uzun yazmanın özellikle gerekli olduğu durumlar dışında bunu yapanlar hocaya eziyet etmekten zevk alan öğrencilerdir. o kadar sınav kağıdını kim okuyacak, nasıl okuyacak hiç düşünmez bunlar.
kendi kağıdının cevaplar bölümün altınca hiç birşey yazmayan sınıf arkadaşları tarafından sınav bitinceye kadar sülalesininde içinde geçeği güzel itamlara maruz kalıcak öğrenci..
(rasko, 25.03.2008 11:57 ~ 01.08.2008 00:43)
şimdi efendim söz konusu
sosyal bilimler ise ve genelde sınavlar klasik ise gayet doğal karşılanabilecek bir öğrencidir. çünkü güncele dem vurur sosyal bilimler...bir yandan teorisini yazmak zorundadır bir yandan da güncelle beslemek zorundadır..
mesela muhasebe dersinde ikinci, üçüncü kağıdı almamak abes karşılanır..ben üniversitenin birinci sınıfında mesela 7 sayfa yazdığımı hatirlarım. ayrıca bir de böyle siyasi konular işin içine girmiş ve sizin de tam kanınızın kaynadığı dönemse bol bol kullanılabilir..zararı yoktur.
sosyolojiye giriş finalinde 12 sayfa yazan biri olarak çok da garipsemediğim öğrenci türüdür. hayır sonuçta makina mühendisliği okumuyoruz değil mi? 4 saat süre zarfında yazabildiğimiz kadar yazıyoruz. kısacası biz, beşeri bilimceler olarak garipsemeyiz bu tarz şeyleri.
kâğıdın boyutuna göre değişik olarak sınıflandırılacak öğrencidir. nitekim a4 kâğıdı kullanılan sınavlar da vardır, çarşaf kâğıt kullanılan sınavlar da...
sınavdan sonra " kesin kaldım ya, çalışmamıştım zaten" diyen göttür, ibnedir, lezbiyendir.
yazısı gerçekten büyük öğrencidir. yeri gelir, minicik yazısıyla bir sayfa dolduran adam bunlardan daha yüksek not alır. belki çok küfür yemekten de böyle oluyordur tabii, bilemiyciym.
hocasının haleti ruhiyesine göre kalacak yada 100 ile geçecek öğrencidir. iki durumdada hoca kağıdı okumaz.
+ bu ne be! 3 sayfa cevap mı yazılır, o kadarlık soru yoktu ki, okumam ben bu kağıdı. yaz kızım sıfır.
- aferim, baya iyi biliyor demek doldurmuş kağıdı, yaz kızım yüz.
rulo yapıp müsait bir yerine sokmasını temenni ettiğimiz öğrenci.
benim o 3. kağıdı isteyen, utanmadan sıkılmadan yaptım bunu. hep içimde ukteydi 3. kağıdı almak hep görüpte özenmiştim onlara.
sınava çok iyi hazırlanmıştım, herşeyi biliyordum, yılardır hayalini kurduğum o 3.kağıda ulaşma vaktim gelmişti artık.
önce elimdeki boş iki kağıdı doldurdum ve kendime son derece güvenerek ayağa kalktım, hocam 3. kağıdı alabilirmiyim dedim. evet işte o andı tüm gözler üstümdeydi artık, 3. kağıdı aldığımda bendeki mutluluğu anlatamaya kelimeler yetmez, böyle yüce bir onuru tasvir eden cümleler kurulamaz.
sınav bitti elimdeki kağıtları hocama teslim ederken bile 3. kağıdımla nasıl ayrılacağımı düşünüyordum.
hikayenin gerisini merak edenler için sınavdan 05 alıp kaldım. hani 3. kağıdı alınca en az 75 alınıyordu lan yalancılar sizi
çok açıktır ki bunun sadece 2 nedeni olabilir;
1. karşınızda gayet çalışkan,başını derslerinden kaldırmayan,aklı fikri dersleri olan tip...
2. ise...tamamen zıttı...saçmalamakdan diğer 2 kağıtta yer kalmamış,nekadar çok sözcük kullanırsam o kadar çok puan alırım diye boşa düşünen ve belkide başarısız öğrencidir.
en azından orta düzeyde bir
sosyoloji öğrencisidir.
şöyle ki efendim; sosyoloji bölümlerinde, her bir soru kendi içinde 3-4 soru birden barındırabilir ve cevap olarak da bu soruların birbiriyle ilişkilendirilmesi, sentezlenmesi ve son durumda da kişisel olarak yorumlanması istenebilir. böyle olunca da cevapların sadece giriş bölümleri bile tek bir kağıdın tamamını doldurabilir.
bu sebeplerden dolayı,
sosyal bilimler alanındaki öğrencilerin 3-4 kağıtlık cevapları aynı bölümdeki hemen hemen hiçbir öğrenci tarafından yadırganmaz, hepsi tarafından normal karşılanır.
eğer okuduğu bölüm sosyal bilimler ise hiç abes karşılanmayacak durumdur.
siyasi tarih , avrupa birliği yada
anayasa hukuku gibi derslerde eğer klasik sınav tarzı varsa zaten 3-4 kağıt dolusu yazmak gerekir. düşünün ki ; adam biliyor da yazıyor. saygı duyulası insan modelidir kendileri.
eğer hukuk fakültesinde ve iktisat sınavındaysanız hareketi kesinlikle prim yapacak bir öğrencisiniz demektir.
(bkz:
yaşanmış bir olay)
iktisat vizesinden önce soru arşivi karıştırılıp geçmiş yıllarda hangi soruların sorulduğu tespit edildikten sonra gecen yıllarda hep aynı grafik ve aynı formül kullanılarak birbirinin neredeyse aynısı problemlerin sorulduğu anlaşılır.
sınava girilir.haliyle neredeyse tüm sorular tahmin edildiğinden cevaplanır.su kusu artık 65'ten aşağı olmayacağını düşünüp 85'e bile varabileceğini inandığı cevap kağıdının dört yüzüne cevapları güzelce sığdırır ve asistana teslim eder.daha sınavlar açıklanmadan üst sınıflardan öğrenir ki o işler öyle olmuyormuş.dört sayfada her soru eksiksiz de olsa 60 geçilmezmiş.haliyle 54 aldık bizde (şimdi ne inekmiş bu arkadaş da muhabbeti dönmesin diğer tüm ders notlarımın toplamı yaklaşamıyodu bile sadece kırk yılın başı anladığımız bir ders çıktı bari evdekilere söyleyecek doğru bir notumuz olsun mantığıyla hareketten kaynaklanıyor olay.) sonraları derse giren asistan da yanlış grafik bile çizseniz e yorulmuş,emek harcamış 3-4 puan verelim diyoruz yanlış da olsa yazın grafik falan çizin deyince haliyle finalde vizenin rövanşını yaptım.en fazla 30 puan alacak kadar ders çalışıp girdim sınava.amfinin en arkasında oturmama ve asistanlardan kagıt almak için kürsüye gitmek gerektiği halde 3. çarşaf kağıdı da almak suretiyle tam 11 sayfalık bir iktisat sınavının altına imza attım.
sonuç:78 aldım
burdan çıkarılacak ders:diğer hukuk derslerinde yazdığınız tek kelime yeri geldiğinde 40 puanlık soruyu götürür ama iktisat sınavında asla (biz denedik topluca,başarı %100 )
okuduğum bölümde sürekli gördüğüm insan tipidir hatta bazen ben bile isteyebiliyorum üçüncü kağıdı. ama benim asıl sorunum ben daha birinci kağıdı bitirmeden üçüncü kağıdı isteyip beni paniklerden paniklere sürükleyen kız modelidir. evet genelde kızlar yapar bunu. allah nasıl bir bilek vermişse artık makina gibi yazar bu kızlar. bitirdiniz lan beni ve benim gibileri. üniversite hayatımız boyunca çok küfür ettik size çok.
sınıftakilerin moralini bozmak için uygulanabilecek yöntem. hayır yaptım oradan biliyorum.
üniversite ikinci sınavda mikro ekonomi vizesindeyiz. kolpa fotokopici bana eksik not vermiş tam diyerekten. ben de zaten derse doğru dürüst girmediğimden, girdiklerimde de not tutmadığımdan fotokopilere güvendim çalıştım sandım kendimi. sınav günü geldi. sınav günü deyince arada günler geçti falan sanmayın. ben en alasından
sınava son gece çalışan öğrenciyimdir. ha nokta atışını iyi yaptğımdan
* derslerden kalmadım hiç. neyse konu dağılmasın. mikro vizesi geldi, ben çalışmışım sanaraktan geldim oturdum her zamanki gibi arkalarda bir yere. sınav kağıtları dağıtıldı bir de ne göreyim. daha önce bahsettiğim kolpa fotokopici meğerse bana eksik not vermiş. nasıl mı anladım bunu? sınav kağıdındaki 10 sorudan 7 tanesi ile sınav anında müşerref olunca haliyle anlıyorsunuz.
neyse ne yapıcam diye düşünürken etrafa bakındım baktım millet de dağılmış etrafa bakınıyor üzgün üzgün. dedim ahan da bundan iş çıkar. başladım kağıda önce bildiklerimi yazmaya ama yazı ne yazı ben diyeyim 22 sen de 30 punto ebatlarında. yan amfiden görülecek kadar büyük. haliyle 5 dk içinde önce ikinci sonra üçüncü kağıdı istedim. harıl harıl da yazınca millet bir şey biliyor sandı. bu sayede 4 kişiyi demoralize ettim. evet kolpalık ettim. ne yapayım ama kalmamam lazımdı.
*
makina fakültesinde yüksek lisans yapan aynı zamanda da asistan olan bir vatandaş eşşek gibi yasızıyla her sınavda 3 kağıt veriyor. bu zamana kadar da aa aldığını görmüş değilim. demekki bunlar olağan şeyler.
eğer soru kağıdında, cevabı makale şeklinde yani
essay type olarak istenen soru veya sorular varsa gayet normal bir durumdur. sorunun cevabı olarak öncelikle makalenizin taslağını çıkarırsınız, sonra girizgahınızı yaparsınız ki can alıcı bir giriş bazen bütün makaleden de önemli olabilir ve yarım sayfa kadar sürer. girizgahın akabinde olaya sade ama odaklanmış bir şekilde girersiniz, konuyla ilgili diğer bilgi ve belgelerinizi sunarsınız, alıntılar yaparsınız, örnekler verirsiniz. üçüncü kısımda bu fikrin zıttı olan fikri tanıtırsınız, ilk fikre uyguladığınız örnekleme, tanık gösterme, bilimsel verilerden yararlanma gibi işlemleri; bu fikre de uygularsınız. bir de bakmışsınız ki iki sayfayı doldurmuşsunuz. finalden bir önceki kısımda da bu iki fikri karşılaştırırsınız ve son olarak da tüm bu bahsettiklerinizin ışığında, kendi öz çıkarımınızı yapar; vurucu bir finalle makalenizi bitirirsiniz. bir de bakmışsınız ki herkes kağıdını vermiş, bir siz kalmışsınız ama yukarıdaki işlemleri yapmışsanız şayet; sonuçlar panoya asıldığında, ağzı kulağına en çok giden kişi siz olursunuz.
ben denedim bi bok olmadı aslında ama anlattığım herkes bu uygulamanın faydalı olduğunu söyledi.
not: önerilerimiz, psikopat, çatlak ve bi bok beğenmez hocalarda etkisizdir; detaylı bilgi için servis sağlayıcınızla görüşün.
puntosu büyük öğrenci de olabilecek öğrencidi.
(archi, 27.01.2009 02:33)
sinir olunacak kapasiteye yeterince sahip öğrencidir. gözümüze biz soruyu okuyup anlamaya çalışırken etrafa bakıp düşünme anında çarpmış ve ''biz daha soruyu anlamadık adam aldı başını gidiyor.'' diye içten içe düşünmemize sebep olmuştur. dur bir soluklan yiğidim bak biz acele ediyor muyuz? edemiyoruz...
"sınavda üçüncü kağıda işeyen öğrenci" olarak okuduğum ve akabinde kendime git yat dediğim itü sözlük harikası.
arada 3 sayfanın meyvesini yiyen öğrencidir.
47 aldığı sınavdan, madem bu kadar çabalamışsın bir şeyler sallamak için, 3 puan da benden deyip sonuç olarak 50 almış öğrencidir.
(bkz:
tashicardi)