görseller
sıçsam sanat olursıçsam sanat olur
  
belki ilginizi çeker
  1. · pop art
  2. · giri girerken sıçmak
  3. · sıçarken akla gelen başlıklar
  4. · heykeli kaldırın yoksa taşlarız
  5. · büyük tuvaletini yaptıktan sonra kalıntı bırakmak
  6. · sıçtığı boka anlam yüklemek
  7. · tuvalette akla giri gelmesi
gündem
  1. · 100 opera
  2. · banu güven
  3. · sözlük yazarlarının itirafları
  4. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  5. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  6. · sözlük yazarlarının genel özellikleri
  7. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  8. · erkekleri anlamak
  9. · bilkent üniversitesi

sıçsam sanat olur  

 sayfa  / 2
  1. picasso'nun eserlerinden çok etkilenen insanların, onunla ilişkilendirdiği söz. bu söze özne olan insanlar yüzyılda bir gelirler dünyaya, bir çoğununda değeri bilinmeden karışırlar kara toprağa.
    (punkmanifestosu, 02.11.2005 19:02 ~ 19:02)
  2. (bkz: megalomanlığın son noktası)
    (selenikom, 02.11.2005 19:05)
  3. kendisinden ziyade götü sanatçı olan şahsın söyleyebileceği söz öbeği.
    (bkz: sanatçı ruhlu göte sahip olmak)
    (all of nothing, 02.11.2005 19:09)
  4. (bkz: dadaizm)
    (jelly bom, 28.02.2006 11:10)
  5. gecenin bu saatinde alakasız bir adamın futurizm, kübizm, dadaizm, klasizm, romantizm, ekspresyonizm, sürrealizm ... çalışmasından sonra söyleyebileceği sözdür. (bkz: petre)
    (petre, 22.05.2006 02:29)
  6. çeşitli örnekleri vardır...
    (bkz: modern sanat)
    (radiance, 22.05.2006 02:34)
  7. vadi yurtlarında bazı insanların sahip olduğu zihniyettir, dışkılarını deliğe tutturamayan bu insanlar sifonu çekme zahmetine de girmezler, öyle boklarının karşısına geçip eserlerini seyrederler, ulen bu benden nasıl çıktı soruları olası beyin faaliyetleridir. halbuki dar kabinde boklarını seyredeceklerine aynada kendilerine baksalar aynı manzarayla karşılaşacaklarından bihaber insan gurühlarıdır.
    (dbk21, 22.05.2006 02:42)
  8. sanatının doruk noktasını kabızken verebilecek sanatçı modelinin sarfedeceği laf-ü güzaf..
    (fado, 22.05.2006 02:50 ~ 03:10)
  9. zamanında yapmış biri.

    avrupa'da bir heykeltıraş (aslında yaptıkları heykelden ziyade abidik gubidik şeyler) kafasına göre heykeller yapıp bir anda ünlü olmuş. o kadar ünlü olmuş ki, kendi bile "saçma sapan işler yapıyorum ama beğeniliyor" demiş. gel zaman git zaman bu adam "hayatımın en iyi işi" dediği bir heykel yapmış. heykel dediysek, bildiğiniz taştan tunçtan değil... ağzı kapaklı birçok teneke kutuyu tellerle birleştirdiği bir nesne. koleksiyoncunun biri yüzbin dolarlarla telaffuz edilen bir meblağ ödeyerek heykeli satın almış.

    bir zaman sonra bu koleksiyoncunun hizmetçisi heykeli temizlerken tenekelerden biri yerinden çıkıp devrilmiş. içinde "insan pisliği" varmış (sansürsüz olarak: bok varmış içinde). zengin adam hemen heykeltıraşı aramış:

    -sizin heykeldeki kavanozdan bok çıktı!
    +eeee?
    -nasıl olur?
    +olur işte. o benim bokum.
    -ne?
    +sizin gibi sanattan anlamayanlar için sıçsam sanat olur! siz de para verirsiniz buna!

