|
|
- son zamanlarda ardı arkası kesilmeyen “sözlükteki aslançolar”, “karabağlı sözlük yazarları” gibi oluşumları, onların doğuşunu ve önlenemez büyüyüşlerini görmemek elde değil. ben de dün akşam televizyonda pimp my ride programında “arabama şekil yap! heyo!” altyazılarına dalıp gitmişken bu dahiyane fikir aklıma geldi. ne yapalım artık dedirten medirten, sevehee, bilmem kaç no’lu girisiyle bana tavuk döner yedirtmiş yazar gibi şeylere katlanıp, idare edip; çocukların hepsini sokuyorum sözlüğe.
evet, bugünden itibaren sözlükte küçükçekmeceli yiğitler de var! çok ‘kaliteli’ insanlardan oluşan bu birliğin yegane amacı amaçları her gün kendi içinde bölünmekte olan sözlük yazarlarını tek bir semt veya şehir adı altında toplayıp, barış ve huzuru tekrar bu pixeller aracılığı ile sizlere sunmak. artık biri istanbullu, diğeri malatyalı olan iki sevgili sadece farklı şehirlere ait oldukları için başlıklar altında ayrı düşmeyecekler. istanbullu mmehmett1989, malatyalı sevgilisi kayısı girl’e sözlükteki küçükçekmeceli yiğitler başlığından “canım seni çok seviyorum, yiğit olduğun için daha da bir seviyorum! tanım: benim ve sevgilimin ait olduğu grup” gibi çılgın giriler eşliğinde seslenip, 321378213. kez ilanı aşk edebilecek. ya da üniversite yüzünden ayrı okullara düşmüş iki kanka artık ayrı üniversitelerin başlıklarından birbirlerine selam etmek yerine, “sözlükteki küçükçekmeceli miyendizler” başlığında kucaklaşabilecekler.
belirtilmesi gereken diğer bir nokta da, her ne kadar küçükçekmeceli yiğitler hepinizin iyiliğini, mutluluğunu, repini, statüsünü, doruk noktasını kendi namusu belleyecek kadar önemseseler de; bu kesinlikle uygulamalara karşı gelerek, baş kaldırıda bulunanlara da iyi niyetle davranılacağı anlamına gelmez. şuraya kadar terbiyemi korudum ama, döveriz ulan onları! bak yemin ediyorum, küçükçekmeceliyim ben de. bilen bilir.
her şey göz bebeğimiz itü sözlük ve o’nun pırlanta gibi yazarları için. teşekkürler!
- (bkz: bütün bunlar şaka olmalı)
- yeni nesil namus bekçileri, ancak sözlük sahnesine çıkarken bir taktik hatası yapmış bu yiğitler, karşıyakalılarla uğraşmak istemiş bu güzide insan topluluğu. olmamış diyor onlara 10 üzerinden 2 veriyoruz.
(sükun, 02.08.2007 22:12)
- sen değil kralın gelsin sloganını kendilerine düstür etmiş efsane oluşumdur. karşıyakalılara kol kanat gererek büyüklüklerini tekrar ispatlamışlardır. güzide ilçemizin inönü mahallesi ise oluşumumuzun kalesi olup, her türlü şekilde bekleriz.
(ara: sözlükteki)
- bu muhitteki "birşeyler içmeye gidelim mi" dediğiniz 46 kızdan 37'sinin olumlu yanıt vererek gecenizi şenlendirdiği yegâne oluşum.
i soon girl ağzının kenarında mayonez kalmış. * bu arada neşeli dördüncü nesil yazar 'elli karakteri doldurayım derken 300 metre çaplı çanak anteni anal probe almış cartman' o kadar oşsoppet ki bakınızlara sığmıyor. ehere mehere atolofinos.
ayrıca:
(bkz: ben)
edit: bu giriyi niye bu kadar kötülediniz, aranızda yaratıcı küçükçekmece taraftarlarından dayak yemişleriniz var herhalde !!!!!1111 look i can use teh internet !!!111oneoneone
- gelişimlerini küçükçekmece gölüne nazır kilim motifli apartmanların önünde "o gol ofsayttı" "o adam kesin vurduruyordur olum" gibi münazarlar yaparak ve izmarit içerek tamamlamışlardır.
- taksime gitmeleri işkence olan yiğitler.
(bkz: halkalı)
(bkz: kendimden biliyorum)
- türkiye cumhuriyeti içerisinde bulunabilecek en delikanlı oluşumdur. gençleri akşamları genelde gerçek kesit birahanesi gibi ortamlarda " yapma be oğlum bu da geçer " şeklinde koyu muhabetlere daldığı gibi, orta yaş sınıfı ise kıraathanede pişti oynarken posta gazetesini okuyabilir. bu grup sinerji kavramını taa kök hücrelerine kadar dayandırdığı için, kendilerine karşı çıkan birçok oluşumu yıkmışlardır. küçükçekmece adliyesi bu gruba mensup birçok gencin dosyası ile doldurulmuştur.
