|
|
- murathan mungan'ın sözlerini yazdığı 18 şarkının yer aldığı albüm. albümde sezen aksu, müslüm gürses, cem karaca, mor ve ötesi, teoman rashit, göksel, hümeyra gibi isimler murathan mungan şarkılarını söylüyor.
- murathan mungan'ın kelimelerle ne kadar güzel oynadığının ve kalemine ne kadar sahip olduğunun notalı kanıtıdır. çember , dönmek , kimdi giden kimdi kalan beklenenden daha lezzetli; maskeli balo , fırtına , olmasa mektubun ve ağır kapı beklentilerin altında kalmıştır. sırasıyla şarkılar şöyledir;
1. maskeli balo - athena
2. aşk yeniden - nükhet duru
3. kimdi giden kimdi kalan - aylin aslım
4. sevgili - sezen aksu
5. fırtına - rashit
6. istemeyerek istemeyerek - göksel
7. çember - candan erçetin
8. sesler yüzler sokaklar - zuhal olcay
9. dönmek - hümeyra
10. olmasa mektubun - müslüm gürses
11. hançer - ajda pekkan
12. ağır kapı - teoman
13. otel odaları - gülden karaböcek
14. telli telli - mor ve ötesi
15. dağınık yatak - zerrin özer
16. göç yolları - cem karaca
17. bir kadın nasıl döner köşeyi - deniz türkali
18. istersen hiç başlamasın - ayten alpman
- sezen aksu'nun sevgili'si, candan erçetin'in çember'i, zuhal olcay'ın sesler yüzler sokaklar'ı, athena'nın renkli hareketli maskeli balo'su, hümeyra'nın dönmek yorumu ve son olarak zerrin özer'in dağınık yatak'ı gerçekten harikulade olmuş bu albümde.
hakettiği derecede ilgiyi görememiş bir albüm olarak kalsa da gerçekten özellikle de arabada dinlemesi müthiş keyif veren çok renkli bir proje.
- türk pop müziği için baş ucu eseri olabilecek bir albümdür. solistler ve besteciler bakımından olduğu kadar konsept bakımından da benzersiz bir bütünlük oluşturur.
- dinlenildikçe dinlenilen bir albüm. kenara bırakılacaklardan değil, baş ucu edileceklerden. murathan mungan'ın yazdığı kapak yazısı harika olup, şu şekilde dökülmekte buraya da:
"öncelikle, bu albümün yapımında katkısı, desteği, emeği olan; sesini, sazını, gönlünü koyan sanatçısından teknisyenine herkese çok teşekkür ederim. ayrıca böyle zor ve zahmetli bir projeyi üstlenen ada müzik'e; bu sancılı süreçte ilgileri, bilgileri ve heyecanıyla her zaman olduğu gibi bana destek olan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.
bu albümün arkasında görülen kadar, görünmeyen bir tarih de var. beni ben yapan bir tarih. belki bizi biz yapan. çocukluğum ve yeniyetmeliğimin geçtiği mardin'deki çay bahçelerinde, dondurmacılarda çalınan eski plaklar, geceleri başka dünyalardan sesler arayarak karıştırdığım radyo istasyonları, çok yıldızlı gecelerin aydınlığında dinlediğim arapça şarkılar, ses mecmuası, hey dergisi, unutulmaz disk- jokeyleriyle diyarbakır, çukurova, ankara, istanbul il radyoları, onların istek programlarına gönderdiğimiz küf yeşili posta kartları, ilk pikabım olan radyolu monark 451, vitrin camlarında 45'lik kapaklarını seyrettiğimiz eski plakçı dükkanları, ankara gençlik parkı'nın aile gazinoları, kış sabahlarında erkenden yer kapmaya gittiğimiz çarşamba, pazar matineleri, anısı eski yaz gecelerinde kalmış yaz sinemaları.
bu albüm hakkınızı ödemeye yeter mi bilmem?
hep kalbinin verdiği sözlerle yaşamış biri olarak çocukluğumun, yeniyetmeliğimin, ilkgençliğimin unutulmaz sesleri, birlikte büyüdüğüm şarkılar, şarkıcılarla; günümüzün severek dinlediğim, bundan sonraki yol işaretlerini merak ettiğim şarkıcılarını, topluluklarını, düzenlemecilerini; hepsini buluşturmaya çalışan bu projenin çok sesli aynasında kendime baktığımda, düşünüyorum da: meğer ne çok türkiye'ye benziyormuşum.
murathan mungan
mayıs 2004"
- karma albümler arasında en güzellerinden biridir.
en güzeli midir? karar veremiyorum. ama en güzellerden olduğu kesin. bazı yorumlar zaman zaman güzel zaman zaman kötü gelmekte, sırf sözlerinden dolayı o an bana özel gelen bir şarkı, birkaç zaman sonra bir şey ifade etmeyebiliyor zira.
şimdi benim için en özel "şarkıcıdan" başlamak isterim, sezen aksu.
sevgili şarkısı her daim bir dizesiyle bana dokunur. örneğin "artık kimse masum değil..." sezen'in sesinden duymak ne kadar anlamlıdır, ne kadar güzeldir. sahnede kırdığı kalplerin acısını döküp saçan kadın, şarkıda, "ve işte o zaman kırdığın bu kalp, şimdi kırıyor başka kalpleri..." diyor. "içimdeki fırtına..." diye başlıyor ve... devamı belli.
hümeyra; dönmek... mümkün mü artık dönmek... hümeyra, kesinlikle şarkıcılığına geri dönmeli, kesinlikle albüm yapmalı, şarkı söylemeli. bu özel ses, bu özel insan uzak kalmamalı müzikten. "rakılı akşamlara" eşlik etmeli, "neresi sıla bize, neresi gurbet..." diye sormalı ve "yollar bize memleket..." diye cevaplamalı. hep hep söylemeli, hiç susmamalı.
"kimdi giden kimdi kalan" da suçu "başkalarına" atma konusunda yardımcı bir şarkıdır. "aslında giden değil, kalandır terk eden..." zira.
bir de "sesler yüzler sokaklar..." "taş baskısı bir plakta" cızırdamaz olcay'ın sesi, kadife kadife söyler... çok da "farklı" gelir bazen insana, bazen de çok "aynı..." ama hep "güzel.
hep olmuş, olacak dört şarkıdır yukarıdakiler.
diğerleri zaman zaman hayatımdan gelir geçer....
- aklıma levent yüksel'in tuana adlı parçasını getiren giridir.
(iussy, 29.04.2008 23:57)
|