10 dakikası 1 kontör gibi öğrenci kampanyaları olmasa telefonu sadece alarm için kullanacak kişilerdir. zira bu hareketleriyle saatte bir sevgiliye çağrı atmak sınıfının bir ferdi olmaktan kurtulduklarını zannedenlerdir. kampanyaların sona ermeleriyle tekrar saatte bir sevgiliye çağrı atmak sınıfının emektar bir ferdi oluverirler
(bkz: kast sistemi)
kısa zaman öncesine kadar aynı evde yaşadığım, hiçbir filmin sonunu, hiçbir maçın gollerini göremeyen insan tipi. durumdan sıkılsa bile artık iş işten geçmiştir. artık saatlerce konuşmak istememesi, saatlerce kavga etmesini gerektirir. "bari parasını kazan da konuş be çocuğum" demek istersiniz, ailesinin gönderdiği parayı gsm şirketine yatırmasına üzülürsünüz ama çaresi yoktur. kendi haline bırakmak, mevcut sevgiliyi terkedip, yakınında bir sevgili bulmasını beklemek en iyi yoldur.
psikolojik destek de önerilebilir tabi. durum normal değildir sonuçta.
gencturkcell in yarım saati 3 kontür kampanyasını, ya da aycellin bedava konuşma kampanyalarını kullanan çiftler. kimi zaman bu durumu yararlı amaçlar için de kullanabilirler: telefonda soru çözmek, telefonda ders anlatmak gibi *
ne yemek yediğini,yemekte kaç bardak su içtiğini,tuvalete girip çişini nasıl yaptığına varıncaya kadar anlatan tiplerdir.telefonla konuşma kılavuzu armağan edilmeli ve telefonla boş konuşulmaması gerektiği öğretilmeli topluma kazandırılmalıdır.
acemiliğim döneminde iki içtima arasındaki dakikaları gül yüzlü, ceylan gözlü yarimle telefonda geçireyim dediğim zaman ankesörlü telefon sırasının en sonunda olmanın verdiği dayanılmaz heyecan ve sinirden dolayı o anda elinde telefon ile konuşan ve sırada önümde bulunan tiplerdi.
"o kadar saat ne konuşuyorlar anlamıyorum deyip de sıra bana geldikten sonra o kadar saat ne konuştuklarını anladım" diyeceğimi bekleyen yazarlara olacak sözüm. o sıra bana hiç gelmedi.
yanyana gelince pek konuşamayan insanlar toplulugudur, nedense telefona alışıp bi nevi sanallık yaşanmıştır ve insanı direkt karşısında görünce heyecan basar ve kelimeler birbirine dolaşır... *
tabii ki bu muhabbetler gerekli şeyler değildir(sevgili uzakta değilse tabii,genelde günümüzde sabah görüşen,akşam ayrılan sevgililer evlerine gider gitmez yapıyorlar bunu...).saatlerce sevgilisiyle konuşan adamın aslında bayılması gerekir.fakat uygun cep telefonu tarifeleri,artan şarj oranları gibi olanaklar sağolsun,olay sadece insanın iradesine bakar artık.
bence saçma bir olay.saatler boyu sevgilinle konuşsan ne olur?ki gördüğüm kadarıyla bu muhabbet,ancak "ne yiyorsun?","ne izliyorsun?","yanında kim var?","nereden geldin?","sütünü içtin mi?","çişini yaptın mı?" tarzında saçma geyikler halinde geçmekte ve sevgililerin arasını açmak gibi bir özelliğe de sahip bulunmaktadır.gereksiz iştir.
can sıkarlar,sürekli kulaklarında telefonda gezer bu tipler,olur olmadık yerlerde sürekli sevgilileriyle konuşmaya yeltenirler,karşılıklı iki kadeh içemez,iki muabbetin belini kıramaz olursunuz.tam bişey anlatacaksınızdır"pardon hacı kız arkadaşım arıyo,bir dakika"deyip en az 1 saat telefonda kalırlar.muabbet de piç olur haliyle.ilerki aşamalarında bu tiplerin telefon açık uyudukları,lavaboya,bakkala v.s.heryere telefonda konuşurken gittikleri görülmüştür.hatta halı saha maçına elinde telefonla girmeye çalışan biri arkadaşları tarafından son anda farkedilerek etkisiz hale getirilmiştir
ilişkilerin kısa süreli olmasını sağlayan bir şeydir.herşey o kadar kısa sürede paylaşılırki çiftler artık bişey konuşamaz hale gelerek,ilişkileri bitmeye yüz tutar.
saatlerce telefonda konuştuktan sonra konuşmanın öyle ya da böyle kavgayla sonuçlanacağı düşünmeyen tiplerdir. ayrıca sevgililer zamanla daha asosyal olmaya başlar. bu tiplerin tek düşündükleri şey sadece eve gidince sevgiliyi arayıp günün bütün ayrıntılarını saymak ve saydırmak olur.
beraber vakit geçirmeye çok alışmış çiftlerin yaptığı eylemdir. birbirlerinden uzakta olunca özlenir bu vakitler ve bir nebze olsun telefonla giderilmeye çalışılır.
telefonun yaydığı radyasyon ve bilumum zararlı şeyden korunmaları amacıyla bir kulaklık alıp doya doya konuşmalarını önerdiğim tipler. böylece derste, sofrada, pc başında da çok rahat iletişim kurabilirler.
ybsg demekten sıkılmadığım , her şeyin bir adabı var nidalarıyla karşımdakini dürttüğüm bir durumdur.bir de bu aveanın hede hödö tarifesiyle milletin çenesinin düştüğü,ay çok uzak falan demem çarparım şeklinde tepki verdiğim,saatlerce telefonda konuşacağına git yanına öpüş koklaş bırak bu işleri dediğim olaydır.sevgili uzaksa bile olayın boku çıkarılmamalıdır.bok çıktığı zaman kokmaktadır.bu koku benim nefret etme sebebimdir..