    hikâyeyi dinledikten sonra ancak "helâl olsun" diyebildim. başka yorum yok...
    (eksiksizuyum, 22.05.2006 03:00 ~ 20:42)
  10. (bkz: bedri bayk)
    (muzevir, 22.05.2006 09:57)
  11. -sayın sanat severler,bu eserimde bok üzerindeki duygusal çırpınışlara eğildim. bu bok üzerinde çok çalıştım,kırmızı renkleri isot ile,sarı renkleri kavrulmuş mısır ile verdim. aralara şekil vermek için taharet musluğu kullandım. burada da pek sevgili dahi sanatçı ajdar anık'ın maktülünü çeşit katması açısından yanına ekledim,göz yaşlarını temsil eden bezelyeleri buradan seçebilirsiniz. sıradaki sanat eserim ise kusmuğun yalnızlığı. burada ise.....
    (transistör kazancı, 03.01.2007 00:35)
  12. kurt schwitters "sanatçının tükürdüğü her şey sanattır" demiş, sanatın öyküsü'nün yazarı gombrich de "gerçekte sanat diye bir şey yoktur, sadece sanatçılar vardır" demiş. pollock tuvale paşa keyfine göre boya fırlatmış, norbert lynton bunu kitabına* kapak yapmış. birçok kişi sanat eserinin değil, o eseri tasarlayan veya "sıçan" sanatçının düşünsel süreçlerinin önemli olduğunu söylemiş. "sıçsam sanat olur" da bunlar çerçevesinde kavranmalı. bir sanat galerisinde yere kerpeten koyulmuş, üstüne de sanatçının ismi yazılmışsa, sanat eseri o kerpeten değildir.

    sanat yalnızca güzel olan, tasarlanmış olan, anlamlı olan, amacı olan, mesaj veren değildir. sanatı tanımlamanın, sınırlamanın bir yolu yok, zaten bunu yapmak da kimsenin tekelinde değil. evet sanatçı sıçsa sanat olur, sanat sanatçının sıçtığıdır, bu kadar basit bu işler.

    (görsel: sıçsam sanat olur/10844)
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 13.02.2007 16:52 ~ 08.05.2008 01:10)
  13. (bkz: ajdar anık)
    (azwepsa, 13.02.2007 16:55)
  14. "sanat sanatçının sıçtığıdır." demekle "sanatçı sanat sıçan kişidir." demek arasında bir fark göremiyorum, iki cümle de aynı derecede anlamsız. sanatı sanatçı üzerinden tanımlayacaksak o zaman da karşımıza sanatçı kim sorusu çıkıyor. "ben sanatçıyım diyen sanatçıdır." önermesini ortaya koyarsak bu defa da "herkes sanatçı olabilir, o hâlde herşey sanattır o halde hiç bir şey sanat değildir. sonucuna varmamız kaçınılmaz olacak (bkz: her şey maviyse hiçbir şey mavi değildir).

    e peki ne yapalım? "sıçsam sanat olur"dan "ne sıçarsan sıç sanat olmaz"a geldik. belki üretimden değil de tüketimden gidebiliriz sanatı tanımlamak için. bir şey sanat olarak tüketiliyorsa (of sanatı tüketmek gibi tehlikeli kavramlar kullanıyorum ama neyse) o şey sanattır, desek? kübizmi de modern sanatı da, post modern sanatı da hatta ve hatta ajdar'ı bile sanat olarak tanımlama imkanımız olacak. bu yöntem de çok hoşuma gitmiyor, çok post modern bir yaklaşım ama sıçsam sanat olurdan daha akla yakın. ortada milyonlarca insan tarafından sanat diye kabul edilen bir bok varsa onun sanat, onu sıçan insanın da sanatçı olduğunu kabullenmek o kadar da incitmiyor insanı.
    (recai pengül, 13.02.2007 23:04 ~ 23:06)
  15. (bkz: attırsam sanat olur)
    (bkz: bedri baykam in spermini sildiği peçete)
    (saçmaladı yine bu, 13.02.2007 23:10)
  16. (bkz: salvador dali)
    (subaquatic, 13.02.2007 23:11)
  17. ama boktan olur şeklinde tamamlanması gereken cümle...
    (shotcrete, 13.02.2007 23:18 ~ 23:41)
  18. (bkz: arı sıçtı)
    (thedewil, 13.02.2007 23:43)
  19. (bkz: galear)
    (bkz: @764159)
    (sulfur, 13.02.2007 23:56)
  20. (bkz: biz de o kaynaktan faydalanmak istiyoruz)
    (işin esprisi, 14.02.2007 03:49)
  21. bu cümle ile gündeme getirilmek istenen sorunsal neyin sanat, kimin sanatçı olduğunu belirleme sorunsalı, işte tam da bu yüzden bu cümleyi temel almak, bu cümleden bir yerlere gitmeye çalışmak, bu cümle üzerine düşünmek sakat.

    en büyük sanat tarihçilerine göre bile, sanatın ne olduğunu, sanatçının kim olduğunu tam olarak tanımlamanın, belirlemenin bir yolu yok (özellikle duchamp'dan beri). sanat matematik değil, sınırları belli değil, siyah-beyaz hiç değil. ve evet işte tam da bu yüzden sanat bu kadar önemli, ilginç bir faaliyet. "sanatı sınırlandıramıyorsak demek ki herşey sanattır, o zaman da hiçbir şey sanat değildir" bir matematikçinin, mantıkçının bakış açısı olmalı. halbuki sanata bu şekilde yaklaşmak tehlikeli ve yasaktır, bu şekilde tanımlanabilecek bir sanat hiç de ilginç olmazdı. düşünmelerimiz sırasında kendimizi sanatı tanımlamaya çalışırken yakalarsak şunu aklımıza getirelim: sanat tanımlandıkça sanatçılar o tanımın dışına çıkmaya çalışacak ve o tanım geçersiz olacaktır, bu yüzden sanatı tanımlamak mümkün değildir.

    bu konulara girerken asıl akılda tutulması gereken de şu: neyin sanat, kimin sanatçı olduğu konusunda dünya adına nesnel bir karar verme işi başarılması gereken bir ödev değil, rahat olun. kimin mühendis, kimin doktor olduğu nesnel olarak belirlenebilir evet, ve bu kişilerden somut faydalar bekleriz. oysa sanatçıdan beklenenler de değişkendir. sanat büyük ölçüde sezgisel, duygusal, öznel bir faaliyet olduğu için neyin sanat olduğuna sadece sanatı algılayan bireyler yine öznel olarak, kendileri için karar verebilir. ben bir eserden, bir nesneden sanatsal haz almışsam veya onda sanatsal değer bulmuşsam benim için onu yapan kişi de sanatçıdır. benim için sanat olan selami şahin için olmayabilir, "ne o öyle yamuk yumuk adam çocuk resmi gibi, ben de çizerim" diyebilir selami şahin. "adamın karısı yatmış kendisi vapur" da diyebilir. selami şahin bu.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 16.02.2007 01:58 ~ 02:38)
  22. sıçmasıyla ünlü olmaya çalışan kişiliğin lafı...
    (heyecanyapma, 16.02.2007 02:04)
  23. - porttt o la la ne de güzel oldu
    - kalbe de benzedi, üstelik kabızım bu eserin ismi "zor aşk" olsun
    + oğlum hadi lan çık tuvaletten
    - tamam gel ama şunu bozma
    + bu sanatçı boku mu şimdi ?
    - hayır üç noktadan daha anlam yüklü bir eser
    + peeh
    (gibigibi, 16.02.2007 02:08)
  24. şu an tam hatırlamadığım bi güney amerika ülkesinde gerçekleşmiş olaydır.
    sanatçının biri meydan diyebileceğimiz bir alana heykel yapmıştır.daha sonra ise deli mi dahi mi olduğu anlaşılamayan performans sanatçısı da gelip heykelin üstüne sıçmış ve 'işte bu performans sanatıdır.'demiştir.söze gerek bırakmamıştır.selametle...
    (los lunes al sol, 16.02.2007 02:20)
  25. sanatın ne olduğu konusunda ortaya konan görüşler, içinde yaşanılan çağa göre değiştiğine göre sanat tarihçilerinin görüşleri de aynı sanat gibi evrensellik taşımıyor demektir. yani sanatın öznel ya da tanımlanamaz olduğu düşüncesi ancak içinde yaşadığımız çağın ve toplumun görüşüdür. ortaçağda veya aydınlanma devrinde sanata gayet iyi tanımlanmış işlevler yüklenebiliyordu. yarın içinde yaşayacağımız toplumda da sanat, duchamp'ın açıkladığı şekliyle algılanmak zorunda değil.

    örnek olarak sanat tanımlandıkça sanatçıların bu tanımın dışına çıkmaya çalışacağı düşüncesini ele alalım. tam anlamıyla modern dünyaya ait bir düşünce bu. sanatın tanımlanamaz ve özgün olduğu varsayımından hareket ediyor. tarihte bu her zaman böyle olmadı ki. gelecekteki sanat anlayışı belki de çok katı kurallara uymak olarak gelişecek (geçmişte zaman zaman olduğu gibi). o zaman da bu postmodern yaklaşım geçersiz olacak. yine sanat üzerine ahkâm kesebiliyor olacağız.

    çok garip bir durumdayız yani. bir taraftan sanatın nasıl tanımlanacağı özneldir yani sanat anlayışı çağdan çağa değişir, diyoruz. bir taraftan da bu düşünceyi, içinde yaşadığımız çağın "sanat özneldir." iddiasının evrensel doğruluk taşımadığını göstermek için kullanıyoruz. postmodernizmi kendi silahıyla vurmak gibi bir şey bu. belki bugünkü anlayış ahkâm kesmemi engelliyor, sanatın ve sanatçının tanımını imkansız hâle getiriyor ama bu her zaman böyle olmak zorunda değil. herkes için de böyle olmak zorunda değil.
    (recai pengül, 16.02.2007 10:43 ~ 22.03.2008 15:10)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil