1. ne kadar zor ve anlamsız bir iştir.... özellikle iş-güç sahibi olanlar için.
    daha afyon patlamamış... işe geliyorsunuz; hop sağ baştan say!
    günaydın... günaydın... günaydın... günaydın, n'aber?... günaydın... günaydın
  2. rutini bozmak için bir iki harf değiştirip kunaydın diyin. üstelik sabah sabah günaydın benzer ama günaydın olmayan bir kelime duyunca insanlar, gereksiz uzun muhabbette yapmazlar. onlar olayı çözmeye çalışırken siz kaçarsınız olay yerinden.
    bizzat denenmiştir.
  3. beklenti yaratır. asla dememek lazım, dediniz mi bi kere yandınız, her sabah gözünüzün içine bakarlar. ha diline mi yapışır denebilir, yapışıyor geçen de bi yapıştı akşama dek söyledim.
    berbat ötesi girime edit: evet çok fenayım bugün, ama geçecek...
  4. dünyanın en zul geleneklerinden biridir. bu yüzden arada bir sabaha iyi uyanmışsanız mesela veya içinizden geldiği zamanda ve gelen kişilere demekte fayda vardır. öbür türlüsü sabahın köründe, geceden kalma ol veya olma; farketmez, ezadır, cefadır. bir de çok alıştırırsanız, her sabah beklemeye başlarlar, bu da iki katı zul demek. bu yüzden ben genelde i-pod'un arkasına saklanırım bir süre. sonrasında siz sessiz sedasız, başka şeylerle meşgulseniz zaten kimse dokunmuyor. dokunulursa kötü... ne zaman ki konuşmak ister birisi, kendisi katılır zaten ortama. katılmıyorsa bırakın, kendi varoluşunda kalsın, di mi ama. bunun bir de "iyi akşamlar" versiyonu vardır ki, o da ayrıca ama aynı biçimde bir zuldür kanımca.
  5. henüz uyanamamış ses telleri sayesinde travesti sesi gibi çıkan sesle ğğöönaydın demektir. bir sus bir siktir git ya, sabah sabah... göz kırp, anlarım ben.
  6. uyanamama, uyansa bile ayılamama problemi olan kimi bireylere harbiden zor gelen söz. zordur mesela benim için. sabah uyanamama sorunum var ciddi şekilde. saat çaldıktan 45 dakika sonra uyanabiliyorum. 10 dakika içinde elimi yüzümü yıkayıp giyinip dışarı çıkıyorum. işyeri yakın yürüyerek gidiyorum. yolda karşılaştığım insanlara günaydın demek hakikaten zor geliyor bana. günaydın diyenlere ise cevap vermekte zorluk çekiyorum. bazen yakın arkadaşımla karşılaşıyorum işe giderken. normalde muhabbetin dibine vurduğumuz halde sabahları denk geldiğimizde konuşamıyoruz. o da benim gibi uyanamadığı için algı sorunu çekip cümle kuramıyor. gerçi bende cümle kurmak için çaba sarfetmek istemiyorum ya. düşün günaydın bile demekte zorlanan birey cümleyi nasıl kursun. işyerinde kahvaltı ettiğim için işe giderken pastaneden poğaça, börek, simit vs. filan alacağım mesela, elimle gösteriyorum ya, o derece hastayım. sonra büroya gel millete günaydın de ya da onlar sana günaydın desin off. gerçi bizim elemanlar biliyorlar acil bir durum yoksa işyerine geldikten 15-20 dakika sonra iletişime geçiyorlar benle. aynı durumdan müzdarip başka iş arkadaşlarımda yok değil. duble demli çayla yapılan kahvaltıdan sonra içelen sigaradan ile normale dönüldükten sonra gün aymış oluyor bana. onun için size günaydın diyemeyen, günaydın demekte zorlanan insanları öyle hemen yaftalamayın. onları anlamaya çalışın. erken kalkabilip, evde kahvaltı yaptıktan sonra çıkabiliseler dışarı bu zorluklar çekilmeyecek.