|
|
- eski efsanevi bjk başkanı.tam 16 sene başkanlık yapmıştır.
- eli kolu rahat durmayan surekli titreyen eski bjk başkanı
- gitmesi için herkesin yalvardığı bjk başkanı
"15 sene oldu
senin süren doldu
yeter artık seba
artık istifa"
olsun
"ahmet dursun
seba gitsin"
olsun unutulmaz tezahüratlardandır.
- beşiktaş başkanı aynı zamanda mit ajanıdır.
- beşiktaşımızın tarihinde en çok seçilerek en uzun süre başkanlık yapan ve bu kulüpte sadece bir onursal başkan vardır, o da hakkı babadır diyerek bir beşiktaşlının saygısını gösteren gerçek bir centilmen.
(bkz. istanbul beyefendisi)
- beşiktaşımızın gururu.
- son 20 yılda 3 büyüklerde başkanlık yapmış şahıslar arasından, rakip takım taraftarlarının* bile saygı duyduğu tek kişidir heralde.
(solti, 08.11.2005 13:56 ~ 13:56)
- yönetici olarak hatası sevabı olmuştur ama insan olarak futbol dünyasında ayrı bir yeri olan kişi. bir gün birilerinin arkasından konuştuğunu, seviyeyi düşürdüğünü, düzeysiz polemiğe girdiğini duymadım görmedim. ilkeli ve duruşu olan bir başkandı. yaşamıyla tavırlarıyla hep mütevazıydı.
(genaro, 22.04.2006 10:59 ~ 11:18)
- bjk plaza'nın da bulunduğu spor caddesi etrafındaki sokaklardan birisinde oturur ve oradaki pazardan alışveriş yapar. pazar torbalarını da kendisi taşır. öyle de bir adamdır.
- inönü stadyumu'nda atılan ilk golün sahibidir kendisi. golünü beşiktaş formasıyla isveç'in aik solna takımına atmıştır.
(finch, 22.04.2006 12:30)
- 'büyük başkan' tabirinin en çok yakıştığı kişidir.
(sahaf, 22.04.2006 13:50)
- ismini duyunca ilk akla gelenler.
eski dostlar
titrek eller
rakı kadehi
istanbul beyefendiliği
centilmenlik.
- bir fenerbahçeli olarak her zaman sevdiğim, ismi bile saygı uyandıran büyük başkan. kendisi çerkes'dir.
- tam 16 yıl boyunca beşiktaşımızın başkanlığını yürütmüş, takımımızın kurumsal anlamda bugünkü konumuna gelmesinde mehmet üstünkaya ile birlikte en büyük pay sahibi olan, efsane başkan.
- oturduğu semtin ana caddesine ismini vermiş efsane beşiktaş başkanı. o civarlarda dolaşırsanız, bakkaldan kaşar alırken, elinde torbalarla marketten gelirken ya da ara sokaktaki küçük bir restoranda akşam yemeğini yerken görebilirsiniz. mahallede ona herkes "süleyman baba" diye hitap eder.
- çok çok çok sevdiğim bir beşiktaş aşığıdır kendileri.hatta küçükken dedem olduğunu sanmışlığım bile var.babam da çok severdi ondan etkilendim herhalde.bir de unutamam beşiktaş taraftarları yönetiminin son zamanlarında kendisini protesto etmek için inönü stadının önünden yürümüşlerdi '' süleyman babanın bir çiftliği var,çiftliğide öküzleri var'' diyerekten.
- beşiktaş üçüncü kez üst üste şampiyon olduğunda, başbakan turgut özal'ın eşi semra özal, şampiyonluk kutlamasını sırça köşklerinden, fildişi kulelerinden birinde düzenlemek istediğini söylediğinde, süleyman seba'nın verdiği cevap bugüne kadar sporun iktidarlara attığı en güzel tokattı: "hanımefendi, beşiktaş halkın takımıdır ve her zaman halkın takımı olarak kalacaktır. bu yüzden de şampiyonluğunu ilham aldığı halkıyla beraber sokakta, inönü'de, yüreğinde kutlar."
ali ece, f dergi 30. sayı
- son dönemlerinde oldukça fazla eleştirilmeye başlanmış insandı. beşiktaş gün geçtikçe kötüye gidiyordu. özellikle galatasaray arayı hayli açmıştı. beşiktaş'ın eski kafayla yönetildiğini söylüyor, artık genç ve modern beyinler tarafından yönetilmesini istiyordu basın ve taraftar. yapılacak kongre öncesinde 2 yıllığına aday olacağını ve başkan seçilirse bir dahaki seçime girmeyeceğini söylemişti. ardından tekrar başkan seçildi ve 2 yıl öyle böyle geçti. bu iki yılın sonunda yapılacak olan seçimlerde daha önce söylediğinin aksine "aday olacağım" demişti. hem başarısız bir takım yaratmıştı, hem de sözünden dönmüştü. bunun üstüne taraftar ve basın iyice ateşlendi ve yoğun baskılar yapıldı tekrar aday olmaması için.
sonunda aday olmadığını,fakat uzun yıllar genel sekreterliğini yaptığı serdar bilgili'yi değil de hasan arat'ı destekleyeceğini söylemişti. hasan arat'ın seçilmesi durumunda takımı yine seba'nın yöneteceğini düşünen üyeler,soğuk baktılar arat'a ve sonunda oylar serdar bilgiliye kaydı.
o dönemki (seba'nın son dönemleri) beşiktaş'ı seyretmek mutsuzluk veriyordu insana. şampiyonluk üçlemesinden sonra uzun süren başarısız bir dönemin içerisindeydik. ve herkes gibi ben de ahmet dursun seba gitsin demiştim. seba gidince efsane oldu, ahmet ise rezil edildi.
yine sportif başarısızlıklar var, üstelik ileriki yılların sponsorluk anlaşmaları da yapıldı tüpçü tarafından, bu anlaşmaların çoğunda paralar önceden alındı. ve hala ortada maddi anlamda güçlü bir beşiktaş yok. vicente del bosque ve jean tigana sözleşmeleri devam ederken gönderildiler, sırf bu iki ismin bile büyük tazminat meblağları bulunuyor.
demem o ki; sportif başarısızlıklar hala daha devam ediyor, hatta geriye gittiğini söylemek yanlış olmaz. maddi anlamda güçlü olacağına güçsüz duruma düşen bir kulüp var önümüzde. bunun üstüne sözünden dönen, abuk sabuk laflar eden başkan ve yönetim kadrosuna sahibiz. sportif başarıyı geçtim, rezil edilmeyen, saygı duyulan bir takım istiyorum. bu da ancak seba tarafından olacaktır. gelsin yine otursun o koltuğa, konuşacağı zaman konuşsun, sustursun arsız dilleri. şu günleri yaşayan beşiktaşlılar ona sırt dönmeyecek, başı dik gezeceklerdir.
(bkz: tüpçü gitsin seba gelsin)
(bkz: kurtar bizi bu bok çukurundan)
- türk spor tarihinin en çok saygı duyulan insanlarından biri. sadece gerektiğinde konuşurdu, ama konuştu mu da herkesi susturmasını bilirdi.
hatta söylediği bir söz şöyledir: "herkesi bir defa,birini herzaman aldatabilirsiniz ama herkesi herzaman aldatamazsınız''(fl oz, 04.08.2008 02:31)
|