felsefi yönüyle beni çok etkileyen minik arı.şimdilik uzaklarda ve hayatının aşkından mahrum rahip hayatı yaşamakta.bir an önce kavuşmalarını diliyorum ve buradan kendisine sesleniyorum,çabuk dön,özledik seni.
floransa'da yaşayan, hayattaki duruşuna, karakterine, aklına, yeteneğine, vs.. hayranlık duyduğum, yaptığı her iş, attığı her adımla göğsümün kabarmasına sebep olan, ondan bir parça olmakla gurur duyduğum sanat aşığı. özel insan. (bkz: özlediğim şimdi çok uzaklarda)
en yakın dostumdur kendisi. itusozlukü tavsiye ettiğim, benden önce yazar olmuş ballı kişidir. kendi doğrularından asla taviz vermez, adeta bir don kişottur. arkadaşlığa dostluğa çok önem verir, iyi dosttur ve dost kalınmalır.
kendi bencillik tanımı içinde bencil bir insandır.
sözlüğü de diğer her şeyi kullandığı gibi sadece kendisi için kullanır. kendini mutlu ettiği için bazen başkalarının kendini kullanmasına izin verir. sadece kendini mutlu ettiği için yazar. sadece kendini mutlu ettiği için yazılanları okur. sadece kendini mutlu ettiği için bencildir ve mutludur.
farkındadır ve mutludur.
floransadaki okulundan memnun olmadığı için istanbulda tekrar sınavlara giren ve artık floransada değil, istanbulda yaşamakta olan. ama kanına karıştı artık. aşık oldu bir kere kendisi. işi gücü, iş güç sahibi olduktan sonra ilerde bir gün oraya tekrar gitmek, yine bisikletine atlayıp sokakları ezbere dolaşabilmekmiş. yapacak da. biliyorum.
nickini gördüğümde en çok aklıma gelen şey sandalet olmuştu şimdiye kadar. ama nedendir bilmem, paris düşerken'deki andre de ilk sadalet'i hatırlattı bana. araştırmalarım devam ediyor.
pek beğenmediğim bir yazar. eskiden daha güzel yazıyordu bence. artık pek yazmıyor da zaten. yazacak bir şey bulamadığından mı, yoksa yazmaya değer bulmadığından mı bilmiyorum. eskiden daha rahat yazabiliyordu ama. güzel bir anket mi var? atlıyordu. komik bir karikatür mü okudu? hemen buraya yazıp artı oyları toplayabiliyordu. "ne diyem mahmut mu diyem" yazabiliyordu herhangi bir başlığa, ya da seri eksi oy veren ibneye laf edebiliyordu. artık yapmıyor ama. daha özenli falan olmaya çalışıyor kendince ama bu gidişle hiç takip etmeyeceğim kendisini*.
anlaşılmaz bir yanı vardır.
kendine yasaklar koyar.
pistir ve temizdir sadece.
gün geçer, yanar.
bilir, söz dinlemez.
dertlerin en gücündeyken gitme denir, gider. iyi bok yer.
bir derdi vardır; tutamaz içinde, bir derdi de budur.
ama hala umudu vardır.
ve umut öyle bir oyuncaktır ki, hep başkasının elindeyken caziptir.
şans hep ona güldüğü için yaptığı onca şeyin şansı başkalarına güldüreceğini sonradan görür.
halbuki her şeyi kendi yanından görmese,
bir yer olsa huzur sunsa,
bıraksa kendini şöyle oh ne rahat,
kamaşır yaşamdan gözleri.
ve işte o zaman terlikleriyle gelir.
ve gider.