bozulması durumunda genellikle pişmanlık hissedilir; ya ilişkiye yapılan ihanet için, ya da çoktan bitmesi gereken bir ilişkinin bu kadar zaman sürmesine izin verildiği için.
tabi kimi insanların kimi insanlara karşı sadakatsiz davranması sadakatsizliğin doğal olduğu anlamına gelmez.
günümüzün en zor bulunan değeri
kişi kendine bakmadan önce hep karşı taraftan bekler
halbuki sadık kalmak kişinin kendisine saygısıdır en başta
kimse sadık olmayacağı bir ilişki içinde bulunmamalı,bulunuyorsa da yaşadığını ilişki,aşk veya sevgi diye tanımlamamalı.
onun adı olsa olsa boşta kalamama, yalnızlık korkusu ya da koluna herhangi birini takma isteğidir.
daha iyisi bulunduğu anda da bırakılır,ya da bırakılmadan daha iyisi de alınır.
kadınlardaki en büyük eksiklik. oysa ki onlara sorsanız bu konuda erkeklerin duyarsızlığı daha fazladır. hiç düşünmezler ki öyle erkekleri zamanında kendi hemcinsleri yaratmıştır. artık aşk, sevgi, mutluluk gibi kavramlar yalan olmaya başlıyor malesef. ve bunun sorumlusu sevgiyi kalbinde değil, gözlerinde yaşayan sadakatsiz kadınlar.
belki bir erdem artık hiçbirimizde olmayan. hayatlarımızın içinden dolup taşan herşeyin bir yedeği, alternatifi varken hiçbirimiz sadık değiliz kendimize bile.. sınırsız bedenler, sınırsız seçme, sahip olma ve tüketme hakkımız varken artık hiçbirimiz erdemli değiliz.
sadakat uzak bir kavram içini sömürüp yok ettiğimiz dünyamızla, naylon yaşanmışlıklarımıza...