belki ilginizi çeker
  1. · fem dershaneleri
  2. · feza gazetecilik
  3. · photoshop icat edilmeseydi olabilecekler
  4. · heisenberg belirsizlik ilkesi
  5. · türksolu
  6. · reşha
  7. · blackozan
  8. · zaman gazetesindeki önlenemez düşüş
  9. · bedava dağıtılan zaman gazetesi
  10. · zaman okuyup stv izliyorum elhamdülillah yaşıyorum
gündem
  1. · günün tek kelimelik özeti
  2. · yeşim salkım
  3. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  4. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  5. · disko kralı
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  8. · oscar cordoba
  9. · crash team racing

sızıntı  

 sayfa  / 2
  1. bir balinanın ağzından "ne kadar muhteşemim oramdan su fışkırıyor, bir kerede şu kadar balık yutabiliyorum allah'ın mucizesine bak!" şeklinde yazılar içerdiğini gördüğüm bir dergi.
    (wondrous, 02.06.2005 02:06 ~ 06.02.2007 20:21)
  2. internet sitesinde ağlayan çocuk fotoğrafı olan dergi. bizim apartmanda aboneleri vardır bu derginin, gelir postacılar posta kutusuna bırakırlar ben de denk geldikçe sahipleri daha almadan alır eve götürürüm bu dergileri. çoluk çocuk zararlı yayın okumasın diye...
    (bkz: bir itiraf mekanı olarak itü sözlük)
    (neverland, 02.06.2005 02:09 ~ 02:13)
  3. taksim meydanında elden ele satılan degilerden daha az zararlı olan dergi.
    (easy company, 06.06.2005 02:59)
  4. sadece türkiye de satılmayan dünyanın herhangi bir ülkesinde bile rahatça ulaşabileceğiniz dergidir.
    (iki ekmek bir malboro, 22.06.2005 05:06)
  5. nurcu dergisi.
    (marla singer, 24.06.2005 02:18)
  6. "aylık ilim kültür dergisi" adı altında, bilimsel gerçekleri bir bir su yüzüne çıkaran dergidir*
    son inceleme konularına bir göz gezdirecek olursak :
    tıp
    burun deliklerindeki tercih
    felsefe
    "sıfır" insan olma yolunda
    jeoloji
    okyanusların aside dönüşmesi
    içtimai
    eğlence toplumunun sonu
    botanik
    bambunun düşündürdükleri
    içtimai
    insana saygı medeniyeti
    içtimai
    akıl ve irade ruhumuzda
    biyoloji
    akyuvarlar nerede eğitiliyor?
    şiir
    hz. peygamber'e (sas) sesleniş
    zooloji
    timsahın çenesinden

    şeklinde bir sıralama göze çarpıyor.
    anladığım kadarıyla her konuda söyleyecek sözümüz var şeklinde bir düşünceyle yola çıkmışlar ancak bu kadar geniş alana yayılmalarına rağmen yanlış hatırlamıyorsam "incecik" bir dergi olması. bu çılgın bilimselliğin çok yüzeysel geçiştirildiğini düşündürüyor açıkçası. her şeyi bir kenara bırakırsak bilimsel geçinen yazılarda ara ara gözlemlenebilecek "şüphesiz ki rabbimiz öyle olmasını dilemiştir" tadındaki yazıların kapladığı alanı da düşünecek olursak yarısı boş incecik bir dergi olduğunu düşünmeden geçemiyorum.
    (bkz: cin ali bilim öğreniyor)
    (bkz: şahin k seks öğretiyor)
    (radiance, 24.06.2005 09:09)
  7. derginin ismindeki t harfini yıllarca f olarak okumuştum.
    bir büyüğüm de
    - sızınfı ne lan.
    veya,
    - alma ağzına o ve ona benzer kelimeleri, irticacı şeriatçı olursun, beynin lrşop diye yıkanır.
    şeklinde bana öğüt vermemişti, son derece gençken okumuştum "sızınfı, sızınfı" diye.
    insan az bir şey büyüyünce anlıyor: lise matematik kitabında ispatlanabilecek kalitedeki matematiksel teoremlerle veya fantastik serbest çağrışımlarla birbirine bağlanan ayet/sure numaraları vs. ile ancak cahil ve körpe dimağları etkileyebileyeklerini.

    aklıma geldi bir de, cartman'ın kendini dine adadığı 7'nci seriye ait bir southpark bölümü vardı. şişe dibi gözlüklü bir çocuğu, bağış yapması için vaaz verdiği kürsüye çağırmıştı ve
    - tanrı bana bu çocuğun gözleri ile ilgili problemi olduğunu söylüyor
    çocuk da "ee evet" deyince, beyinsiz kalabalık bu olayı, gaipten haber alan yüce insanı alkışlamaya başladılar.

