bir zamanlar adını avazı çıktığı kadar bağırarak duyurmaya çalışan , ne iş yaptığı tam olarak algılanamayan , her türlü aksiyonda kendini bulan , kimi zaman piramitlerde kimi zaman kutuplarda gezinen , erdener abi karikatürlerindeki geometrik tiplemelere benzer kişilik.
türk milletini embesil zanneden, bu yüzden konuşmaları sırasında eğer sayı kullanıyorsa bu sayıları elleri yardımıyla izleyicilerine gösteren, kutuplara türk bayrağı diken, deniz altında namaz kılabilen ve tabii ki en önemlisi 'beeen saadettin teksoooooy' sloganı ile kendi imajını yaratmış herkesin zihninde yer edinmiş televizyon adamı.
kutuplarda namaz kılan ilk insan.
böylece ilk müslüman eskimo ünvanına da ele geçirmiştir.
bir programında da xxx ailesine musallat olan cinleri kameraya çekmeyi başarmıştır.
dün santra programının reklam arasında zap yaparken karşılaştığım ve diyaloglar ile yaran kaşifçi insan,sırlar adamı,gezen kişi.
sadettin abi bursa tarzanı olan keşiş bir adamı bulmak için uludağ çıkmıştır ortalık karlarla dolu hava soğuktur..sadettin abi bu soğuk havaya ve kara aldırış etmeden altında traktör elinde megafon ile tarzanı bulmak için arayışlara başlar
+tarzan,tarzan bursa tarzanı...ben sadettin teksoy nerdeysen çık ortaya...
+evet sayın seyirciler,tarzan şu anda karşımıza çıkmadı karlardan dolayı burdan sonra makine işlemiyor tabanvay ile gidecez..
(5-10 adım attıktan sonra teksoy tekrar seslenir)
+tarzan,tarzan..bursa tarzanı çık ortaya ben saadettin teksoy...
(bursa tarzanı yaklaşık 100 metre kadar uzakta çiftleşmek için kızışan bir at misali bağıra bağıra altında leopar desenli slip bir don ile saadettin teksoy'un karşısına çıkar ve üzerine doğru koşmaya başlar..karşılama gösterisi olarak çıplak vücudu ve leoper desenli donu ile sanki 40 derece havada yaz ayında havuza atlar gibi karların içine doğru atlamaya,bu da yetmedi kedilerin yerde yuvarlanmasına benzer bir şekilde yuvarlanmaya başlar..teksoy şok olmuştur..en sonunda bursa tarzanı ile o şuh diyaloklara girer..ancak sadettin abi dibindeki bursa tarzanı ile sanki 500 metre uzakta gibi megafonu mikrofon sanarak konuşmaya başlar)
+bursa tarzanı en sonunda çıktın
-evet çıktım
+kaç senedir burdasın sen?
-16-40 senedir burdayım
+tarzan 16 nerde 40 nerde sayıları mı unuttun
-ehimm pardon 40 senedir burdayım
+40 senedir burdasın demek ne yer ne içersin buralarda
-ehmmm ekmek sucuk...
+ya tarzan allah aşkına bu dağ başında sucuk ekmeği nasıl bulursun
-?!?!
+peki neden geldin bu dağ başına
-kız yüzünden geldim ağabey
+kız mı?
-evet ağabey sevdiğim kız intihar etti bende 40 senedir burda yaşıyorum
+hadi gel bakalım senle şehire inelim uzun süredir görmüyorsun
-tamam abi
(traktör koltuğunda teksoy,yanında tarzan şehre doğru inmeye başlarlar)
+tarzan..hadi bize bir şarkı söyle bakalım
-abi söylerimde şimdi söyleyemem
(bursa tarzanı leopar desenli donu ve çıplak bağırı ile sokakları slip don defilesinin sergilendiği bir podyuma çevirmiştir.bütün sokağın ilgi odağı olmuştur)
not:diyaloglar geçerken sadettin teksoyun dibindeki adamla megafonla konuşması gerçekten yarıcı bir sahnedir.
"bugün medyadaki tüm dallamalıkların en büyük besleyicisi halktır" önermesinin doğruluğu bence bu amcamla beraber bir kez daha ispatlanmıştır.
adam kutupta namaz kılma dahil tüm ekstrem sporları yapan kafadaki ahşap materyal sayısı meçhul bir insan ve tutup bir programında "başım benim benim başım, tarak tutmaz benim başım" diye saykodelik sloganlar uyduruyor. peki ya arkasında onu hipnotize olmuş biçimde takip eden donuk bakışlı güruha ne demeli?
be ibiş, orada seni izleyen demez mi evine ekmeğini götürmen gerekirken ne diye orada sadettin'in arkasından başım benim başım diye söylenip durursun?
eski programlarından hatırlarım, genelde bir köy yolunda mercedes ile polat alemdar vari ilerler abi. orda bir köylü görür, arabayı yavaşlatır. camı açar. önceden ayarlandığı belli diyalog başlar:
teksoy:::::::: selamın aleyküm
köylü: aleyküm selam (köylü alenen kahkaha modunda)
teksoy:::::::: ya burada uçurtan sıçırtma mağarası varmış, nasıl gidebiliriz?
köylü: valla beyim burdan şurdan ordan....
teksoy:::::::: eyvallah amca. devam et oğlum (şöföre)
ismini bilmediğim sarışın bir djin canlı canlı meazara konacak olduğunu duyunca program yapmak için oraya giden ve onunla birlikte diri diri mezara gömülen kişi. görüldüğü kadarıyla öldükten sonra mezara konana kadar gerçekleştirilen her şey de kendisi için gerçekleştirilmiş. adamı önce bir güzel yıkamışlar, ardından kefene sarıp bir güzel tabuta koymuşlar, duasını etmişler ve ölmesinler diye ikisini bir mezara gömüp, mezara borular uzatarak nefes almalarını sağlamışlar. onlar toprağın altında dururlerken insanlar da oturmuş ölmeyen ölülerin helvasını yiyorlar. işin ilginç yanı, mezardan çıktıktan sonra sadettin teksoyun da kendi helvasından yemesi. bu atraksiyon içinde yüksel aytuğun da içinde bulunduğu bir grup televizyon eleştirmeni tarafından türk televizyon tarihindeki 10 unutulmaz olaydan biri seçilmiştir son ütücü programında.
bir ülke ziyareti sırasında bebekleri ters çevirip esnetip, kollarını çekip çevirip cimnastik hareketleri yaptırdıklarını gören abimizin tepkisi "şeytan diyor çak şunlara iki osmanlı tokadı, akılları, başlarına gelsin." (virgülleri onun vurgusunu hissettirmek için koydum) şeklinde olmuştur. başarılı.
ruhani güçleri olduğunu zanneden,bir zamanlar uzayda yaşayan yaratıklar,reenkarnasyon vb. gibi olaylar hakkında programlar yapmış bir güdük.. hafızamda en çok kalan yanı da parmağını kameraya doğrultup 'sokarım' diye vurgu yapması.