mardin'de mor gabriel adında bir kiliseleri de bulunan,diğer azınlıklardan farklı olarak türkiyeyi birbirine katmadan kendi hayatlarını yaşayan,aynı zamanda maddi durumu gayet iyi olan dini topluluk..
türkiye'de azınlık statüsünde olmayan hristiyan gruptur. azınlık statüsünde olmamaları sebebiyle, din adamı yetiştirme konusunda sıkıntı çekmekte imişler.
dini ritüeller açısından islam'a en çok benzeyen hristiyan mezheptir aynı zamanda.
sadece aramilerden değil ayni zamanda asurilerden, keldanilerden ve babillilerden gelmedirler.
isa mesih'den once 7.yy fenikce tercumasi hititce olan bir tablete rastlanmisdir suryanice kelimesi asyrien karsisinda syrien yazilmaktadir, yani suryani kelimesi asuri kelimesinden gelmedir
m.s. 37 - 43 yılları arasında elçilerin lideri mor petrustarafından antakya’da kurulmuş ve kısa zamanda bütün orta doğu'ya bu inancı müjdelemiştir. kilisenin ve mensuplarının kullandığı dil isa mesih’in de konuştuğu süryanice (aramice)'dir. günümüze kadar birçok zorluklarla karşılaşan kilise çeşitli dönemlerde bölünmeler yaşamıştır. kilise patriklik merkezini birçok kez değiştirmek zorunda kalmıştır. patriklik merkezi 1963 yılından beri suriye’nin başkenti şam'da bulunmaktadır. ilk patrik olan mor petrus tan günümüze 121 patriğin başkanlık ettiği kilisenin şu andaki patriği 122. patrik olan moran mor iğnatiyos ı. zekka ıwas dır.
günümüzde dünyada 20 milyonu aşkın süryani kökenli insan bulunmaktadır (süryani ortodokslar, süryani katolikler, maruniler, melkitler, melkit katolikler, syro-malabarlar vb.). 3,5 milyonu hindistan da olmak üzere yaklaşık 5,5 milyon süryani ortodoks'un dini liderliğini patrik moran mor iğnatiyos ı. zekka ıwas ve ona bağlı olan hindistan da bulunan doğu mafiryanı mor baseliyos ı. toma ve 40 metropolit yapmaktadır. yukaride adleri gecen kiliselerin her birisinin bir patrigi vardir. süryani orthodoks kilisesine mensup assuri-süryanilerin nüfüsü ancak 350.000 civarındadır.
ilk arap filozofların yunan felsefe kitaplarına ulaşmasına aracı olmuş halktır. zamanın çevresindeki halklara göre yüksek eğitimli süryanileri önce başta kendileri için felsefe kitaplarını yunanca'dan süryanice'ye çevirmişler ve daha sonra muhtemelen talep üzerine süryanice'ye çevrilmiş olan bu kitapları arapça'ya çevirmişler. böylece felsefe kitapları arap ilim adamlarının kapsama alanına girmiş. bu tercüme hareketinin başlaması ise miladi 8. yüzyılın sonlarında vuku buluyor.
mezopotamya bölgesinin kadim halklarındandırlar. bölgedeki varlıkları beş bin yıl öncesine kadar gitmektedir. hristiyanlığı kabul etmeleri ile birlikte hristiyanlık, anadoluda varlık göstermeye başlamıştır. batıya ait birçok eser süryani din adamlarının çevirileriyle ortadoğuya yayılmış ve böylece arap alimler, eski yunan kültüründen haberdar olmuştur.
süryaniler özellikle mimari ve el sanatları alanında gelişmişlerdir. taş işlemeleri ve telkari denilen gümüş işlemeleri dünyaca bilinmektedir.
süryaniler çoğu zaman yoğun şekilde baskılara maruz kalmışlardır. mezopotamya 'daki nüfusları oldukça azalmış olan süryanilerin çoğu yurtdışında, avrupa ülkelerinde yaşamaktadır. hatay, malatya, antep, istanbul'da da süryani nüfusu vardır.(suriye 'de önemli oranda süryani nüfusu vardır)
2001 yazında, güneydoğuyu turluyoruz, kuzenim ve adanalı bir arkadaşı ile, şanlıurfa, adıyaman, diyarbakır, harran, mardin. tarihi bir süryani kilisesini gezecez, girişine yaklaşıyoruz, bir baktım içeriden 3-4 ülkücü kılıklı heraf çıktı, ipsiz sapsız, ama takım elbise tamam, hani yani o tip. kuzene ve diğer arkadaşa lan dedim tiplere bak, bunlar kesin içerde papazı bıçaklamışlardır.
adanalı arkadaş yok dedi bunlar süryani, hac gördüm yakasının altında kolyesi vardı elemanın. ekledi, bu süryaniler varlıklıdır, adama iş verirler eş bulurlar, hal böyle olunca bu coğrafyada tip mip farketmiyor, herkes karnı doyunca inanıyor amin diyor dedi.
o gün birşey daha görmüş oldum: cemaati farklı din yorumlarının içine çeken, içeriğinden çok sağladıkları; hangi zümrenin ferdisin konusu yani. güneydoğuda toprak ağalarının sömürdüğü kendi halkı, toprak yok, para yok, iş yok, aş yok, imkansızlıklar içinde ne şekilde tutunabiliyorsa o şekilde tutunuyor.
sami ırkına mensupturlar. yani dolayısıyla diğer sami halkarıyla akrabadırlar. (ermeniler, keldaniler, nasturiler, yahudiler...) eski bir toplum olan aramiler'den gelmektedirler.
kökenleri mezopotamya olan ve tarihi 5000 yıllık olan bir halktır.dini inanışları hristiyanlıktır. arami'lerden yada asururlular'dan geldikleri öne sürülmektedir. çağımızda özellikle topraklarımızdan türlü şiddet yöntemleri kullanılarak yok edilmek istenen halktır. konuşma dilleri aramca'dır. türkiye'de yaşayanların büyük kısmı mardin midyat'ta yaşar. yerinden yurdundan edilenleri de çoğunlukla avrupa'da yaşamaktadır. yaşatılması gereken farklı,zengin bir kültürdür kanımca
yaklaşık 2000 yıl önce hindistan'a gitmiş ve oraya yerleşmiş oldukça büyük bir süryani cemaati vardır. hatta, avrupa'da süryanice ve süryani kültürünü öğrenmek isteyen maceraperestler bunun için hindistan'a gitmeyi tercih ediyorlar.
incilin yazılı olduğu dili konuşan halk. dünyada çok az kalmışlardır. mardinde bolca rastlanır kendilerine. diyarbakır ve şanlıurfada da bir vuç da olsa mevcutturlar.
özellikle mardin midyat tarafında yaşayan süryanilerin çoğu avrupa'ya göç etmiştir. avrupa'ya göç eden yaşlılar yaz mevsiminde türkiye'ye dönüş yapsalar da çocuklarının evi artık avrupa'dır. pek görülmez ama onlar da kürt sorunundan epey etkilenmiştir. türklerle kürtler arasında sıkışmışlar; iki tarafa da yaranamamışlardır. gurbette çalıştıklarından ötürü çoğunun varlık durumu iyidir. yaşlı süryani erkekler; türkçe, süryanice, kürtçe, arapçanın yanında gurbet ettiği ülkeye göre almanca, ingilizce de bilir.