    ek: aklıma geldi, yıllar önce okurken de 50 sayfa civarı olurdu, en fazla, şimdi de öyle bu dergi. hala aynı, hala aynı.
    (azureel, 24.06.2005 13:15 ~ 15:19)
  8. hakkında sözlük ulemamızın (!) hep başkasında gördüklerini anlatarak, falan okurdu gördüm, filan alırdı göz attım şeklinde girilerle mevzuya ne kadar uzak olduklarını isbata çalıştıkları dergi. sözlük entellerimiz okumasa da türkiye'nin en çok satan dergisi ve entellerimizin birbir adını sayacağı dergilerin toplamından fazla tiraja sahip nurcu neşriyat.
    (organometallic complex, 24.06.2005 14:42)
  9. günümüzün devleşmiş ped markası olan orkidin önlediği hadise.
    (selenikom, 04.10.2005 20:43)
  10. bir kamu sınavı mülakatında soru olarak yöneltilmiştir. sızıntı nedir?
    (blefescu, 31.10.2005 22:10)
  11. fountain diye ingilizce versiyonu vardı biz çok küçükken. taktik gereği herkesi abone yapıyolar. oysa bir dergiden birden fazla kişi pekala faydalanabilirdi. ekmeğin karneyle alındığı dönem bir eve iki sızıntı, üç zaman, bir fountain girer mi yahu diye serzenişte bulunurdum.
    (fantastik karakter, 11.11.2005 02:19)
  12. adının sıkıntı olarak değiştirilmesinin daha isabetli olacağı iç bayıcı dergi
    (albiz, 26.11.2005 10:40)
  13. genellikle iltihap, çatlak veya gevşeklik sebebiyle; deri, duvar veyahut bilumum malda beliren sıvı, akıntının genel adıdır.
    (berfinbahar, 13.12.2005 17:20)
  14. 2 senedir para vermediğim halde her ay sektirmeden evime gelen dergi, ah bir de bilsem kim üye yapıyor
    (mys, 13.12.2005 17:24)
  15. bir dergiye çıplak poz vermek harika bir fikirdi ama en büyük hatam sızıntı dergisini seçmek oldu gibisinden geyiklere konu olmuş fettullah gülen ve güldüren hocanın önderliğindeki nurcuların dergisi...adamın soyadı gülen ama ben ne zaman görsem ağlıyor.zannımca bu da dergiye hürmet edilmesinin bir nedenidir
    (angelic, 18.12.2005 05:57 ~ 24.02.2007 22:03)
  16. beş kuruş ödemediğim halde eve her ay iki üç tane gelen dergi.eskiden alır şöyle bi bakardım artık poşetini açmadan çöpe atıyom ama gizli kahramanlarım beni imana getirme(!!!) konusunda çok kararlı ısrarlı ve inançlılar ki yollamaya devam ediyolar.ama biraz daha abartırlarsa savcılığıa dilekçe vericem.ya da daha kolayı kuryeyi pataklamak olabilir.
    ayrıca bu dergi ne hikmetse ay başında diil sonunda çıkıyo.ya da daha doğrusu bana ayın 20sinden sonra geliyo.
    (crimsonspider, 24.12.2005 16:55)
  17. ismi lazım olmayan cemaatci dersanelerden birinde psikolojik dayatmalarla (hocanın öğrenciye sormadan seni üye yaptım demesi gibi sebeplerle) kimi öğrencileri kendi üyesi yapabilen dergi..
    (kokulu battaniye, 24.12.2005 17:05)
  18. telefonda birisine bir kelimeyi kodlayarak verirken sızıntının s'si diye verirseniz kesin sıçacağı derginin adı. zira sızıntının s'sini çizmek çok zor.
    (compasino, 24.12.2005 18:02)
  19. kelime kökü sızmak olan dergi ismi.*
    (bkz: okuntu)
    (camel, 04.02.2006 15:51 ~ 16:00)
  20. devlet yurtlarına uydurma isimlerle bolca yollanan, sanki yurdun yarısı aboneymiş gibi gözüken, her sayısının 80 - 90 nüshası birkaç ay posta bölmesinin üzerinde kaldıktan sonra temizlikçileri bıktıran dergidir.
    (chaghdash, 23.04.2006 17:12)
  21. "yeni doğmuş bebekler, ilk altı ay boyunca sadece anne sütüyle beslendiklerinde dişleri ve kemikleri daha kuvvetli olur. aynı şekilde, doğuran hayvanların (memeli kelimesi kullanılmaz!) yavruları da belli bir süre sadece anne sütüyle beslendiklerinde daha sağlıklı bir yaşam sürerler. işte annenin bütün kainattaki önemi budur. demek ki bir yaradan var"

    veya

    " + balık, balık, sen nasıl bu kadar iyi yüzebiliyorsun?
    - çünkü beni yaratan bana çok güzel yüzgeçler verdi, ben de bu kadar iyi yüzebiliyorum
    + ama yaradan olmadığını söylüyorlar...
    - düşün bir, eğer yaradan olmasa, bana bu güzel yüzgeçleri kim verirdi?"