- (bkz: onlar halka değil fil)
- odtülü sözlük yazarlarını da sözlükte yalnız bırakmayarak reputation kavramının tekrar vücüt bulmasını sağlamış, her türlü sıkıntılarını çözmeye ant içmiş yazar grubudur. şu an mevcut 62 üyesinin 49'unun sıkıntılı ve rüzgarlı pis bir havaya rağmen florya sahilinde kuzu et, rakı şeklinde ziyafet çektiği, kalan 3 tanesinin inönü mahallesindeki şen kardeşler kıraathanesinde batak için dördüncüyü aradıkları, 5 tanesinin beyaz şahin ile piyasaya çıkıp*, yeşilköy sakinlerine dj akman adlı şahsiyetin eserlerini dinlettirdiği, 4 tane yazarın küçükçekmece polis karakolunda nezarete atıldığı, son kalan yazarın ise sözlükte vakit öldürdüğü bildirilmiştir.
- tekila içerlerse seveheehehe, rakı içerler ise gevebehuehue diye gülerler. üç nokta ile alakaları saç stillerinin kaleci saçı ile macerayı seven adam saçı karışımı olmasından ibarettir.
- artık sıkmaya başlayan yiğitler güruhu. bu yiğitlere artık denilebilecek iki şey vardır : birincisi "yapma canım yapma arkadaşım" cümlesi, eğer ki uslanmazlarsa ve sözlükte ilgi çekip karizma puanlarına puan eklemek niyetindelerse, birinci cümlenin ardından söylenecek ikinci cümle de, "heh heh hadi bakalım" cümlesi olacaktır.
teraziye tıkladım, bu kazandıklarınız replerle, sözlüğün bonus bölümünden birkaç kız msni bonusu alabilirsiniz sevgili küçükçekmeceli yiğitler, bendensiniz.(sükun, 05.08.2007 19:30 ~ 19:31)
- adettendir. yeri gelmişken bir bakınız seti sunayım:
(bkz: biri beni mi çağırdı)
(bkz: buyrun benim)
(bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
(bkz: sesimi duyan var mı)
ayrıca çeşitli yazar nickleri bakınız olarak verilebilir.
bir de "benim de dahil olduğum grup" kalıbı var ki o da ayrı bir konu.
not : replerinizi bekliyorum millet. ne de olsa biz de küçükçekmeceliyiz. yarrak burcu sözlük yazarıyız. aslen de şebinkarahisarlı sözlük yazarlarına dahiliz.(fb, 05.08.2007 20:10 ~ 06.08.2007 02:10)
- sorsanız bana “dünya üzerinde kimlerdir en çok değer verdiklerin? kimlerdir gözlerinin içine baktığın zaman sonbaharda bir kuru yaprağın dalından düşüşünü gördüklerin? kimlerdir yüzünü ıslatan bir yağmur damlasıyla aklına gelenler?” diye, cevabım şu olurdu: sözlükteki küçükçekmeceli yiğitler...
onlar ki; yardımsever, onlar ki; fedakar, onlar ki; mütevazi, onlar ki; bir odunun işlenmemiş, en düz hali... onlar ki; sözlüğü kurtarmak için ellerinden geleni yapan...
yılların kahramanları oldukları halde daha yeni yeni adları duyulmaya başlandı sözlükte. açıkçası ben de pek tanımıyordum onları. yani nasıl desem, nasıl anlatsam... adlarını, nâmlarını duymuştum lâkin böylece girmemiştim içlerine hiç. böylesine yakın hissetmemiş, böylesine tutkun olmamıştım onlara. bana yaptıklarını unutmak ne mümkün. heyhat...
dilerseniz anlatayım neden bir anda bu kadar kanımın kaynadığını bu kutsal, tapılası, putlaştırılası güruha:
öncelikle, itü sözlük harici diğer sanal platformlarda kullandığım nick’in kayısı girl olduğunu söylemek isterim çünkü bu nicki, ve mmehmett1989 nickini fazlaca duyacaksınız başımdan geçen hikayede. (dip not: kayısı mı olsun şeftali mi olsun diye çok düşünmüştüm. sonra portakalı soydum, başucuma koydum derken kayısı çıktı. şeftali daha bir mânidar olurdu ya neyse, insanın biraz da şansına güvenmesi lazım.)
ateşli bir aşk yaşıyorduk mmehmett1989 ile. herşey ama herşey çok güzel gidiyordu. o, dalgalı saçlarımda denizin kokusunu duyardı, ben de kapkara gözlerinde geceyi görürdüm yıldızlarıyla... küçük ayı, büyük ayı ve daha nicesi...
