öyle bir korkudur ki uyumamışsanız, yatağınızda öylece yatarken veya sözlüğe giri girerken yerinizden sıçramanızı sağlar. sokaktaki tek sestir. ürkütücüdür.
ezanı allahın okuduğuna inandığınız günlerden kalma bir ürkmenin sabahın o saatinde yankılanan tek sesin ezan olmasıyla birleşince ortaya çıkardığı korkudur. neden korkulur ne hissedilir de korkulur bilinmez ama insan ürker birden ve bir an önce uyuyabilmeyi diler sadece..
korkudan ziyade, kalkıp işe gitmeye az kalmış olmanın verdiği bir stres basmasıdır bu duygu. bir de gece boyunca tutmuş olduğunuz çişinizi kalkıp yapmakla "yok uykumu kaçırmayayım, zaten dakikalar kalmış" demek arasında gidip gelmek anlamına gelir ki, eziyetlerin en büyüğüdür.
oluşumunda, ezanın makamının (sabağ makamı sanırım) büyük etkisi olduğunu düşündüğüm ruh hali.
sâbâ makamında okunduğu için insanda bu duyguyu bırakır..dedikleri gibi tam tersini hissedenler, duyunca pencereyi açıp değişik bir huzuru kendilerinde hissedenler de vardır..bunun nedenini gece boyu etrafta dolaşan şeytanlar ve cinlerin müezzinin dile getirdiği bu ilahi çağrı ile yokolduğu inancı olabilir..ama öte yandan beni de küçükken acaip korkuturdu, itiraf edeyim..herşeyden koruduğuna inandığım
yorganımın içine kafamı sokardım..bitmesini beklerdim..ama uyuyakalan, geç okuyan müezzinlerden dolayı baya uzun sürerdi..uzun bir süre tüylerim diken diken olurdu..
ilk ders yapılacak sınava birkaç saat kalmış olduğunun habercisidir.
(poppy, 28.05.2007 04:48)
tuhaf duygu. müezzinin sakin sesi her daim huzur vermiştir bana. "başka bir gün işte, dert edecek birşey yok" bazında.
günahı bol olan ve bunun farkında olan birisi için bu korkuya göt korkusu da diyebiliriz. ben dedim mesela..
(pacey, 28.05.2007 23:53)
korkudan ziyade, o uykulu halden sabah ezanı ile uyandırılmak, benim hala sebebine tam olarak karar veremediğim bir huzur verir. en azından ben böyle hissediyorum çoğu zaman.
okunuşunun farklı oluşunun yarattığı tedirginliktir, çoğu farklı olanının tedirgin etmesi gibidir. akşam ezanı okununca ben mesela annemden korkardım ezandan değil de. annem farklı mıydı peki? yoo bildiğiniz anne işte, geç kalınca kızıyordu.
*
korku değildir o aslında, hüzündür.. biten gecenin huzuru ile başlayacak günün yüklediği sorumluluk arasına sıkışan bir duygu. yaz olsun kış olsun illa ki o saattir. geç değil, erken değil.
(bjaso, 29.05.2007 00:10)
sabaha karşı gecenin şehveti biter ve sabahın nuru zuhur eder,ve güneş ziyası ile bütün kirlilikleri ortaya çıkarırır,işte tam da böylesi bir ambiyansta günahkarlar korkuya bürünür ve yaptıklarından ötürü allah'ı hatırlar,ezanın mistik havası da doruk noktalara ulaşınca sabah ezanı korku verir,bu korku aslında allah'a olan inançtan gelir,öyle ya allah'tan korkmayan için ezan sesinin insan çığlığından başka bişey olmadığını düşünenler de yok değil hani.
havanın tam aydınlanmamış olması ve
saba makamında okunuyor olması en büyük iki sebeptir bu duygunun oluşmasında.
bit(e)meyen bir gecenin sonunda duyulduğunda huzura dönüşmesi çok muhtemel olan duygu
müezzin ile alakalıdır genellikle kimi zaman sesi kötü bir müezzin insanın içinde ürperti oluştururken
sultanahmet gibi bir yerde dinlenildiği zaman garip bir huzur dolmaktadır...
(megae, 29.05.2007 05:59)
havanın ağarmaya başladığı vakitler. günün alacakaranlık vakitleri. bilen bilir, eskiler alacakaranlık için "dostun düşmanın seçilemediği vakitler" derlermiş. işte tam bu vakitlerde, uyku tutmamış zor bir gecenin sonunda, pencereden bomboş sokağı seyrederken, tanımadığınız bir adam, bilmediğiniz bir dilde, bin dört yüz yıldır okunduğunu bildiğiniz bir çağrıda bulunuyor. ve siz bu sesin dünyayı ne kadar çok etkilediğinin, değiştirdiğinin farkındasınız. inançlı da olsanız, inançsız da olsanız, pencereden gördüğünüz alacakaranlık manzaraya fon müziği olan bu sese ürpermemek zor sanırım biraz.
ev değiştirten bir realite.son üç senedir bu ses ankara maltepe'de her sabah ortalığı bangır bangır inletmekte. (önceden makul bir yükseklikteydi, üç senedir birileri titre ve kendine gel mesajı vermeye çalışıyor olsa gerek. şikayet dilekçelerinin kaale alınmamasının da bu nedenden olduğunu düşünüyorum.) arkadaşlar, yeni doğmuş bebekler bu sesin ruhaniliğinden haberdar değiller ve her sabah dakikalarca ağlamak suretiyle tepki gösteriyorlar. biz benim bildiğim bu gerekçeyle oradan ayrılan üçüncü aileyiz. özetle taşındık, uyuma fırsatı bulduk ve kendimize geldik.
namaz kılmayı bilsem valla kalkar kılardım düşüncesini çağrıştıran duygudur.
annem uyanacak, hala uyumadım diye car çıkarıcak korkusudur.
(senoş, 16.07.2008 18:49)
özellikle uyunmaya çalışılan bir geceyse o saate kadar hala uyunmadığının göstergesidir ve korku verir