beden eğitimi dersinde öğrencilerin çok sık yaptığı,benimse cinnet geçirmeme neden olabilecek eylem...
-sağa dön!
+(sözde döndüüü...)
-evladım sağın orası mı?
+???neresi ki hocam?
-dumur ben!!!
sağ cebe sarımsak sol cebe soğan konularak çözülmesi mümkün olan bir problemdir.fakat arkadaşlarınızla buluşacaksanız cebinizde sarımsak ve soğanın bulunması hiç de hoş olmaz.özellikle buluşacağınız grubun içinde karşı cinsten beğenilen biri varsa durum daha da içler acısıdır.sevgilinizle buluşmadan öncede bunu düşünmek gerekir.hava soğuksa sevgiliniz elini cebinize koyup elini ısıtmak isteyebilir.elini cebinize atıncada sağ cepte bir sarımsakla karşılaşmak son derece abestir.vampirlere karşı koruma amaçlı taşıdığınızı ve ya marketten aldığınızı ve cebinizde unuttuğunuzu söyleyebilirsiniz.tabi yerse.
reklamcıların, sık sık yaptığı eylem. sol görüşlü olup 'bir malı nasıl olduğundan fazla gösterip satabiliriz'i meslek edinmek baya bir şeylerin karıştırıldığına işarettir. bu gruba en çok satan gazetelerde ki eskiden 'militan' mertebesine ulaşmış sol görüşlü köşe yazarlarını, en iğrenç şekilde tüketimi gıdıklayan dizi ve filmlerden parayı vurup her yerde solcuyum, şuna buna karşıyım diyen oyuncularıda katabiliriz.
öğrenmekle yaşla falan alakası olmayan, tamamen bilinçaltı ucube bir yön yanılgısıdır. 23 yaşıma geldim, birden biri odaya girip "solunda arnıl şıvarzanagır çıplak!" dese, arnıl şıvarzanagır 'a sarılırım.
trt baba bu sorunu sağ sarımsak sol soğan yöntemiyle çözmeye çalışmıştı vakti zamanında ancak ne var ki pek etkili olamamıştı. zira bir taraftan bakınca solumda kalan duvar, arkamı dönünce sağımda kalmaktaydı, hangisi gerçek sağ hangisi gerçek soldu. akşam ezanı vaktinin çok çabuk gelmesinden sonraki en büyük sorunumdu bu. daha o zamanlar kime göre neye göre nin peşine düşmüş ancak bir sonuca ulaşamayacağımı anlayarak müteessir olmuştum. herşey ama herşey yalan mıydı yoksa. kimseden bu konuda tatmin edici bir yanıt alamamamın etkisi ise çok feci olmuştu kalan hayatımda.
--bu probleme kurban gitmiş insanlarla kurulan dayanışma derneğinde kürsüye çıkar ve "merhaba nelll" sözünden sonra yaşadıklarımı paylaşmaya başlarım--
"aşı olmak mesela. göz göre göre koluna sapladıkları iğnenin korkusu yetmezmiş gibi bir de "haydin bakiyim, aşı olcaksınız. sol kolunuzu sıvayın" dendiğinde elime kalemi alıp hangisi ile yazı yazabildiğimi kontrol ettikten sonra bir yargıya varabilmenin zorluğunu, hele ki sık sık unutunca bunu tekrarlamak zorunda kalışımı anlatsam hangi yetkili çıkıp sorumluluğunu üstüne alır..
yıllar boyunca yol tarif ederken yaşadığım sıkıntı var bir de.
söylemekten utanacağım yaşlara kadar, yol tarif ederken sağla solu karıştırdığımı çaktırmamak için ağzıma gelen ilk yönü söyleyince banko yanlış olması ve sonra düzeltmem ile herşeyin ayyuka çıkmasının bünyemde yarattığı tahribatın izleri yeni yeni silinmekte.
zor oldu ama başardım evet, artık ikisini ayırdedebiliyorum.
teşekkür ederim. "
--bu noktada dinleyiciler alkışlarlar.bense bir sorunumu paylaşmış, üstelik de destek görmüş olmanın huzuruyla yerime otururum--
küçük yaştaki insanların hayatın bu en somut gerçeğini idrak etme çabası seyrinde gelişen eylem.
misal ben bir solak olaraktan uzun seneler sol elimle kalem tutup, pantolonumun üzerine birşeyler yazıyormuş gibi yapıp ona göre belirlerdim yönümü
taksicilerle sürekli papaz olmama sebep olan problemim. ne yaptıysak çözemedik, resmen mütemadiyen karıştırıyorum sağımı solumu. asla otomatiğe bağlayıp, sağ dendiğinde sağ elimi uzatamıyor, bir müddet düşünüp; emin olmaya gayret gösteriyorum. taksicileri de, ee şu taraftan gidicez, ee aşağı doğru inicez, ee şu bakkalın sokağına gircez şeklinde yönlendirmeye çalışıyorum.
acemi birliğinde bire bir şahit olduğum olay. hep söylentiler vardı. "oğlum sağını solunu bilmeyen adamlar var lan!" diye.
komut verilir,
-sağa dön!
-evladım,evladım! sana diyorum,yüzüme bakan s.lak!
-ben mi komutanım!?
-evet sen!
-emredin komutanım!
-senin sağın neresi evladım?
-burası komutanım.
-bir bak bakayım yanındakilere.neden herkes senin yönünün tersine dönmüş? onlar mı bilmiyor sağını yoksa?
-emredersiniz komutanım!
bir kaç defa üst üste seyreder... en sonunda komutan dayanamaz.tekrar çağırır ve,
-yat!sağ tarafına doğru ilerki çam ağaçlarının oraya kadar yuvarlan. oraya varınca da sol tarafına doğru buradaki çam ağaçlarına doğru yuvarlan!
-emredersiniz komutanım!
daha sonra çocuğun sağ ve sol kavramı tamamen yerleşmiştir. koğuşta bile yatağın içinde kendi kendine komut verip yatakta sağa sola dönüyordu.tamamen pekiştirdi artık.
küçükken yazı yazdığım elimin sağ elim olduğunu bilmem sayesinde hiç yaşamadığım olay.mesela bana sağa dön dediklerinde "yazı yazdığım elim sağ elimdi, o zaman sağ elimi kaldırayım, bakalım hangi tarafa dönmem gerekiyormuş" şeklinde beynimde fırtınalar koparıp doğru yönü bulurdum.zordu,biraz uzun sürerdi ama anlamlıydı...teyyy!!!
türkiye'de diğer bir çok konuda olduğu gibi siyasi partilerin çizgilerini belirlerken yaşadıkları sorunsal.misal chp,ap *....ve ip'e sapa gelmez bazı partiler...
ilk okul birinci sınıfta folklorden kovulmamı sağlayan durum. sol sol sol sağ sol işte bu repliği bir türlü tam olarak ayaklarımda harekete geçirememiştim. (nasıl içime oturmuşsa hala unutmamışım)
diş hekimi iseniz, her seferinde hocanızın söylediği dişin simetriğine bakıp da hatanızı fark ettiğinizde hocanızın size 'salak' der gibi bi ifadeye sahip bakışlarıyla karşılaşmaya sebep olan hatadır. (bkz: kendimden biliyorum)