ancak nickinden de anlaşılacağı üzre mmehmett1989 tam bir sanal alem abazanıydı. ince belli çay bardağı ve ‘girl, babe’ tarzı kelimeler içeren nickler bile gördüğünde şeyinin kalkması da cabası. ilişkimiz gün geçtikçe inanılmaz bir hal aldı. her gördüğüne yazıyor, yazıyor ve yine yazıyordu. sıkılmıştım artık. “mmehmett mmehmett” diye çılgın atsam da bu ilişkiye bir son verme zamanı gelmişti. sanal dünyasındaki diğer girl’lerle başbaşa bıraktım onu. onların nick altına düzdüğü methiyeler için bastığı her tuş kadar tokat atmak istedim. terk ettim onu... acımasızca...
böylece herşeyin iyi ya da kötü bittiğini düşünmüştüm. ancak işin aslı böyle değildi. ben günden güne çürüyordum. mmehmett1989... hayatımın anlamıymış meğer...
yemeden içmeden kesilmiştim, eriyordum. ama umurumda da değildi bu durum. zaten onsuz geçen günlerin, internetsiz bilgisayardan, pilsiz saatten, yağmursuz kıştan, pikniksiz bahardan farkı yoktu.
yine evde oturup mmehmett’imi düşündüğüm bir an, odamın duvarları üzerime doğru gelmeye başladı. zar zor kendimi sokağa attım. ağlıyordum artık, kalan son gözyaşlarımla... tüm ağlaklığımla koşuyordum... ölmeliydim. ruhen ölü olan bir insanın bedenen yaşaması. ah... ne saçma. evet, ölmeliydim gerçekten de. sağa sola bakmayı akıl edemediğim için dümdüz koştum karşıya geçmek için. sanki o an dünyada tek ben varmışım gibi yalnızdım çünkü. o sırada parlayan bir çift far gördüğümü ve kulak tırmalayıcı bir fren sesi duyduğumu hatırlıyorum.
gözlerimi açtığımda hastanedeydim. kutsal türk hekimlerinin ellerine emanet...
nerede olduğumu anlamak için sağa sola bakınırken başucumda bir demet çiçek gördüm. en sevdiklerimden... “piknik alanı papatyası”. mmehmett1989 du bu. ondan başkası bilmezdi bu çiçeklere olan bağlılığımı. sonra bir kart gördüm üzerinde, mmehmett1989’dan olduğunu doğrulayan. “mmehmett’in gurban olsun sana yavrum” diyordu. hemen yanında bir demet daha vardı ve onun da üzerinde bir kart... “küçük çekmeceli yiğitlerden saygılarla...” şaşırmıştım ama sevincim daha ağır basıyordu. gözlerimden yaşlar aktı o an. oysa birkaç saat öncesine kadar akacak daha fazla gözyaşımın kalmadığını düşünüyordum. ama hayat ne tuhaf öyle değil mi? çiçekler, böcekler hatta ve hatta vapurlar filan... ben bunları düşünürken kapıdan ağır çekimle giren bir adam belirdi. mmehmett’imdi bu tabiî ki. arkasından 5 tane ızbandud gibi herif daha girdi odaya. yüzlerinden anlamıştım. küçükçekmeceli yiğitlerdi onlar. mmehmett’im de onlardan biriydi artık.
mmehmett yanıma yaklaştı, eğildi, alnıma bir öpücük kondurdu. “değiştim ben, artık küçükçekmeceli yiğitlerdenim ve sen benim nâmusumsun” dedi. o an ölmek istedim ama bu mutluluktandı. hani olur ya, hayatta elde edebileceğiniz daha büyük bir mutluluk olmadığını düşünürsünüz ve o an ölebilirsiniz rahatlıkla. işte öyle bir şey... ... ...
herneyse, bu ufak, sevgi dolu hikayedir işte benim için küçükçekmeceli yiğitler. itü sözlük’te yazma nedenimdirler, sözlüğü sözlük yapandırlar...(arkhe, 07.08.2007 18:35)
- (bkz: sözlükteki büyükçekmeceli yiğitler)
(bkz: dur bakalım nolacak)
- (bkz: köprü altından yazan tinerci yazarlar)
(nothing, 07.08.2007 18:45 ~ 18:47)
- (bkz: noluyo lan)
(bkz: teker teker gelin)
(bkz: benim babam senin babanı döver)
- ayrılan, ayrı kalan, farklı başlıklarda aşk acısı çeken sevgililere gün boyu
"ağlıyorsuuuğnnn yineee
içiyorsuğğnnn yine
noooolduuu
nooolduuuu
söyleeeeeeeeeeeeeeğğğğğğğğğğğğğ"
ve
"seni çok arıyorum
pişmanım ağlıyorum
allahım, herşeyimsin
beni affeder misin"
gibi özlü şarkılar söyleyerek bir araya getiren, lazım olursa barıştıran, öpüştüren; balgamları bile pembe renk olan, sevgi dolu insanlardır.
mmehmett1989 ve kayısı girl gibi niceleri adına onlara bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. gerçekten eli öpülesi insanlar hepsi, toplumun daha fazla küçükçekmeceliye ihtiyacı var. haydi türkiye, haydi sözlük! bırakın duygularınız sel olsun aksın.
