|
|
- yeşil imzalı kartvizit
karar vermişti sabahattin ali; kaçacaktı. mart sonunda trakya'dan bulgaristan'a geçecek, sınırı geçince de yeşil kalemiyle imzalayacağı bir kartviziti kendisini kaçıran adama verecekti.
adam, o kartviziti berber hasan'a verip parasını alacaktı.
berber hasan da kartviziti rasih nuri'ye gösterecekti.
bu, "işlem tamam" anlamına gelecekti.
* * *
rasih nuri, nisan ortası berber hasan'ın dükkânına gitti.
tıraş olurken konuyu açmaya niyetlendi; berber arkadan "dikkatli ol" işareti yaptı.
konuşamadılar.
rasih nuri, tedirgin çıktı dükkândan... ani bir kararla geri döndü.
"- para verirken küçük bir kâğıt düşürmüşüm. yerlere bir baksanıza" dedi.
"- nasıl bir kâğıt?" diye sordu hasan...
"- küçük bir kart" dedi rasih nuri, "...üzerinde yeşil yazılar olacak."
hasan paravanın arkasına gitti. yeşil kalemle imzalanmış bir kartla döndü.
demek başarmıştı sabahattin ali; sınırı geçmişti.
* * *
aradan bir ay geçti, ses çıkmadı.
sonra gazetelerde acı haberi okudular:
"sabahattin ali, bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken kılavuzu tarafından öldürülmüş"tü.
kılavuzunun adı ali ertekin'di.
ifadesine göre sınıra doğru yürürken sabahattin ali bulgaristan'a gidip oradan türk hükümetini devireceğini söylemişti. bunu duyunca "milli hisleri galeyana gelen" ali ertekin, onu teslim etmeye karar vermiş ve kitap okumakta olduğu bir anda elindeki odunla başına vurmuştu. sözde amacı yaralamaktı. öleceğini düşünmemişti. öldüğünü anlayınca da orada bırakıp gitmişti.
peki ya yeşil imzalı kartvizit?
sabahattin ali, sınırı geçtiğini kanıtlayan bu kartı nasıl olup da imzalamıştı?
arkadaşı rasih nuri'nin aklına bir tek açıklama geliyordu.
milli emniyet'in sınırda sahte karakolları vardı. sabahattin ali, bulgarlara ait sanıp sığındığı o karakolda kartı imzalayıp kılavuzunu geri yollamıştı.
sonra tutuklanıp işkenceye götürülmüş, orada öldürülmüştü.
cesedi de sınır boyuna atılıp çürümeye terk edilmişti.
* * *
bu tez hiçbir zaman soruşturulmadı; kanıtlanamadı.
ordudan ihraç bir eski subay olan ve sonraları milli emniyet tarafından başka işlerde görevlendirilen ali ertekin, yazar - şair sabahattin ali'nin katili olarak yargılanıp 4 yıl hapse mahkûm edildi.
dosya kapandı.
ancak türkiye'de ve dünyada amansız bir "komünist avı"nın sürdüğü 1948 baharında yaşanan ve "1946 doğumlu türk demokrasisinin ilk faili meçhul cinayeti" sayılan bu cinayet hiç unutulmadı.
* * *
şimdi katledilişinden 56 yıl sonra ankara sanat tiyatrosu, "benim meskenim dağlardır" oyunuyla yeniden sahneye çıkarıyor sabahattin ali'yi ve ona kıyan cinayeti...
ali'nin romanlarından, öykülerinden, şiirlerinden derlenen ve zaman zaman çelik gibi sertleşip bazen nahif bir türk filmi duygusallığına bürünen rutkay aziz imzalı bu oyun, kızıltepe'de 12 yaşındaki uğur'un babasıyla birlikte terörist diye sırtından kurşunlandığı bir dönemde sahneye çıkıyor.
çok partili demokrasimizin "faili meçhuller galerisi"ndeki ilk kurban sabahattin ali, yarım asır geriden, son kurban küçük uğur'a sesleniyor sanki:
"bir gün kadrim bilinirse/ ismim ağza alınırsa/ yerim soran bulunursa/ benim meskenim dağlardır"
can dündar
... toplu gösterim ... |