    gibi bilimsel gerçekler ışığında bir yaradanın varlığını ispatlamaya çalışan dergidir. arka kapakları genelde cehennem ateşinde cayır cayır yanan kaliteli inançsız insan resimleriyle süslüdür.
    (chaghdash, 23.04.2006 17:33)
  22. kesinlikle akıllı bir dergi. o kadar akıllı ki, gidip almanıza gerek yok; o bir biçimde gelip sizi buluyor. bugüne kadar okuldan tutun apartman girişindeki posta kutusuna, parktaki banktan tutun da iş yerindeki masama kadar (e yuh artık) çok değişik mekânlarda ve çok değişik zamanlarda rast geldiğim bir dergidir (misal gece beton nöbetim var ve gündüz boyunca üzerinde herhangi bir neşriyat bulunmayan masamda bir sızıntı dergisi beni bekliyor!). kimse kusura bakmasın, bugüne kadar bir gazete bayisine gidip de "bir sızıntı alabilir miyim" demedim ama derginin beni bulmadaki azminin yarısını ben gösterseydim sanırsam bugüne kadarki tüm sayılarını okuma imkânım olurdu.

    tirajının yüksekliği hususuna gelelim: bugüne kadar bu dergi bahis konusu olduğunda tanıdığım pek çok insanın "valla beni abone etmişler beleşten geliyor okuyorum", "beni biri abone etmiş ama her sene cüzi bir para ödeyip okuyorum", "yurdun girişine 10-15 tane bırakıyorlar ben de bakıyorum nedir diye" biçiminde beyanatlarına dayanarak ve biraz da kıçımdam aldığım destekle diyebilirim ki derginin tiraj rakamının hatrı sayılır bir kısmını bu zoraki abonelikler ve kimliği meçhul kişilerin sağa sola bıraktığı sayılar oluşturmaktadır. o yüzden kimsenin bu derginin türkiye'de en çok basılan ilim dergisi olmasıyla övünmemesini dilerim.

    efendim, içeriği ile ilgili sanırsam yeterli bilgi itü sözlük'te mevcuttur. lâkin şunu eklemek isterim ki, okuduğum yazılardan gördüğüm kadarıyla bir yaratıcının varlığını ispatlama konusunda "ismi lâzım olmayan bir soytarının*" makalelerinden sadece birkaç adım öne gidebilmişler. misal, evrimi yalanlayan komik ötesi, sadece iki tane balık resmine dayandırılan, ilkokul çocuklarına yönelik bir makalenin altındaki profesör imzası gözlerimi yaşartmıştı. o zatın ne profesörü olduğunu hâlâ bilmiyorum ama ola ki konuyla az çok ilintili bir bilimde doktora yapmış ve zaman içindeki çalışmalar ile profesör ünvanı almış ise ben ona o profesörlük ünvanı veren her kişinin alnını karışlarım. yazık ki ne yazık.

    bakın inandığınız bir şey vardır ve bunun karşıt görüşlerini de çürütmeyi kendinize düstur edinmiş olabilirsiniz; buna kimsenin bir itirazı olamaz. ancak, eğer ki kendi gerçeklerinizi savunurken içeriği ve tarzı "oya ılık süt iç" tarzından sadece bir kademe ileri götürüyorsanız bunun adını "ilim" koymak ne kadar doğrudur bilemiyorum.

    haydi bunu geçtim; belki de yazdıklarınızla "biz bu kadarız kardeşim, ötesi yok işte, sana ne" diyebilirsiniz. eğer "bana ne" ise bu dergi beni veya herhangi bir insanı bu kadar rahat bulmayacak kardeşim. evimin önüne, kapımın eşiğine, masamın üzerine zoraki bırakmayacaksınız. gözümüze gözümüze sokmayacaksınız. kendi kendinize yazıp eğleşeceksiniz, peşinden de adam gibi bir dağıtım firması ile bu dergileri sadece gazete ve dergi bayilerine göndereceksiniz ve sadece isteyen okuyacak. bu kadar basit.

    yok eğer "benim bu dergiyi çıkarmamdaki amaç bambaşka" diyorsanız biraz içeriğine dikkat etmeniz gerekir. bir iş bu kadar baştan savma yapılır mı? emeğinize hiç mi acımıyorsunuz? tövbe tövbe.

    edit notu: yukarıda "ismi lazım olmayan bir soytarının" dediğim yerde bir insan evladının takma adı geçiyordu. hukuken sakıncalı olabilirmiş; o yüzden giri çöpteydi. çöp kutumda düzelttim. arz ederim.
    (eksiksizuyum, 07.10.2006 02:44 ~ 18.05.2007 21:15)
  23. umut sarıkaya 'nın karikatüründe "en çok photoshop kullanan dergi" ödülüne layık görülen, adeta ilimle ve sevgiyle ışım ışım ışıyan bir dergi olduğu için editörlerinin kolormatik gözlük kullandığı tespitini yaptığı matbu ilim-irfan silsilesidir.
    (lefteyenine, 07.10.2006 03:04)
  24. derginin kapağında genellikle güneş ışığı, açmış bir gül ve şelale vardır.
    (saçmaladı yine bu, 05.01.2007 03:53)
  25. aynı zamanda fountain ismiyle ingilizce olarak yayınlalan dergi.
    (ne kadınlar sevdim, 21.01.2007 04:36)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil