yanılmıyorsam 1997 de başlayan dizi.döneminde çok ses getirmişti.hem o zamana kadar ki dizilerden farklıydı konusuyla hem de oyuncularıyla.zaten bu dizi bitince tüm oyuncuları başka diziler tarafından kapıldı
jellicle ile aramızdaki en büyük geyiğe konu olan, remzi baba karakterinin sürekli martı ve deniz geyiği yapıp romantik takılması beni kıl eden nispeten başarılı dizi.
gerçekten güzel olan günümüz dizilerinden uzak kaliteli bir yapım
dcde kolayca bulunabilecek harika bir de giriş müziği vardır ki o zamanlarda cep telefonları bu kadar popüler olsa melodisi çoğu telefonda çalardı
arzum onanın izlendiği, onun dışında remzi baba ve arzumun babasını oynayan kenan ışık arasındaki inanılmaz anlaşılmaz ve dayanılmaz geyiklere katlanıldığı yyıllar önce dizisi. ceyhun emre (yanlış hatırlamıyorsam) karakterinin sinir krizleri geçirttiği yapım.
aksaz askeri tatil kampının sahilindeki tabelada bulunan, yanında parantez içinde tehlikeli saatler yazan ve 12-14 arası denize girmemeyi öğütleyen yazı*
mehmet aslantuğ'un annesi cahide hanımın sürekli biber kızarttığı ve şiirsel konuşmalarıyla ön plana çıkan ama gerçekte bu kadar geyik yapılsa muhabetlerde, dünya nasıl olurdu acaba diye insanı düşünmeye sevk eden klasik türk dizisi furyası başlangıcı olan sıcak bir dizimiz.
-yağmur hala yağıyor mu?
~hem de bütün hızıyla gibi ultra felsefik diyalogralıyla bizi bizden alan, fakat bir zamanlar hastası olduğumuz dizi.
sedat yalçın'ın beynine "yolcu" kodlu mikro çip takılana kadar herşey daha bir iyiydi sanki.
yine de bize arzum onan'ı sevdirdiği için ve gerçeten sıradışı senaryosuyla öne çıktığı için başarılı bir diziydi.
sonunda arzum onan'ın oynadığı karakter ölmüştü yamulmuyorsam.
bazen maruz kaldığım diyalogların gidişatı yüzünden durup bir saniye ya bu çok "sıcak saatler" oldu dememe karşın şu ana kadar daha karşımdakinin hiç idrak edemediği, benim de anlam veremediğim, insanlar nasıl unutur bunu dediğim dizi
arzum onan ın dizideki kardeşinin şimdi ekmek teknesinde bütün karizmasını dağıttığı, anılarda güzel kalmış olmasının daha bi iyi olabileceğini düşündüğümdür.
kaliteli, düzgündü, romantizm nasıl da okunurdu mehmet aslantuğ ile arzum onan ın gözlerinden..
son bölümlerine doğru uğur polat'ın da katılması ile izlemesi daha da zevkli olan diziydi. bir saniyesini bile kaçırmazdım, keşke şimdi tekrarları olsa.
özellikle replikleriyle bizi bizden alan dizidir. karşılıklı muhabbet ederken bu tür cümleleri kullanan var mı aramızda, merak etmekteyim. eğer varsa zaten toplumdan kopmuş, ermiş bir kişidir.
-şu martılar uçup giderken, aslında yalnızlığımızı da anlatmıyor mu?
-yalnızlığımızı anlatan martılar aslında kendi terkedilmişliklerinde yaşıyor dostum. belki de denizdir her şeyi mümkün kılan.
-denizin içinde yaşayan balıkları düşünsene. denizin içine hapsedilmişsin fakat sonsuz okyanuslarda özgürsün. belki de, belki de insanoğlunun hiç erişemeyeceği bir özgürlük...
-hangimiz özgürüz ki? özgür olduğumuzu sanıyoruz belki de, sanal bir özgürlükte yaşıyoruz belki. kimbilir, hepimiz bir oyunun oyuncularıyız.
(bkz: daha gider bu)
hayatımda en çok yer eden dizi..birzamanlar bütün replikleri ezberlenmiş,tüm gün melodileriyle dolaşılmış,sedat yalçın - buket hazal aşkını yaşamaya çalışılmıştır.diziyi sevdiren sevgili çoktan mazi oldu ama bu dizi hala benim için çok şey ifade eder..
s.y:ilk karşılaştığımız günü hatırlıyormusun?
b.h:evet hatırlıyorum..
s.y:hani beni ağlatmıştım
b.h:sulu gözlünün tekiydin zaten
b.h:geriye dönüp baktığımda yinede güzel günlerdi diyorum..
ve sedat yalçın'ın beni en çok etkileyen sözleri..hastayken buket'e yazdığı mektup..
merhaba güzel kız sonunda sana mektup yazmak için bana gerekli olan mekanı buldum..şiledeyim seninle geldiğimiz otelde..üstelik aynı odada kalıyorum..otel görevlileri neden ısrarla aynı odada kalmak istediğim yı istediğimi anlamakta biraz zorluk çektiler..keşke onlara anlatabilseydim..yazımı okumakta zorlanabilirsin.sebebine gelince..doğrusu pek bi sebebi yok.sadece birdenbire o büyük şairin mektuplarında geçen bi cümleyi hatırladım..''sağ elimin ustalığındansa ,sol elimin acemiliğini tercih ederim..''doktorlar bendeki bu durumu sağlıklı bi gelişme olduğunu söylüyorlar..
güzel kız..aşk mektupları konusunda sicilim seninki kadar parlak değil..bi zamanlar mahallemdeki kızlara bol bol ciklet dağıtırdım.dağıtmadan önce de içindeki artist fotograflarını çıkartıp,onların yerine küçük kağıtlara yazdığım aşk mektuplarını yerleştirirdim..ee bu yaptığımın aklaki yöne elbette tartışılabilir ancak kim geçmişinin her anıyla gurur duyabilirki?..(buket okurken arada şunları söyler: seninle gurur duyuyorum serseri..)
bu gece kumsalda senin için büyük bir ateş yakacağım.alevler birkez daha o gecenin anısı üzerine vuracak..dünyanın bütün çingeneleri bugece benim için toplanacak ama ben içlerinden yalnızca bi tekini göreceğim ve ömrümün sonuna kadar hep seni düşüneceğim..yeryüzünün bütün kumsallarında yakılmış bütün ateşler bizler öldükten sonra bile hep bizi düşünecekler..