yurtta ders çalışarak ve makale okuyarak geçirilen 3 günün sonunda sezen aksunun o güzel manalı şarkısını avazın çıktığı kadar bağırarak söylemek.
ilk hezarfen ahmet çelebi nin söyleyip başardığı söz olabilir.
sık sık tekrarlanan genç nesil cümlesi. içi içine sığmayan bu gençlerimiz en heyecanlı yaşlarında öss ile bastırılırlar. össyi kazananlar birazcık rahatlar dört yıl kadar, ailelerinden uzaktaysalar tabii, sonra iş bulma faciası bilmem ne bu sözü sık sık tekrarlatır yurdum gençlerine. kaçış yok, bir gün toplu olarak uçsak diyorum....
yalınayak yere basmak istiyorum, ne eksiğimiz var çiçekten böcekten, ben de onlar gibi coşmak istiyoruum şeklinde, baharın gelmesiyle birlikte öğrencilerin ahvalini anlatan manzum eserdir.lakin kasım ayı girerken öğrencilerdeki bu coşku neden, vize ve ödeve boğulmuşken ne zaman yapabiliriz bu şarkıda geçenleri bilemiyorum. heyecanın sebebini de olsa olsa kuş kadarlık bayram tatiline bağlayabiliyorum.
'sıkıldım sıkıldım ölmek istiyorum' daha etkileyici ve kesin çözümlü bir alternatifi olabilir.
kendini frpye fazla kaptırmış ve de uçma büyüsünü yaptığını zanneden bir kişinin söyleyebileceği bir cümle.
sezen aksu'nun sevimli şarkısından bir bölüm..devamı da şöyleydi galiba 'yalın ayak yere basmak istiyorum,ne eksiğimiz var çiçekten böcekten,tabiat misali uçmak istiyorum...' yaz ve bahar aylarında canım sıkkınken dilime nereden geldiği belirsiz bir şekilde dolanan şarkı aynı zamanda
hani bazı zamanlar yaşadığın yer, uğraştığın iş, etrafındaki insanlar seni tatmin kesmez olur, kendini başka diyarlara ,zamanlara atmak istersin ya. işte bu ruh halinin iç sesi bu şarkıyı dillendirmektedir.
an itibariyle artık çalışmaktan bunalmış bünyeme ithaf ettiğim cici bir
sezen aksu şarkısıdır.
(bkz:
uçur beni)
üç noktaların son noktaya naniklemesini gözlemlemekle beraber gelişen olaylar silsilesidir.