bugünkü akşam gazetesindeki “alkol, sinekleri eşcinsel yaptı” başlığıyla verilen haberi okuduğum an kafama dank eden düşünce. ne zaman yanımda alkollü bir arkadaşım olsa bünyemde eğretilik, huzursuzluk, onu bir pislik gibi görüp iğrenme duyguları öylesine yoğun bir tempoyla hasıl olur ki, siktir git yanımdan göt oğlanı dememek için kendimi zor tutarım. bunun sebebini şimdi daha iyi anlıyorum. aslında hep anlamışım da yakıştıramamışım. allahın suda kudurmuş gayları.
"pennsylvania üniversitesi’ndeki bilim adamlarının yaptıkları bir araştırmaya göre, düzenli alkol alımı sinekleri eşcinsel eğilimlere sevk ediyor. yapılan deneylerde meyve sineklerine her gün alkol verildi ve bu sineklerde eşcinsellik eğilimi görüldü. deney, günlük alkol alımıyla, seksüel davranış arasındaki bağlantıyı açıklamayı amaç edinmişti. seksüel davranışların değişmesinde ise üç gen rol oynuyor ve alkol de bu genler üzerinde etki ediyor. daha yaşlı sineklerde ise eşcinsellik eğilimi artıyor."
yukarıdaki paragraf başlığın devamını oluşturuyor. dileyen akşam gazetesinin internet sitesindeki “dünya” haberleri kısmına bakabilir.
hayvanlar arasında insan metabolizmasına en yakın canlı sivrisinek. bunu zaten okulda gördüğümüz biyoloji kitaplarından biliyoruz. gen haritası çiziminde de başat değerler iki canlıda eşit miktarda difüzyon. neyse biz pratikteki karşılığına, deneyimlerimizden çıkardıklarımıza gelelim.
alkol alıp kafayı bulan erkek neden sinirimize dokunur? en yakın arkadaşımız dahi olsa gözümüze aşağılık bir hayvan gibi görünür di mi? ondan ve yaptıklarından utanırız. aşağılayıp küçük görür, küfrederiz. siktirsin gitsin isteriz yanımızdan. felaket soğuruz. işte bütün bunların nedeni alkol alan erkeğin “travesti huzursuzuğu”na kapılmasıdır.
gerçekçi olalım. hakikaten argümanlar gayet sağlam. bakın soru cevap olarak somut örneklerle ilerliyorum. erkeğin özü nedir? neyle sembolize edebiliriz onu? “sertlik” di mi? güç, muktedirlik, “erk”likten gelen kontrolü elinde bulundurma, aktif olma hali, v.s… peki alkol alan erkek nasıl bir değişime girer? gevşer…evet anahtar kelime “gevşemek”… alkolün dozajı arttıkça gücünü, yönlendirme dürtüsünü kaybeder. alkolün eseri olur. erkliğin sağladığı sağlam durma özelliğini kaybeder. artık kendi kararlarını kendi veremiyordur.
etrafınızda sık alkol tüketen erkelere dikkat edin. hepsi vurdurmaya meyilli tipler. hareketlerinden anlarsınız zaten. içip kafayı buldukça bunu daha da sıklaştırıyorlar. hoşlarına gidiyor çünkü o sarhoş, savunmasız, minik kız çocuğu halleri. o beden ve ruh halini hiç kaybetmemeyi arzuluyorlar. ikinci bir kişilik yaratıyorlar tıpkı norman bates gibi. sarhoşken yaşadıkları yarraaak yeme duygusunun eseri oluyorlar. alkol bağımlığının kökeninde ibnelik varken, sık tüketilmesinde de gizli eşcinsellik yatıyor. kesinlikle dikkate alınması gereken bir önerme.
alkolü satan esnaf yakışıklı bi delikanlıysa, ve alkol alan kişi aldığı bu alkolleri içmiyor da yalnızca esnaf ziyareti için sebep amaçlı kullanıyorsa, katılabileceğim önerme.
bilimsel açıdan doğru olan önerme.eksilemeden önce okuyalım lütfen..
şöyle ki;alkol,hormon salgılayan bezlerin çalışmasını aksatmasına neden oluyor ki bu testesteron salgılayan bezler için de geçerli.ve bilindiği gibi erkeklerde testesteron hormonunun yanında az da olsa östrojen hormonu bulunuyor.ve östrojen hormonu, testesteronun azalmasını fırsat bilerek bünyedeki etkisini güçlendiriyor. alkol alımında östrojen de azalmıyor mu? dediğinizi duyar gibiyim.azalıyor evet.zaten bu nedenle çok alkol alımında yumuşama görülür diyoruz. yani yavaş yavaş ortaya çıkan etki olmasının nedeni bu.aksi halde bu konuyu tartışabilecek erkek mevcudu dünyada bulunmazdı.
evet beyler, erkek adam sağlam içer miymiş?içelim açılalım..
aptal gazetelerde çıkan "a study published today showed that..." klişesiyle bilimsel makalelerden gerizekalıca sonuçlar çıkartan zihniyetlerin son ürünlerinden biri.
zannımca bu dertten muzdarip birinin yaptığı çıkarımdır.
psikolojiyle ilgili bi iki sayfa okumuş ortalama yurdum insanının bilebileceği üzere(ya da vazgeçtim,çok iyimserim bilmiyor da olabilir) savunma mekanizması denen bişi mevcuttur ve insan,kendisinde gördüğü ama kabullenmek istemediği şeyleri başkalarına yakıştırıp içini döker.(bkz: yansıtma)
örneğin sekse zaafı olan birisi karşısındakini seksomanyak olarak niteler, alkol alıp içindeki gizli eşcinseli özgür kılmak isteyen itham edici başlıklar açar filan.tamamen afaki elbette.eööhm.
efendim özetle,bilimsel araştırmaların da kanıtladığı üzre,(hem de uzağa gitmeye gerek yok,yurdum sınırları dahilinde araştırılıyor alkol zaafının sebepleri)iradesi zayıf olan,hayatın yükünden gerçekliğinden bidisinden bikinden kaçmak isteyen insan alkol kullanır.genetik sebepleri olduğundan da söz ediliyor,ayrıca beyindeki belli bir noktanın yeterince uyarılmamasından kaynaklanan alkole ihtiyaç duyma durumları da mevcut;ama yok arkadaşım sen illa da vurdurmak için kullanıyorsan da bişi diyemeyeceğiz,hayırlı işler.
(bkz: genellemenin dayanılmaz hafifliği)
çok doğru bir önermedir. alkol alan insanların yanında olup da içmediğiniz zaman rahatlıkla görebileceğiniz, bilimadamlarından yıllar önce toplumca bilinen bir gerçektir bu. gizli gay'ler özellikle aşırı alkol tüketicileridir. bunun yanında mutlaka az tesirli ve az tehlikeli uyuşturucu maddeleri de kullanmaya meyillidirler (mesela ot).
ayrıca gizli gay'lerin (yaşı gelince) karısı da olur, çocuğu da... gizli denmesinin sebebi de budur zaten.