sağlık karnesi olmadığı için doktora gidememek 

adana çık aradan

  1. az önce konuştuğum arkadaşım, bugün tansiyonunun 4'e düştüğünü ve bunun aslında birkaç haftadır tekrar ettiğini söyledi.şaşırdım.haberim yoktu.peki dedim nasıl ya?neden doktora gitmiyorsun?neyi bekliyorsun?aslında biliyordum sorumun cevabını ama belki farklı bir şey duymak istedim.ümitlendim belki.evet, sağlık karnesi yoktu.parası da yoktu ve doktora gitmek de bu koşullarda pahalı bir işti.sonra düşündüm.kızdım.bağırmak istiyorum.küfretmek istiyorum.ona soruyorum çaresizce nasıl olacak peki diyorum.o da çaresizce cevap veriyor:"dursun biraz daha hallederim sonra".uzatmak istemiyorum aslında çünkü belli ki acı çekiyor o da.babası geliyor belki aklına.yıllar önce kaybettiği babası.sonra çalışma durumu olmayan annesi.tüm bu düşünceler bir yana doktora gidemiyor en önemlisi..
    (a perfect tool, 29.06.2007 00:20)


  2. sosyal devlet olamamış yurdumda hala totaliter kurumlara tapınan zavallıların çekmesi gereken acıyı, sosyal güvencesi olmayan insanın çekmesi kırıyor bir yerlerini insanlığa olan inancın.
    herkese eşit parasız sağlık ve eğitim diyenleri kınayanların hiç mi içi sızlamaz, hiç mi yanmaz anlayabilmiş değilim.
    (atxaga, 29.06.2007 00:31)
  3. üniversite bittikten sonra 4 sene maruz kaldığım durumdur. iyi kötü kendi ayakları üzerinde durabilen ve genç bir bedene sahipseniz, işi gırgıra verip kendi alternatif tıp yöntemlerinizi üretebilirsiniz. aynı zamanda çaresizlikten isyana doğru esen sert rüzgarı da hissedersiniz
    (stilgar, 29.06.2007 00:48 ~ 00:48)
  4. (bkz: türk olmak)
    (jack, 29.06.2007 00:50)
  5. sadece bu ülkeye özgü ayıplardan biridir..
    (crow, 29.06.2007 01:00)
  6. geçersiz bir bahanedir. türkiye cumhuriyeti, maddi durumunun yeterli olmadığını ve sağlık güvencesi olmadığını kanıtlayan vatandaşlarına yeşil kart sunar. daha başkalarına da sunar ama, oraya şimdilik girmeyelim.
    (thedewil, 29.06.2007 03:25)
  7. "karnen yoksa ölüm sana haktır." demektir. başka açılımı varsa da bilmek istemiyorum.
    (beyaz araba sola cek, 29.06.2007 16:33)
  8. asıl tartışılması gereken, bir insanın sağlık hizmeti alabilmesi için yeşil kart ya da sağlık karnesi gibi belglere muhtaç olmaması gerektiğidir. dünyada ve haliyle türkiye'de vazgeçilmiş insanların sayısı gittikçe artıyor. aslında bu sağlık karnesi ya da yeşil kart uygulamaları belirli bir gelir düzeyine sahip ol(a)mayan insanları, kamu hizmetlerinin ancak ve ancak piyasaya açılmasıyla iyileşebileceğini kabul ettirmekten başka bir şey değil. bir hasta, devlet hastanelerinde yarım yamalak ve uzun uğraşlar sonucunda tedavi olabilecekken, özel bir hastanede ise her türlü imkan ayaklarının altına serilmektedir. tabii bu imkanların paralı olduğunu unutmayalım. ama ne demişler yiğidi öldür hakkını yeme, bu özel hastaneler, çoğu zaman olması gerkenden de fazla ilgi gösterek*, sizi tüm mikroplardan, virüslerden kurtaracaktır. bu hızlı işleyişi ve muhteşem ilgiyi gören, sağlık hizmeti alabilmek için sağlık karnesine ya da yeşil karta muhtaç olan diğer vatandaş özel hastanelerin ne kadar da müthiş yerler olduğuna inanacaktır. sonuç olarak, her ne kadar sosyal refah devletine karşı olsam da, sosyal refah devletinin bedava ya da en azından süründürmeden vermesi gereken sağlık hizmeti gibi asli hizmetleri piyasanın eline bırakmak için meşru zemin oluşturulmaktadır. devlet bu işi becerememektedir, ne yapsındır, kısmettir. çağımızda herkesin doğmaya hakkı var fakat herkesin yaşamaya hakkı yok!
    (kerkerte, 29.06.2007 16:38)
  9. (bkz: yaşama hakkı)
    (adsız, 29.06.2007 16:51)
  10. yüreğiniz ferah olsun, bu günah türkiye'nin çarpık yapılaşmasının değil, kapitalist toplumlaşmanın gereklerinden kaynaklanıyor. aklıma ilk gelen örneği söylüyorum: izlediğim bir belgesele göre medeniyet beşiği abd'de sosyal güvencesi olmayan, yani çalışmayan, dolayısıyla sigortası olmayan milyonlarca insan yaşıyor. abd'de sigortacılık tamamen özel sektörün elinde. yani ya çalıştığının yüzde bilmemkaçını bu şirketlere ödeyip ünlü doktor mehmet öz'den sağlıklı yaşam tavsiyeleri alacaksın, ya da gebersen iyileşmek için gittiğin hastaneden parasını ödememek için kaçmak zorunda kalacaksın. keza avrupa'nın birçok ülkesinde de o dillere destan "hastalanınca adamın ülkesinden helikopter gelip almış abi" tadındaki geyiklerin de fakir fukara homeless veya hausloß'lara* yönelik olmadığı çok açık bir gerçek.

    inanın batının geneli "ne kadar ekmek o kadar köfte" prensibine dayalı sağlık sistemiyle ilgili bu gerçekler tam olarak bilinse, türkiye'nin yeşil kartlı, ssk'lı emekli sandıklı sosyal güvenlik sistemi daha sosyal bir devletimsi gelir.

    öbür taraftan, "herkese eşit sağlık imkanı" olsun diye "bu kış komünizm gelecek" dediler ona da yok mok dediniz. daha ne yapılsın?

    (çok fena balon solcu tadı verdim ama idare edin, anladınız derdimi siz.)
    (wondrous, 29.06.2007 17:06 ~ 17:06)
  11. bi de şöylesi vardır:
    sağlık karneniz vardır,o iğrenç sıcak günlerden birinde beyniniz sulanmış bir vaziyette o kadar yolu alarak hastaneye gidersiniz fakat hastaneye gittiğinizde bi de bakarsınız ki sağlık karneniz yok,karne yurtta masanın üzerinde sereserpe yatmaktadır,e doğal olarak doktora gidemezsiniz...(bkz: tam bir zeka örneği)
    (pedaliza, 29.06.2007 17:07)