• görseller

    • sınıf başkanı
  1. görevi sınıf düzenini sağlamak üzere göreve getirilen ayakçı..demokratik düzeni kanıtlamak için göstermelik bir seçimle işbaşına getirilir..olumlu kullanıldığında pek çok avantajı vardır sınıf başkanlığının..
  2. konuşanların isimlerini tahtaya yazan ispikçibaşı, yalakası çoktur.
    hergün topladığı tebeşir paralarını yalakalarıyla lahmacun yiyerek ziftlenen, yolsuzlukla o yaşta müşerref olmuş kişi.
  3. türk eğitim sistemi'nde seçimi genellikle şu şekilde yapılır;
    sınıfın erkekleri oy güçlerini birleştirirler ve kendi menfaatleri doğrultusunda sınıfın haylaz takımına meyilli ve hocalarla iyi geçinebilen bir aday çıkarırlar, kızlar da yeterince kaynaşmışlarsa 1 aday çıkarmayı başarabilirler ama bazen 2-3 aday bile çıkabilir. bazen kıl bir öğretmen yalakası ya da benzeri bir ezik erkek de aday olur. oylama gizli ya da açık yapılır. erkekler açık yapılmasını ister çünkü biran önce bitse de maç yapmaya gitsek diye düşünmektedirler. kızların ısrarı sonucu oylama kapalı yapılır çünkü hoca kızların kaybedeceğini bildiğinden daha az rencide olmalarını sağlamaya çalışır. gizli oylama adı kadar afili değildir. kimisi defterinden bir yaprak koparır ve yırta yırta oy pusulası yapar ve etrafındakilere dağıtır. diğerleri de defterin en arka sayfasından ufak bir parça alır. tahtaya kalkmış olan ve normalde en ön sırada oturan yazman aynı zamanda saymandır ve oy kağıtlarını toplar. öğretmen masasına getirir. oylar, hoca gözetiminde sayılır. erkek aday açık ara kazanır. 3 kızdan sadece kendine oy veren 1, en yakın arkadaşının desteğini alan 2,kızların genel desteğini aldığını sanan da 3-4 oy alır. yalaka ya da ezik erkek ise ya kendine verdiği 1 oyu alır ya da hiç oyu çıkmaz ve sonra asıl erkek adayın yanına giderek "ben de sana verdim" gibilerinden puan kazanmaya çalışır.
    sınıf başkanlığının kişiye getirisi külfete alışmak ve arasıra derslere girmemektir.
    sınıf defterini getir-götür, yoklama fişi nerde, kim hasta, bugün ayın kaçı, hoca imza atmamış anasını satayım, olm müdür geliyo, hayır yeşim sınıf gürültülü değil, yaşar tarihçi seni çağırıyo
  4. ilkokulda genellikle sınıfın en popüler kızı sınıf başkanı olur. ona aşık olan sınıfın en güçlü erkekleri de konuşan diğer kızları ve akranlarını sopalayarak kıza yaranmaya çalışırlar. yıllar geçer, sınıf başkanı olan kız çirkin bir cadı olur, ilkokul günlerinde dayak yiyenlerse birer prenses. sonra sınıfın en güçlü çocukları gidip duvara kafa atmaca oynarlar.
  5. özellikle ilkokul ve lise çağlarımızda hepimizin üstlenmek istediği ama gayet sıkıcı ve zaman zaman insanı ispiyoncu durumuna düşüren görev(külfet)...
  6. üstlendikleri sorumluluk son derece ağırdır. sınıfta herşeyden onlar sorumludur. herhangi bir vukuatın meydana gelmesi üzerine, olay yerine hareket eden okul yönetimi, herkesi tek tek sorgulayıp, olayın neden ve faillerini tesbit etmek yerine, direk sınıf başkanından hesap sorarlar. sınıf başkanının tahtaya yazdığı öğrenci isimleri de genelde öğretmen tarafından iplenmez, bu seferlik affediyorum lafıyla geçiştirlir. geriye bir yaptırım gücünden ziyade, ayak işleri kalır sınıf başkanına. dolayısıyla, kesinlikle maaşa bağlanmaları gerektiğini düşündüğüm, zorlu bir vazifeyi ifa etmektedirler bu başkanlar. bedavaya o kadar çileyi kimse çekmemeli.
  7. konuşanları hocalara ispitleyerek onların bir ton dayak yemesini sağlamalarından başka yaptıkları bir iş yoktur.
  8. anneler genelde çay saatlerinde,günlerde oğullarının sınıf başkanı seçilmesi durumunda garip bir kasıntıya girerler.

    hede hüde'nin annesi:yaaa bizim oğlanı da sınıf başkanı seçmişler.sınıf öğretmeniyle görüştüm 'çok akıllı' diyor bizim çocuk için...

    çocuklarının sınıf başkanı seçildiği için de ilerde başbakan bakan milletvekili veya enazından belediye başkanı seçileceği hayaline kapılırlar...