ders anlatırken sürekli "bakınız" deyip duran, (hatta, ardından 50 karakteri aşan cümleler kurarak formata aykırı davranan) bu vesileyle ders esnasında akıllara sözlüğü getirip, bizi "ders bitse de sözlüğe girsek" düşüncelerine gark eden öğretmene müstahak davranıştır.
uzun uzun sorunun cevabını yazmak yerine bir "bakınız"la işi çözme fikri pek bir hoş geliyor o an ve ilginçtir ki pratik olarak direk bir "bakınız" üretilebiliyor ve hatta bu konuya nasıl girişceğiniz konusunda faydalı hale bile gelebiliyor.(bkz: itü sözlüğün faydaları)
2000'li yılların başında aydın ünverdi'den diferansiyel denklemler alan bünyelerin vizelerinde sık sık yaptıkları bir eylemdir sınavda bakınız vermek. sonuç olarak hiçbir şeyi kısa yoldan halletmenizi istemeyen bir hocanız varsa ve siz aynı türden bir atraksiyonu, önceki sayfalarda başka bir soruda yapmışsanız; bkz. (şu sayfa, şu no'lu denklem) tadında şeyler yapabilirsiniz. dalga geçilecek ya da korkulacak bir eylem değildir, hocalarınız tarafından da kabul görür bu şekildeki bir kullanımı. (10 sayfanın altındaki cevaplarda geçirsiz olabilir)
sınava sözlükten çalıştığınızın kanıtıdır fakat sınav testse asla yapılamayacak bir eylemdir. ayrıca kaynak kitaplarda her 10 cümlede bir bakınız veren hocalara da müstahak bi davranıştır.
daha çok sözel sınavlarda karşılaşılan durumdur. önce soru bir güzel açıklanır , daha sonra anlatılanı pekiştirmek amacıyla bakınız verilecek söz öbeği itinayla paragrafın biraz altına yazılır ve sınav kağıdınıda (bkz: ) tuşu aranmaya başlanır. sonuç tabiki hüsran...