1. çok kurnazca hazırlanmadığı takdirde, partinin kendisi değil genelde katılan kişilerinin sürpriz olduğu aktivite.
  2. doğum günü partisinin kendini sürpriz perti sanma durumudur. hatta çoğunla 'sen süprizsin sen süprizsin' motivasyonuyla karşılaşılabilir ancak ne yazıktır ki genellikle duyacağı tek söz 'aaaa... inanmıyorum çoook şaşırdım. bunların hepsi benim için mi gibi sözlerdir' çünkü iki kişinin bildiği sır değildir.
  3. kişinin doğarken annesinin ölmesi neticesinde kişinin kutlayabilmesi için tek gerekli yoldur.
  4. yaratıcı bir şeyler bulabilirseniz, sana şimdi sürpriz doğum günü yapacağım deseniz bile şaşırtabilecek olaydır.

    misal verelim gelecek aşk maymunları için ipucu olsun. bu sene kız arkadaşımın doğum gününde yaptığım organizasyon;


    hatun kişiyi çağırıyorum evdeyim diye, o da geliyor... tabi muhtemelen aklında ''acaba nasıl bir sürpriz olacak ehehe ekokok! ne almıştır ki bizim amele'' şeklinde düşünceler mevcut...

    zil çalar, otomata basılır kapının önüne kapanmayacak şekilde ayakkabı koyulur ve gidilir. kadın eve gelir. kapıyı açar, içerisi karanlıktır... kapının yanındaki ayakkabılığın üstünde bir adet mum bir adet balon ve bir adet kırmızı bir kağıt bulunmaktadır üzerinde bir not ile. eli ışığı açmaya doğru gider ; düğmenin üstünde ışık yakmak yasak şeklinde uyarı yapıştırılmıştır. refleks olduğundan düğmeye basar ama ışık yanmaz, çünkü bunu tahmin eden zeki sevgili * şalteri indirmiştir. sevgili notu alır ve mumun yanına tutarak okumaya çalışır. bir kaç güzel söz yazar, oyun oynayacağız şimdi falan edebiyatlarından sonra kağıtın üzerine takılmış iğneyi alıp balonu patlatması söylenir. sevgili, balonu patlatır... balonun içinden bir kağıt daha fırlar; orda da özel bir kaç cümle yazar ve mutfağa gitmesi öğütlenir. sevgili mutfağa gittiğinde buzdolabının üstüne asılmış bir balon daha ve yanında da bir adet mum görür. o balonu da patlatır, tahmin edeceğiniz gibi içinden bir not daha çıkar, güzel bir kaç söz ve salona gitmesi yönünde telkinler...

    bu yolla sevgiliye neredeyse bütün evi gezdirilir, her adımda bir balon bir mum, güzel bir kaç söz. en sonunda sağ ve sol kenarı mumla döşenmiş er kişinin odasına giden koridora yönlendirilir. mumların arasından geçtikten sonra kapının önünde bir adet mum bir adet balon ve bir adet mp3 player durmaktadır, balonu patlatır içinde mp3 playerin play tuşuna bastıktan sonra odadan içeri girmesini anlatan bir not bulur... playe basar, içeri girer, içerde siz varsınızdır ve mp3 playeri 2+1 e bağlamışsınızdır, çalan şarkı sizin şarkınızdır... ağzı açık kalmıştır, içerdeki sevgilisiyle dans eder 5-10 dakika olayın şokundan çıkmaya çalışır. hediyesini alır... sevgilisi ona yalnız kalmak için tüm ev arkadaşlarını dışarı gönderdiğini söyler. bir süre romantik hava devam ettikten sonra pasta almıştım sana salonda gel yiyelim der... salona giderler, az önce balon patlatmak için girdiği salonda onu bekleyen ikinci bir sürpriz vardır; tüm tayfa o odadayken saklandığı yerden çıkıp salonda konuşlanmışlardır. ''sürprizzzz'' falandır filandır. bütün arkadaşları orda onu bekliyordur. bi doğum gününde double kill yemiştir, şaşkındır...


    benim gözümden olay nasıl mıydı? sürpriz hazırlama faslı oldukça eğlenceliydi aslında... daha sonra zil çalınca oda da gergin bekleyiş. acaba bir sorun çıkacak mı diye. ardından gelen 7 adet balon patlaması sesi, ve kapı açılırken, şaşkınlıktan elleri titreyen, gözleri fal taşı gibi açılmış bir sevgili...

    edit: şimdi beraber miyiz? hayır. orası ayrı bi konu...
  5. bazen kötü sonuçlar doğurabilir.

    malum dün doğum günümdü ve bugün sınavım olduğu için bir kutlama planlamıyorduk ama sağolsun ev arkadaşım pasta falan almış, karşı komşular, üsküdar'da ki arkadaşlar derken süpriz ile ev doldu taştı. sonra medeni usul sınavıma monopoly oynarak çalışmak zorunda kaldım. iyi hoş mavra geyik derken, millet gitti ben de az biraz sınava bakim dedim.

    bugün ise eve bir geldim, mutfak hış. ulan ne bu mutfağın hali dedim, bulaşık sırası sende dediler.

    sokayım sizin sürprizinize.