adamların bölüm olarak almak yerine ilk sene "mühendislik programı" adıyla alması çok iyi bişey.ilk sene herşeyi görüp sağlam karar veriyorsun. ve heryere imkan veriyorlar.
ööle bi kütüphane bizim okulda olsa orda yatar kalkarım.. ne ararsan bulunmakta ve sınırsız..kitap, dvd, aylık yabancı dergiler.. ve adamlar 1 milyon dolar senelik bütçe ayırmışlar hocalar istediklerini getirtsin diye kütüphaneye..
öğretim kadrosunu odtü ve diğer kaliteli devlet üniversitelerinden transfer ettiği hocalarla zenginleştiren,zor eğitimi ile burslu burssuz bütün öğrencilerine hayatı zindan eden fakat bursluları cömertliğiyle az da olsa rahatlatan,gebze civarına kurulmasına rağmen içinde her türlü lüksü bulunduran,itü dışında türkiye'de okunabilecek ender üniversitelerden..
kampüsten çıkmadan yaşamanın mümkün olduğu, herşeyin amerikanvarı olduğu hatta orjinal amerikadan ithal olduğu üniversite, ayrıca özeller arasında en iyisi
toplumsal duyarlılık projelerinden(cip), kokteyllerden geçilmeyen, sosyal mühendis yetiştirdiği iddia edilen, içine girince kimsenin laptoptan kafasını kaldırmadığı farkedilen, sanıldığının aksine belki de itüden daha antisosyal okul.
eğitim sistemi ile de kafaları karıştırmıştır. zira çok az zorunlu kredi vardır. "insan kendi iradesiyle kendini ne kadar zorlayabilir ki?" sorusunu akıllara getirir, pek sağlam mühendis yetiştirdiğine inanmadığım bir üniversitedir. buna rağmen paranın gücü devreye girince kısa zamanda çok geniş bir dvd, kitap vs zımbırtı arşivine sahip olmuştur. reklamın da nimetlerinden sonuna kadar faydalanıp kendilerini türkiyenin en iyi 3 olmadı 5 üniversitesi arasına kendi oylarıyla zorla yerleştirmişlerdir.
eğitim kadrosu ve olanakları iyi olabilir ama bıraksalar da kalitelerini mezunları ispatlasa daha iyi olmaz mıydı dedirten cinstendir.
(edit: yazdığım esnada bir mensubuna olan duygu ve düşüncelerim yazıya yansımış olabilir. mazur görünüz.)
networkünde emeğim olan, çamurlu yollarında spinler atarak bembeyaz arabayı kahverengiye çevirdiğim, hocalarının kalitesini görüp de hayran olduğum üniversite
robocon 2004 te tahtadan robot yapmasına rağmen teknoloji özel ödülü alan kurum. mekatronik müh. bölümünü çok iddialı bir şekilde duyurmalarına rağmane 4 takımla katıldıkları turnuvada sadece bir takım çalışan robotlarla sahaya çıkabilmiştir. akabinde üyesi bulunduğum yıldız teknik üniversitesine 7-6 yenilerek elenmişler; tüm snoblukları bir anda kaybolmuştur!.. sonuç olarak şartları devlet üniversitelerine kıyasla oldukça üstün olan okuldur. devlet okulunda okuyan bireyler olarak yarışma sahasına robotları sırtımızda taşırken bu arkadaşlar özel nakliyeciler tutmuşlardır. gene bizler pentium 2 yi bile zar zor ankara ya götürebilmişken orada her öğrenci bir laptop taşımaktadır.
(bkz. ukte)
mezunlarının %40'ı lisansüstü öğrenime devam ederken, %45'i ise profesyonel iş yaşamına geçmeyi tercih etmiştir. diğer kesim ise avare avare dolaşmaktadır.
izmit, adapazarı ya da daha doğuda oturan insanların pazar akşamı okula giderken shuttlea binmek üzere kadıköye gitmeleri esnasında önünden geçip de gözlerinin dolmasına sebebiyet veren okul.
genelde kampüste çok kesif bok kokusu alınabilen,çayırları çimenleriyle göz dolduran,binalarıyla,sınıflarıyla,amfileriyle takdir kazanan güzel üniversite.lakin içindeki öğrenci yoğunluğu,kaplanan alana göre az olunca bir binada birileriyle karşılaşana kadar akla karayı seçiyorsunuz.binaları karma karışık bir kapıdan girip diğerini bulamıyabiliyorsunuz.
yazlık sayfiye yeri gibi,o hocaların evlerine yerleşip tatil yapıcan.ohh mis...
formula 1 sırasında kampüsünde konakladığım üniversite. "ah ulan az daha kassaydık da girseydik şuraya!" dedirtti... eğitim devam ederken hiç görmememe rağmen bunu söyledim, evet bunu yaptım!
her ne kadar zorlu eğitimiyle öğrencilerinin canını çıkarsa da,gelecek açısından umut veren, adamı o temenniyle mezuniyete kadar ayakta tutabilen,laptopları bilindiği gibi hediye etmeyen ve zaten parasını okul ücretiyle çıkaran, ve yine zaten bunları mezun olurken geri alan (makul bi fiyata isteyene satan),diğer bazı özel üniversiteler gibi sırf ticaret değil kaliteli eğitimi de gerçekten,hatta abartarak amaçlayan okulum..
üniversitenin son birkaç yıldır ki hedefi özellikle türk ekonomisine küçük burjuvalar kazandırmak. tabi burada sözüne ettiğim "burjuva" kavramı sermaye sahibi ya da tüccar değil kendi üretimini yapabilen küçük ve orta ölçeli sanayi kuruluşları kurabilecek nitelikli insan manasındadır. türk ekonomisinin en büyük eksiğinin sermaye ve niteliksel sanayi eksiği olduğu biliniyor. işte sabancı üniversitesi'nin amacı bu payede kendi işini kurabilecek insan yetiştirmek. ama bir sorun var! kendi projesini hazırlayıp, 150-200 bin dolara bunu teknoparklarda geliştirip 400-500 bin dolara kendi işletmesini kurabilecek paralı öğrencilerin varlığının yanında sabancı'da burslu okuyup harika fikirler üretebilecek parasız öğrencileri varlığı ihmal edilmiş durumda. zira bu öğrencilere sermayenin de sahip çıkması beklenemez. türkiye'de böyle bir risk sermayesi alabilecek kurum ya da kuruluş çok azdır.
bunu yanı sıra eleştiri alsa da eğitim kalitesi ve olanakları bakımından türkiye'de parmakla gösterilebilecek bir üniversitedir.
şu meşhur "sabancı camiyi güzel yapmış ama minareyi biraz öteye kurmuş" mimarisi koray grubunun imzasını taşır.
aldığım duyumlara göre üniversitenin anasının amına yapılması da bu sayede olmuştur.* sabancı, üni yapmaya karar verdiğinde istanbul da arsa kapamaya çalışmaktaydı. zira bu büyüklükte bir araziyi istanbul un muazzam bir yerinde bulmak hem çok zor hem de çok pahalıydı. şu an sabancı üninin bulunduğu yer koray grubuna aitti ve sabancı yla anlaşıp üniyi inşaaya başladılar. yine de muadilleri koç, yeditepe de farklı olarak selçuklu-osmanlı mimarisi baz alınmıştır, kubbeli yapılar ve geniş haralar içerir. ah birde adam gibi bir yerde olsaydı.