|
|
- hayatın kahpe yüzünü göstermesidir. zaman kısıtlıdır, bu yüzden de çok fazla çalışılamamış. kendince (sonra kesinlikle kendince önemli olduğu anlaşılan) önemli görülen yerlere göz atılır. sınavdan sonra surat beş karış olur, moral yerlerdedir, sınavdan sonra soru tartışan tiplere olan kinin düzeyinin ise haddi hesabı yoktur. bir an önce sınav mahalli terk edilmek istenir zira sınavın nasıl geçti bıdı bıdı diye soranlarla muhattap olunmak istenmez.
(bkz: hayatın ne kadar ibne olduğunun anlaşıldığı anlar)
- (bkz: hocadan critical yemek)
- konuların bolluğu karşısında nokta atışı yapmaya karar vermiş olan çaresiz öğrencilerin sık sık başına gelen durumdur. kanımca hocalar, ölçüp biçip bu 'bundan soru çıkmaz' denen yerleri itina ile tespit eder ve sorarlar. çancılar için mutluluk kaynağı olabilir bu gıcık konular. normal insanlar içinse sınavda soruların çalışılmayan yerlerden çıkması, bir az mukadderat, bir az da taksirattır. önüne geçilemez.
- (bkz: kendini kandırmak)
- bazıları için kaderdir. hoca kendi ağzıyla söylemiştir. 40 puan işlenen 60 puan işlenmeyen konulardan sorulacaktır. mümkün bile değil ki çalışılmış konudan soru gelmesi.
- sınavın kapsam geçerliğinin yüksek olduğunu gösterir.
- benim de başıma gelmişti bir kere.
lisede tarihten ilk yazılım kötüydü. karneye kırık getirmemek için bütün tarih kitabını yalayıp yutmuştum. çalışmadığım yerlerden soru çıksın istemiyordum. defalarca okudum. kendime anlattım. kitabı anneme tutup ona anlattım... resmen ezberledim yani...
öbür gün sınava girdim... meğer sınav kimya sınavıymış...
- konuların bir kısmına çalışmamanın sonucudur. şimdi oturup eşek gibi her bir tarafı hatmeden, kaynakların hepsini tarayan adam enayi miydi? değildi. bir bildiği vardı. biz bu duruma müstehak diyoruz
- (bkz: allah belanı versin murphy)
- tamam hadi bir yerlere çalışmayıp eksik kalmıştır oaral ve sorular oralardan gelebilmiştir de kopya kağıdında cevabı bulunmayan soruları nerden bulursun be kardeşim? yazık değil mi bize? şimdi biz o kopya kağıdı yer yutmaz mıyız? verilen emeklere yazıktır, ayıptır, günahtır ya...
- sınav dönemlerinde gördüğüm kabusların bir numaralı konusudur. bu kabuslar; sınava kağıtlar dağıtıldıktan sonra girmem, gözetmeni güç bela beni sınava almaya ikna etmem, önümdeki kağıtta yazılan şeylere hiçbir anlam yükleyemeyerek "çalışmadığım yerden çıkmış" diye kahrolmam, tam birileri kopya verecekken sınavın bitmesi şeklinde değişmeyen bir rota izliyorlar, ve ben her seferinde yiyip üzülüyorum.*
- klasik öğrenci mottosu.
- 40 yılda bir ders çalışmak, onda da ... yan basmaktır.
- bu kadar detay öss'de çıkmaz deyip çalışmamak, o detayla ilgilli sorunun öss'de görülmesi, bi anlık şok ardından gelen küfürler ve sorunun boş geçilmesine sebep olan durum.
|