anlaşılır şey değil. '' okuduğum an itibari ile şoka sokan durumdur. '' durum nedir? şokella mı ne. şoka sokuldum. çıkmak istiyorum, çıkamıyorum. saba gibi bir kadın sen git ona. o kim bu arada. davut. karadeniz, yeşil, yeşil yemyeşil. iyi de bize ne? bilmiyorum.
bir zamanlar biz çocukken
leo buscaglia kitapları okutan, içimize o iğrenç insan sevgisini aşılamaya çalışan o örtmenlerin beynini sikeyim ben emi.
hayallerinin büyük bir bölümünü ev, araba, at, silah, avrat, yat, kat, botoks, özel sigorta, villa, yalı, halı, halısaha, stadyum, güzel bir gelecek, mutlu bir hayat, am, göt, pipi, falan ve filanın oluşturduğu zavallı bir tür. evlenip çocuk yaptı mı tamam. emekli de olursa daha ne. bu türü sevmekten söz ediyoruz. leo söz ediyor. sevmek ve öğrenmekmiş. seni seviyorum demekten asla bıkmayın ve usanmayınmış. sevmekle geçen bir yaşam asla sıkıcı olmayacaktırmış.
bu türü sevmekten ve onların içinde olduğu bir dünyada yaşamaktan söz ediyoruz.
şimdi, biriniz çıkıp bana bunu açıklasın. rica edicem. içinizden biri çıkıp bana yeniden sevmeyi öğretsin misal. içimdeki canavara daha fazla dur diyemeyeceğim zira.
televizyondan gördüğü, bakın dikkat edin sadece o ekrandan gördüğü, gerçekte hiç karşılaşmadığı ve tanımadığı iki tane insanın nasıl sikiştiğini bile anlayamayan, daha doğrusu bunu niye merak ettiğini bir türlü anlayamadığım, merak etti diyelim, bunu öğrendi ve öğrendiğinde ne sikime şoka girdiğini bir türlü kalın kafamın almadığı her biri bu olaylar silsilesinin kahramanı bir insan topluluğu. çilekli mi, çikolatalı mı? nasıl seversiniz? sever misiniz?
sikerim.
çocuğuna mama alamayan, bu sıcakta tarlada çalışan, kalp hastası, kanser, alkolik, travesti, piç, orospuçocuğu, aç, açıkta, evsiz barksız, mutsuz, umutsuz, ekmeği bile parayla alacak kadar alçak, sakat, eli, ayağı, yüzü ve yaşayacak bir hayatı olmayan tüm insanlar adına soruyorum nasıl sevebilirsiniz? sevebilir misiniz? sever misiniz?
sikerim, öldürürüm.
saba tümer'le davut güloğlu'na kafanız girsin. ya da o ikisi kafanıza girsin.