur,az önce herkez resmen kalmıştır ingilizceden (lan başka ders mi var!)
zil çalar,hoca bi anda kendinden geçer,neler oldugunu hala anlayamayan öğrenciler kahkaha atan hocaya hala küfretmektedirler içinden,ve bir anda defter ikiye ayrılır,hoca defterin gerçek olmadıgını söyler,ama öğrenciler hala küfretmektedirler,amansızca sövmektedirler,bunu artık yüksek sesle yapmaya başlayanları bile olmuştur arka taraflarında sınıfın,hoca şaka yaptıgını söyler.
millet iyice aptal olur,ama artık o angut ifadelerde gülümsemeler olur yer yer,hocamız ile aramızda ki samimiyetene binaen (evet erkek lisesi idi ve de hoca çok kafaydı) 'hocam bu yaptıgınız hayvanlık ama yaa','hocam ne kadar şerosunuz yaa' tarzında cümleler kuranlar olur.
velhasıl bu da bizlerde verilmiş bi ceza etkisi bırakmıştır bir dersliğine de olsa,sonra ne mi oldu?öğle arası idi,hoca da gitti pijamalarını giydi,tek pota üçerlikten maç yaptık,valla lan.
- yazar orta 2'ye gitmektedir. ön sırasında oturan çok sevdiği arkadaşı yazarın kopya veme konusundaki beceriksizliğinin de katkısyla çuvalladığı ingilizce sınavında bari kağı boş kalmasın düşüncesiyle kağıda o yeni yeni okunmaya başlanan "anti-emperyalist" kitaplardan "küçük" alıntılar yazmıştır. çocuk aklı işte ingilizce dersi-emperyalizm bütünleştirmesi.. ancak sonuç korkunçtur. hem "kokoş" hem de "sadist" öğretmen tüm sınıfın önünde yaklaşık bir derslik süre boyunca o sevilen arkadaşın parmak uçlarını birleştirip cetvelle vurur onlara,bir yandan da yazılı kağıdına yazılmış olanları okur sınıfa ardarda. hani olay yönetime bildirilse neredeyse daha iyi olacaktır. kırılan çocuk gururuna mı yansın,becerip de kopya veremediğine mi,yazar bilemez...
- sandalyeyi öğrencinin üzerine koyup oturanı da gördü bu memleket. peh peh.. kendi psikolojik sorunlarını hâlledemeyen adamları iki formül biliyor diye öğretmen yaparsanız, böyle olur işte.
|