hayatın her aşaması ya da tümevarımcı yaklaşırsak hayatın ta kendisi.
öğrencinin varoluş mücadelesi.
ey arı, sen ki başka bir şey bilmezsin, bana sınavın resmini çizebilir misin?
(bkz. imtihan)
(bkz. yazılı)
ama illâ ki test olsun
hayatı kabusa çevirmeye değmeyecek aslına bakılırsa hayatın kendisinin bir sınav olduğu düşünülerek yaklaşılması gereken ve abartmaya değmeyecek hayatımız boyunca bir çok kez atlamamamız gereken engeldir
son dönemlerde çekilen en kötü filmler kategorisinde en üst sıralarda yer bulabilecek film. flashbacki abartıp olayın içine de biraz dram katarsak aman ne güzel olur diye çekmişler galiba filmi. bir kaç küçük bebenin saçma salak hikayesini izlerken, bir yandan da sizi o filme getiren arkadaşlarınıza söver durursunuz
(bkz: @854599)
oyunculukların hemen hemen hiçbiri sırıtmamış, herkes rolünün hakkını vermiş. yeni versiyon hababam sınıfı esprileri de yoktu, yani espriler yerinde ve daha iyiydi. özellikle hümeyra'nın oynadığı matematik öğretmenine hasta oldum, aynı bizim lise matematik öğretmeni, sınıfta ilk görüldüğü sözlü sahnesinde koptum.
öğrenciler üzerindeki üniversite sınavı baskısı da güzel işlenmiş, hele ki filmin ilk sahnelerindeki çocukların gördüğü rüyalar, onlar da ayrı koparmıştır. özellikle altan erkekli'nin oynadığı baba karakteri süperdi, güldürdü.
güzel film yani, eğlenceli, seyirlik.
öncelikle belirtmeliyim ki beklediğimin çok çok üstünde bir film çıkmıştır bu. aldatıcı fragmanı kendisinin dandik bir gençlik komedisi olduğunu düşündürüyor; ancak olay çok daha farklı. benim izlediklerim arasında, ülkemizdeki öss sorununu ve etkilerini en güzel anlatan filmdir. tecrübeli oyuncuların(altan erkekli, hümeyra, güven kıraç, kanserli bayan, okan bayülgen) hemen hemen hepsi rollerini mükemmel oynuyor. aslında gençler de gayet güzel oynuyor; ancak ismail hacıoğlu'nu pek hazetmememden dolayı önyargılı davrandım ona karşı. kız biraz sırıtmış olayda. demek istediğim şu: herkes elinden gelenden daha fazlasını yapmış ve duyguların çok iyi yansıtıldığı bir film olmuş. okul ortamları süper yansıtılmış, okulfilmindeki gibi dandik bir okul atmosferi yok ortada. soundtrackler zaten ayrı bir güzel.
tek beğenmediğim iyiler hep kazanır tarzı biten finaliydi. o kadar da olsun diyoruz.
türkiye'de bir filmde gençlere sağlam bi şekilde başrol verilmiş ve hakkını vermişler, tabii ki sayıca deneyimli oyuncu kadrosuyla beklenenin üstünde bir film olmuş, helal olsun verdiğim bilet parasına. her filmin izleyiciyi sarması için klişe şeyler vardır ya, filmin konusu yetmezmiş gibi baştaki kabuslar da yerinde olmuş. filmde birçok olgu orijinal biçimde incelenmiş ve lise derslerinde klişe gibi gözükse de ince düşünülmüş espriler yapılmış. "bizde yamuk olmaz hocam" çok vurucu geldi bana. ancak dvd alıp izleyen izleyicinin aynı tadı alamayacağı kanaatindeyim çünkü sinemada sürü psikolojisi sebebiyle gülüyor da olabiliriz. sahne geçişlerinde kullanılan efekt türk sinemasında bir ilk sanırım, estetik bir hava vermiş (lanet olsun daha önce hede hödö'de kullanıldı diyenlere). "69 rafet" cuk oturmuş, ismail hacıoğlu (tanımayan az kişi kalmıştır herhalde), volkan demirok(telsim reklamı, vizontele tuuba), yağmur atacan(lise defteri diyelim de; tanımayan kalmamıştır herhalde), rüya önal(çıkarıcam bi yerlerden), caner özyurtlu(daha önce okul'da 'dev sıçtık'ın mucidiydi) başarılı olmuşlar ve ileride türk sinemasında yerlerini güzel yapımlarda alacaklar umarım.
filmin müziklerine gelecek olursak filmdeki yerleri için oldukça düşünülmüş, badem'i tanımayanlara "dur lan sen ağlamayı kim söylüyomuş bi aratayım" diye düşündürtür. badem açısından da faydalı bi film. hazır coşmuşken nil ve özlem tekin'le de nostalji yaptık eski albümlerinden. canım pinhanim de nasibini alır mı diye düşünürken badem'in kontenjandan faydalandığı aklıma geldi. duman ve ogün sanlısoy da yer almışlar. film müziklerinde albümü dinleyecek olursanız birçok şarkının sonunda filmden ufak alıntılar yer alıyor, tatlı olmuş. manga ve göksel de sonda iyi şut çekmişler valla helal.
altan erkekli, güven kıraç, kadir çöpdemir, tuba büyüküstün, hümeyra, okan bayülgen, zafer algöz* ve van damme'ın hastasıydık zaten de, kimse bahsetmemiş ben ayda aksel'e takıldım. anne rolünde muhteşem. biçok sahnede direkten döndüm de "sen ağlama"da koyveriyodum artık, son sahnede yanımdaki anneye kızı sarılınca bi garip oldum. hiç de "ehe ehe sınav'la dalga geçcekler biz de gülcez hoha" bir film olmadığını anladık bu sayede. "anaa bitti lan" dedik, sonlar açık bırakılmış, sınav2 bizi bekliyor. (hade len)
son olarak: "sistem sana belden aşağı vuruyorsa sen de ona belden aşağı vuracaksın."
---dadından yinmez üstüne az spoilerlı giri burada bitti---
çoktan seçmeli olanlardan çıktıktan sonra "caaplar nerde hocam?" gibi bir soru tümceciği sarfetmek yerine, çelişkiye düştüğünüz soruları işaretlemek ve cevapları kontrol ettikten sonra çelişkiye düşüp de doğru yaptıklarınızı -yanlışları etmeyen var mı?- derinlemesine incelemenizin önerildiği sorular bütünü. diğer sorular için tüyo verici sorulara bakmanız apayrı olarak tavsiye edilir.
öss'ye girmiş ve dandik bir lisede okumuş herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, neyin önemli olup neyin olmadığını gayet güzel gösterebilmiş filmdir. bunun haricinde bazı şeylerin havada kaldığını düşündüğüm ve aynı senaryoyla daha etkileyici çekilebileceğine inandığım filmdir.