şarkıların içinde pek bi güzel giden günün çoğu insan için yeni başladığı zaman dilimi. uyanınca sanki hep fonda hava ve duygusal koşullara göre "bu sabahların bir anlamı olmalı.." , "bu sabah yağmur var istanbul'da.." , "sabahın köründe daha gün ışımadan, mahallenin ...." gibi sözler içeren şarkıların çalacaktır. ama tabi daha öyle bi teknoloji olmadığından ve biz de truman show'un truman'ı olmadığımızdan gidi de bilgisayarı açmak lazım. e o da uzun iş.. içimizden söyleriz biz de o zaman. bu da tam müzelik oldu ama hadi bakalım..
uyandığınızda pencereyi açıp bir ün salarsınız, okursunuz duyacak olana sabah isimli bu güzel ahmet hamdi tanpınar şiirini:
serin rüzgarlara pencereni aç
karşımda fecirle değişen ağaç
bak, seyret ağaran rengini ufkun
mahmur gözlerinle süzülsün uykun
bırak saçlarınla oynasın rüzgar
gümüş çıplaklığı bir başka bahar
olan vücudunu ondan gizleme
ne varsa hepsini boyun,saç,meme
esirden dudaklar okşasın, sevsin
madem ki geceden daha güzelsin
gerçekten, bir ertuğrul özkök kalitesinde olmasalar da türkiye'nin en iyi, en zeki, en mantıklı yazılarının sahibi yazarları biraraya toplamış gazete. ibretle takip ediyorum.
yaşanmamış günler vardır, ümit edilen
gidilmemiş yerler vardır, düşte gidilen
söylenmemiş sözler vardır, hayal edilen
bu sabah bir büyü taşıyor sanki
olmamışı olacak neden
bu sabah coşkuyu getiriyor; yarınsız kalplere
bu sabah özlemi götürüyor; gelecek günlere
bu sabah aydınlığı müjdeliyor; ayrıldığı geceye
bu sabah herşeye söz veriyor; uyanda dinle
yaşanmamış anlar vardır, ömür verilen
duyulmamış hisler vardır, arzu edilen
görülmemiş renkler vardır, siyaha zincirlenen
bu sabah bir büyü taşıyor sanki
olmamışı olacak neden
bu sabah coşkuyu getiriyor; yarınsız kalplere
bu sabah özlemi götürüyor; gelecek günlere
bu sabah aydınlığı müjdeliyor; ayrıldığı geceye
bu sabah herşeye söz veriyor; uyanda dinle..
özellikle fatih altaylı'nın gelmesinden sonra hıncal uluç ve diğer birçok yazarıyla spor sayfalarını fenerbahçe düşmanlığına alet ettiği ve bir nevi galatasaray'ın yayın organı haline dönüştüğü cumhuriyet gazetesi yazarlarından çetin susan tarafından tespit edilmiş gazetedir.* dokuz sütuna attıkları balon manşetleri ve hemen altlarındaki yalan haberleri, mahkeme kararlarıyla kıytı kuytu küçücük bir köşede tekzip etmekten usanmayan; ıkınmadan sıkılmadan hala yalan haberler yapanların gazetesidir.
bir hafta sonu vermiş olduğu eklerle birlikte benden başka 3 arkadaşımın oturmasına,uzanmasına hatta yorgan baabında kullanılmasına katkısı olan bol ekli, içi boş * gazete
iki haber de fatih altaylı görevdeyken atılmış olup,birinde 5-1 gibi ağır bir şekilde kupa kaybeden fener lige dönmüş,diğerinde 4-0 yenilen galatasaray haddini bilecek yazılıyor...
malum gazeteyi bu şekilde suçlayan yazının çıktığı gazete de ilginç; cumhuriyet.şu medya dünyasında güvenilebilecek birkaç gazeteden biri olan cumhuriyette bu tip bir haberi görmek düşündürücü.tek yönden görmek bu olsa gerek...
tmsf'nin el koyması ile beraber eskiden şu an ki milliyet ve hürriyet gazetelerinden pek farklı olmayan sitesi değişime uğramış, sayfanın her yerinde olan "o ne yırtmaç öyle", "kanseri yendi sağlam meme yaptı", "diz kapağında demir var" tarzı haberler ve altlarında bulunan resimlerini görmek için tıklayınız ibaresi gözle görünür biçimde azalmış olan gazete. tabii bunlar kendilerin başlattığı temiz internet kampanyası kapsamında oluyor. daha çok haber daha az galeriye giden yönlendirmeler ve web sayfasının yeni dizaynı oldukça hoş.
gördüğüm en kaypak gazetelerden biri. kim iktidarsa ona yamanmaya yönelik yazılar yazıyorlar. bu yüzden fatih altaylı'nın sabah gazetesine geçmesine hiç şaşırmadım. tam tersine tencere sonunda kapağını buldu dedim. benim açımdan inandırıcılığını tamamen kaybetmiştir bu yüzden.
edit: dinç bilgin ve turgay ciner'in gizli anlaşma yaptıkları ortaya çıkınca tmsf tarafından el konumuştur. yani sahiplerinin yaptığı bir yolsuzluk ortaya çıkmıştır. iktidar istedi diye el konmamıştır ve bu iktidar yalakalığı yaptığı gerçeğini değiştirmez.