işiniz yoksa uzayııp duran ama başınızı kaldıramayacak kadar çok işiniz varsa kafayı kaldırmayı başardığınız an nasıl geçip gittiğini anlayamadığınız soyut şey.
zamanı gösteren alet. zamanın saatten saate değişmesi ilginçtir. misal: benim saatim 21:30 u gösterirken o saatte binmek zorunda olduğum şehirlerarası otobüs firmasının saati 21:32 olabilmektedir. bu 2 dakikalık zaman farkı yüzünden merterde binmem gereken otobüse taa küçükyalıda binmek zorunda kalabiliyorum. evrensel bir zaman belirlemek çok mu güçtür ki? bir karar verseler de ona göre ayarlasak saatimizi.
ayarının merkezi sistemle yapılmasını hayal ettiğim aygıt. devlet baba basacak bi tuşa, hop herkesin saati 00.00 olacak, ülkede saat kaç, ileri gitmiş geri kalmış karmaşası yaşanmayacak.*
makine mühendisliğinin otomativ alanından sonra en iyi boy gösterdiği ürün olsa gerek kanımca. miniminnacık kalıp içerisine, takan kişiyi bile eskitip yine de dayanan ve hatta hatasız çalışan bir mekanizma kurmak öyle kolay bir iş değil sonuçta. isviçreliler'in iyi kıvırdığı bu makine yerine göre sadece bir alet, yerine göre ise zenginliğin göstergesi bazen de insanın sadece kendisine beğendirme adına özenerek taktığı yararlı bir aksesuar olmuş.
(bkz: rolex)
(bkz: quantum)
(bkz: zenith)
(bkz: tag hauer)
(bkz: q and q)
ebeveynlerin küçük çocukların kollarını kıtladıktan sonra daha çok ağlamamalarını sağlamak için "saat yaptııım!" nidaları atıp 32 dişinin izini bıraktığı hunhar eylem öğesi..
tamamen astronomik amaçlı olarak kullanılmak için ingliz kraliyet ailesinin açtığı bir yarışma sonucu bulunan alet.
bulan usta ve yardımcısı olan oğluna eşşek yüküyle para kazandırmış alet.
saati kim buldu* saat 60 dakikadan oluşur, 60 dakika da 60 saniyeden, o da 100 saliseden, bunların hepsi arapça kelimeler dilimlemişlerde dilimlemişler, hatta salisenin ötesinde de hamise, ramise ifadeleri kullanılmış, bu bölme işlemlerinin saatin tanımında kifayetiz, mesnetsiz kaldığı aşikar. o halde tümden geri gelelim. gün, dünyanın ekseni etrafında 1 tam tur atması. greenwhich ten itibaren dünyayı üstten görünüm itibariyle her biri 1 dereceyi temsil etmek üzere 360 yay parçasına bölüyorlar. bu noktada meridyenleri 15er 15e gruplayıp üstten görünüşe göre dünyayı yirmidört zaman dilimine bölmüşler ve böylece dünyanın 15 derecelik dönüşü için geçen zamana 1 saat denmiş. burada 1 derece eşit 4dk diyebilmemiz için önce bir saat eşittir 60dk kabulünü yapmamız lazım ki bu da bizi başa götürür. toparlayayım, bu 24 saat nereden geliyor, ilk kez hangi yüzyılın kaçıncı çeyreğinde kullanıldı, adamlar 360 dereceyi niçin 15er 15er gruplamışlar?, 20şer 20şer yapsalar bir gün 18 saatten oluşurdu ya da10ar 10ar gruplandırsalar bir gün 36 saatten oluşurdu. bu işler nasıl olmuş yoksa saniyenin kankalarından müstakil bir tanımı mı var dı da (ör:radyoaktif xminyum un yarılanma ömrünün bişeysi falan filan gibi öyleyse adamlar o ölçme teknolojisini o zamanlar nasıl kullanmışlar) ben mi bir bihaberim. bir de avrupada zaman birimleri standardizasyon heyetinde günü kaça bölelim derken soyyolojik anlamda ne gibi ön görüler oldu da 24 diğerlerinden sıyrıldı, yani her şeyin onluk sistemde düzenlendiği sistemlerde niye 12 seçildi. daha bi de dereceninde grad ve radyan gibi bir kabul olduğunu düşünürsek yaşasın günü bine bölen internet saati diyesi gelebilir insanın ama gene de iyidir eski sistem en azından duvar saatlerindeki rakamların dizilimi yormuyor insanı.
önemli bir aksesuar olmuştur. maddi statü, zevk, tarz göstergesidir aynı zamanda. bayanlar için takı olarak bileklerini süsler, değerli taşlar ve madenlerden yapılanı pahalı zinet eşyasıdır.