üniversitede çokça başvurduğum nerdeyse hocanın beni alıp dispansere çocuk esirgeme kurumuna vereceğini hissetiğim olaydır. duygu sömürüsünü yapmasını iyi biliyorsanız iş tamamdır. aşağıdaki notu sınav kağıdıa yazın farkı göreceksiniz.
ıhhım ıhhım. sevgili ve pek kadir şinas hocam muammer, ben geçende koridorda şakalaştığınız genius kusagami,hani şu kırmızı başlıklı elbisesi olan sizde dallga geçmiştiniz. lakin bu sene matematik 1 dersini 7.kez alttan ve üstten almaktayım,ailemin maddi durumu çok kötü ve en kısa zamanda okulu bitirmem gerekmektedir. cebimde anca bir tavuk döner parası var (sınavdan sonra borç isteme hakkımı kullnacağım). lakin ne öğrenim kredisi ne de aldığım burslar bana yetiyor ve bu dersten geçmem için sadece ve sadece 45 almam yetiyor. geçen yaz okulunda ve bir önceki yaz okulunda hatırlarsanız aynı dersi sizin de hocanız olan salih hocadan aldım, o da kırmızı başlığıma takmakla yetinmeyip seni geçireceğim dedi.ne var ki ben onu yanlış anlamışım sana geçireceğim demiş. her neyse hocam gerçekten zor bir durumdayım ve okulum 7.yıla uzamakta yardım edin.sevgili kırmızı başlıklı şahıs.
"hocam soruyu bu şekilde çözemedim. ama şu değişkeni sıfır kabul edersek sonuç böyle böyle çıkar" şeklinde olan bir versiyonu da tarafımdan yapılmıştır. sonucu merakla beklenmektedir...
soruların güzellik derecesine göre a harfinden başlayıp f'ye kadar yolu olan nottur.
hocaya gaz verilerek sonuca gidilmesi gereken olaydır.
"hocam, sorular son derece kaliteli, ayırıcı, hem bilgiyi hem zekayı çok orantılı bir şekilde ölçüyor, en içten dileklerimle kutlarım. başarılarınızın devamını dilerim. saygılarımla. öğrenciniz alkolik2000"
dersi geçmek için son çaredir.
"hocam. vizem 45" (meali: en az 55 verirseniz kesin geçerim hocam)
yakın çevremce uygulanmış ve %93 başarı sağlanmıştır.
dersi geçmek için son umut olarak garip öğrencinin başvurduğu son yoldur. tuhaftır hep de başarılı olur
lisedeyken, hocanın sınavda sorduğu soruda bütünler iki açı demiş, ve de bu iki açının yanlışlıkla toplamını istemesi sonucu, normal boyutta bir 180 derece ile büyük puntolarda "ha ha ha" yazarak uygulamaya geçirme şansını yakaladığım eylem.
bugün bizatihi tarafımdan yapılan eylem. insan hakları hukuku sınavında sorulan sorulara verdiği afaki yanıtları ihtiva etmektedir.
"ilkerrr ilker ilerliyor ilker şut gooool gol gol ilker ilker attı harikasın ilker süpersin .. ve durum 1 sıfır ilk yarı sonucu"
veri tabanı vizesinde dersin hocası için arkadaşımın sınav kağıdına yazdığı not..
lisede biyoloji sınavına girilmiştir.fakat boşaltım sisteminin bölümleri ile ilgili soruya cevap verilememektedir.latince kökenli olan terimler(nefron,üretra filan falan işte...) sınav esnasında belleğinizden uçup gitmiştir.
bu arada aklınıza dahiyane bir fikir gelir, ortalamanın üstünde olan resim yeteneğinizi kullanarak insanda boşaltım sistemini artistik bir biçimde kağıda döktürürsünüz. altınada ''ezbere hayır sanata evet ''yazar ,kağıdı hocaya resim gözükmeyecek şekilde verirsiniz.(gerçekten uygulanmış ve tam puan alınmıştır)
genel jeoloji isimli derste yaptığım ve işe yaramış uygulamadır.final kağıdına "hocam ikinci kez alıyorum" yazdım sadece bu kadar ve adam beni geçirdi.ders o kadar kolay ki kimse o dersi ikinci kez almaz sen salakmışsın beni uğraştırma diye üstü kapalı bir mesaj olarak algıladım ben bunu.oysa ki yardım istememiştim ne de olsa altı üstü dersi ikinci defa alıyorum dedim.bir ara acaba hoca "banane ulan" yazıp altına da ismimi ekleyip panolara asar mı diye düşündüm ama adam geçirdi dersten nasıl etkileyici yazdıysam.