- masraftan hiçbir zaman kaçınmayan, görev bilinci ve sevgisiyle biraları yuvarlayan insanlardır. şimdi de sözlük yazarları için ucuza şapka kapattılar. mustafa sarıgül'ün çılgınca dağıttığı futbol topları gibi dağıtacağız hepsini. her şey sizler için!
"^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^"
ilk partiden bu kadar çıktı, geldikçe yığacağız buraya. alın papatyalarım alın!
- panyazaristtirler.
- kendileri sevgi dolu oy pıtırcıklarıdır.
- son zamanlarda tekrar gündeme gelmiş olan, "dördüncü nesillere tam saha pres yapılması" çılgınlığını gördüler ve çok üzüldüler.
kendi kendilerine sordular, "hani biz herkesin içinde saklı olan, unutulmuş sevgi taneciklerini, mavi jojoba tanelerini bulup çıkartacaktık?" "hani bütün sözlük yazarlarını tek bir başlık altında toplayıp, herkese birer eş verip french kiss yapacaktık?" bu sorularla sabahlara kadar beyinlerini kemirdiler, yıprandılar. arka planda bahadır uludağlar'ın muhtelif yerel kanallarda günde 42 kere yayınlanan şarkısı "kayboldum" çalıyordu. şarkıda üstad, ki bu üstad lafı bir keyworddür, anahtarlık gibi bir şey; "sürekli sorulan soruların bir anlamı olmalı" diyor. bu büyük buhran anında çareyi dalga sarmakta bulan, bir saniye komik isim bulayım, servet; hehe hem arada sümkürüyor ehüe, ilk nefesi çektiği gibi "simiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiitt" diye bağırarak terk edilmiş eski evin bahçesinde koşmaya başladı. tabii hepimiz götümüzü zenci ellemiş gibi koşup, kaçınca hiçbirimizi yakalayamadı. bir güzel dövdük ibneyi.
dayağı yiyince rehabilite olan servet sözlüğün önemli derdi üzerine yoğunlaştı. ansızın konuşmaya başladı:
- demek ki biz bu insanlara içlerindeki sevgiyi gösteremedik, demek ki vapurlar azami hız sınırına ulaşamadı daha. belki de galata köprüsünden denize revani atıp da suyun üzerinde yüzüşünü yeteri kadar anlayarak izleyemedik.
servet çok haklıydı. daha beş dakika önce kapıcı tekmesi atarak dövdüğümüz bir denyonun böyle çarpıcı ve doğru fikirlerle karşımızda örümcek adam karizmasında dikiliyor olması her ne kadar bizim için çok garip olsa da, bu muhteşem fikirler aklımızı alıp gün batımına çoktan götürmüştü.
artık nerede bir sözlük yazarı görsek öpüyoruz. öperken dillerini, dilimizle yakalayıp daha erotik bir an yaratıyoruz. sonra "kulağına bir şey fısıldamak istiyorum canım" deyip, "röaaaaaaaaaaaaaaaaahhh" diye böğürüp kaçıyoruz. çok yüzeyseliz.
- sustukça, yapılan tahriklere cevap verilmedikçe, azdıkça azan, daha da azdıkça "ulan biz neymişiz e amuğa koyum" nidalarıyla sözlükte ali kıran baş kesenliğe soyuyan yiğitler güruhu.
ne yazıktır ki ergün penbe misali efendi tiplerin her zaman bir handikapı olacaktır şu hayatta zaten; efendi insanlar her zaman ezilecek, pascal nouma gibi şortunun içine elini sokarak tabir-i caizse piç görünmek isteyen, sözlükte ilgi çekmek isteyen "pseudo celebrity" yiğitler ise, sözlükte linç olgusuna kapılıp, sözlükte yükseldiklerini zannedecekler, yandaşları ile "ehu ehu bak nası ayar verdik, oturdular" triplerinde sikleri taşaklarına denk bir şekilde gezeceklerdir.
ancak bilmezler ki, susmak en iyi cevaptır.(sükun, 26.08.2007 23:30 ~ 23:35)
|