(sirseri, 15.04.2007 01:06 ~ 01:07)
hocanın garipsemesi muhtemel harekettir.
coğrafya yazılısında sınav kağıdının üst bölümündeki not hanesine "5 gelsin" yazılır. hoca yazılı sonuçlarını açıklarken bu kağıda gelince duraksar, olaylar gelişir.
hoca: bu ne? buraya 5 gelsin diye yazmışsın?..
öğrenci: ne? haa o mu? (sıçtık...) eheh şey, ben psikolojik olarak hani öyle motive olayım falan diye...
h: yani?
ö: eöö yani işte psikolojik olarak şey etmek için...
h: iyi. sosyolojik olarak notun 64.
ö: hadi ya...
h: ?!
ö: peki neyse.
(bkz:
bu da böyle bir anımdır)
(bkz:
lise yılları)
bilgi üniversitesinde asistanlık yapan ablamın başına gelmiş olan durumdur.
yapılan sınavın ardından ablam eve gelmiş, kağıtları okumaya başlamıştır.
atalante de öğrenci olduğundan doğal olarak öğrencileri korur ve ablasına "çocuk yazmış işte, daha ne.. versene notunu." benzeri cümleler kurarak onu psikolojik baskı altına almaya çalışmaktadır.
birden bir kağıdın sonuna bakarlar ki en az yarım sayfa bir not var. okudukça gülmeyle karışık bir acıma duygusu içlerini kaplar, çünkü notu yazan zat sınavını olduğu bu dersi 5. defa almaktadır ve eğer geçemezse okulunun uzayacağını falan küçük emrah replikleriyle anlatmaktadır.
hem atalante hem de ablası dumur olurlar.
en sonunda abla durumu dersin hocasına iletir ve adam çocuğu dersten geçirir.
kocaeli üni de matematik dersinde bir okutmanın (adını hatırlayamadım) sürekli sınav kağıdında soruların hemen altına
goethe'den,
nietzsche'den,
montaigne'den alıntılar yapması üzerine zaten boş verilecek kağıdın sıkıntısıyla
muder'in şu cümlelerinin yazılmasıdır.
"benim için hayata dair söylenmiş cümlelerin en önemlisi ne montaigne'e, ne hume'a, ne de goethe'ye aittir. ne kadar çok değişken var demişti, o poğaça yiyordu, ben de çay içiyordum..."
düşününce manasız geliyor ama belki de değildir. yoksa boş kağıtlara bile 05 veren o adam, bana neden 01 versin ki. tepkisiz kalsaydı yaralardı beni. sonra vazgeçti sanırım alıntılardan. bir daha girmek nasip olmadı sınavına.
mensup olduğu fakülteye dikey geçişle gelen ve intibakta olan öğrencilerin yüzde doksanının gerçekleştiği eylem. bunu da çoğunlukla sadece sınav kağıdının sonuna
dikey geçiş veya
dgs yazarak yaparlar.
üniversitede okumaktan artık zevk almayan ve bir an önce diplomayı alıp gözlerden uzaklaşmaya çalışan ama derslerde bir o kadar başarısız olan öğrencilerin yaptığı iştir. eğer hocaya yazdığınız şey samimi gelirse mutlaka notunuza etkisi olacaktır.
" babamdan artık para almaktan utanıyorum, bu dersi geçersem önümüzdeki senenin ortasında mezun olacağım, ilk sınavım 25 ti ama elimden gelen herşeyi yaptım, çok çalıştım, 60 ortalamayı tuturmak için gereken nota yakın bir not alırsam yardımcı olun hocam, bu yazıyı yazan öğrencinin bunu sizin yüzünüze söyleyemeyecek kadar yorgun olduğunu unutmayın hocam." şeklinde yazılan bir nottan beton dersinden yaz okulundan 84 final notuyla geçtiği hatırlatılır.
(bkz:
sınav sonularındaki harflerin içinin karalanması)
*
ders muhasebe
cevap kağıtları dağıtılır.
* (
optik)
soru kağıtları dağıtılır. (2yaprak 4sayfa, ilk sayfanın çeyreği sınav başlığı
*, 2.çeyreği açıklamalar)
soru kağıdı dahil her kağıda tükenmez kalemle bilgi verilir.
imza kağıdı dağıtılır.
grupların yazıldığı kağıt dağıtılır.
sıra numaralarının bulunduğu tekrar imza atılan kağıt dağıtılır.
*
soru ve cevap kağıtlarına tükenmez kalemle gözetmen tarafından sıra numaraları yazılır.
cevap kağıtlarındaki grup olarak karalanan daire tükenmez kalemle gözetmen tarafından vurgulanır.
telefonlar kapattırılır.
sınava başlanır.
*
hocaya not: hocam chip de taksaydın.
(bkz:
ösym)
(bkz:
ktü)
(bkz:
yusuf sürmen)
(kin2002, 05.06.2008 20:49 ~ 20:51)
direk olarak olmasa da notları sınav kağıdına yedirenleri mevcuttur örneğin mühendislik okuyorsanız
ben mühendis olmak istiyorum mesajlarını sürekli sınavlarda verirsiniz.mesela bir endüstri mühendisinin yapması gereken şey bu durumda diye başlayan cümleler hocaya gönderdiğiniz gizli mesajlardır , bu notlar hocanın bilinçaltına yerleşir ve size yol , su , elektirik olarak geri döner tabii edebiyatı o sınav kağıdın içine yedirebiliyorsanız.
mühendis edebiyatı etkili kullanılırsa mükemmel bir araçtır
iki tembel öğrenci,prof. dr. dr. hocanın birikimlerini döktüğü kitabı alırlar ama çalışmazlar...yarımyamalak cevapladıkları sorulardan sonra
birisi kitabın ilk sayfasındaki "bilimin keskin ışığında cehaletin hiçbir unsuru yaşamını sürdüremez" sözünü yazar.belli ki sadece ilk sayfayı açmıştır..
diğeri ise kitabın sonundaki yazıdan esinlenerek;
"sayın hocam,
gazların genel özelliklerini ve termodinamiğin temel nitelikleriyle ilgili konularını kapsayan;termodinamiğin 1., 2., 3. yasalarını oldukça ayrıntılı inceleyen;her kesmin sonunda konuların iyi kavranması amacıyla gereğinden fazla çözümlü problem ve yeterli sayıda çözümsüz problem barındıran;entolgi, içenerji ve özellikle entropi durum fonksiyonunun anlaşılır ve yorumlanabilir düzeyde tutulduğu;özellikle fizikokimya cilt 2 konularını kolayca anlamama yardımcı olacak fizikokimya 1 kitabını yeterince iyi sindiremedim.
sorulara verdiğim cevapların yeterli olmadığını biliyorum fakat birazcık da sizyardımcı olsanız?"
ek: sınavda kitap sayfasını çevirecek,kopya çekecek fırsatı bulamayınca siz de kitap arkasındaki açıklamayı yazınız.
din dersi sınavında kağıdın en sonuna cami çizmek de bu kategoridedir. bir de kimi çoşanlar iki minerasi arasına mahya ışığı da asarlar 'on bir ayın sultanı ramazan' diye o ayrı tabi.
kişisel not: ancak lise hayatım boyunca din hocasnın bu sınav kağıtlarını okurken ne yaptığını merak ettim durdum. bir güldü desek, üçüncü de sinirlenir insan. bu adam 4 sınav okudu böyle. bokunu çıkarmışlardı işin yani. neyse.
denemeyi sık sık sınav anında düşündüğüm ama yazacağım cümleleri minimum kırıcılık seviyesinde tutamayıp hocaya şarlama boyutuna gelip vazgeçtiğim eylem.
ortaokulda benimde bu eylemi yapanlar arasına girdiğim hadise.olay şöyle gelişmişti.10 tarih sorusunun 9 unu yapmıştım ve en az 85 almam gerekiyordu 5 düşmesi için bu yüzden son soruyu yarım yamalak bir şekilde cevaplayıp altınada durumumu bildiren kısa bir not yazıştım.yani diyeceğim olabilir,olmuştur hatta,tecrübeyle sabittir.
en son denediğim dersi 3 kere almama sebep olan olay...